noktanın görülür kılınmış halidir.
kun emrinin tecelli ettiği görüntüdür.
noktayı takip eden elif tasavvuf da şu şekilde tanımlanır;
tabiatın sırrı kuran da, kuran ın sırrı fatiha da, fatihanın sırrı besmele de, beslemelenin sırrı noktadadır.
karşı tezleri de vardır yine tasavvuf ehlinde;
kimi de derki,
ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı.
sevgililiği, arkadaşlığı ayrı ayrı çok özlenen, daha kötü olmamak için uzak durulması gereken, çok üzülen, bunun için bünyeyi kahreden, ağlayan, ağlatan, merak edilen, nefret etmesin istenen, gözyaşlarının açtığı yara kapanmak bilmeyen, sıkıca sarılıp bir kez daha kokusunu alabilmek için rüyalarda beklenen, insana o güne kadar dediklerini yedirip "belki bi gün affeder de..." denen, "keşke daha kolay bi yolu olsaydı..." dedirten...
koskoca arap alfabesinin üzerine kurulduğu harf. olmazsa olmazdı. çok az sola eğik uzun ince bir çizgidir. a ve e seslerine karşılık gelir. diğer sesli harflerin kelime başında okunabilmesi için elif gereklidir...
kendi lügatımdaki kelime manası ise gerekli, olmazsa olmaz. kızım olursa* adı olacak...
gerçi ikizim olursa da bir kız bir erkek mahbube ve mahbubu olur demiştik. bu isim koyma konusu çok pis karıştıyor daha ortada fol yok yumurta yokken...*
elif hep böyle güzeldir, hep temiz, hep masum bir ifadesi vardır seversen mükemmeldir lakin o da terkeden ve unutanlardandır. benim olan için kayısımdır.
"elif" olmak zordur
cünkü "elif" olmak
yuvarlak bir dünyada dik durmanın
dik ve önde
belki acıyla
ama vazgeçmeden durmanın
dünya ne kadar dönerse dönsün
olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak
......
(bkz: mevlana idris)