tüyap kitap fuarında aldığım "asal sayıların yalnızlığı" kitabının yanında verilen ayraçta kitabıyla birlikte fotoğrafı olan yazar. fotoğraftaki pozunda kitabı elinde kalbine yakın tutmuş ve kitaba doğru bakıyor. masum çıkmaya çalışmış muhtemelen ama yazık başaramamış yazardır.
mevladan bahsettiği aşk romanında, bu işi hiç becerememiş yazardır. bir çok yerde fahiş hatalarla dolu bir kitabı vardır. halbuiken mevlanadan cok elif şafağa rağbet edilmesi heralde şaşılası ve ancak aptalca bir tutumdur.
aşık olduğum insandır kendisi. hayır, cidden, şaka maka aşık oldum ben bu kadına. hergün fotoğraflarına bakıyorum; ne kadar güzel bir kadın diyorum. kitapları berbat olsa bile muhtemelen bunu fark etmem ve harika kitapları var derim. çok yakında okuyacağım bir tanesini.
edit: bari şunu eksilemeyin lan. şurda iki dakka içimi döktüm, çok mu gördün şunu? hiç sormak yok "yiğenim nedir derdin anlat" diye. direk bas eksiyi emüğa goyam.
baba ve piç en çok eleştirilen kitabı olmasına rağmen okuduğumda hakaretle alakalı hiçbişey göremediğim yazar.ingilizce yazması eleştirilmiştir fakat amerikada uzun bir süre kaldıktan sonra türkiyeye geldiğinde türkçe bazı diyolagları anlamadığını farkedip türkçe çalışarak türkçeye verdiği değeri göstermiştir.gerçekten sıradışı bir insandır kendisi.
eyüp can ile evlenmeden öncede zaman gazetesinde köşe yazarlığı yapıyordu.
kitaplarındaki yoğun anlatımı ve insanların normalde farkettiği ama ifade edemediği ayrıntılara kitaplarında yer vererek tam bir okuma şöleni yaşatır.
aşk romanında islam'ın modernleşmeye veremediği yanıtı şems'i hayali bir kahraman olarak yeniden yaratmak suretiyle bulmaya çalışan yazar. yaşar nuri öztürk'ün söylediklerini bir roman kurgusuyla tekrarlamaktan öteye geçemeyen, bilgi hataları olan bir roman yazmayı başarmıştır. örneğin 'mümin müminin aynasıdır' hadisinin bir ayet olduğunu ileri sürebilmektedir romanında!
dil devrimi'ne karşı olduğunu belirtmiş yazar. Şöyle demiştir;
"Tüm romanlarımda Türkiye ye dayatılan dil devrimi ile hesaplaştım, tartıştım. Osmanlıca addedilen kelimelerin kaybını, milli ve yekpare bir dil yaratma adına kelimelerin ayıklanmasını hiç hazmedemedim. Kelimelere aşığım ben, biri yitip gitse içim sızlar. Enkaz altından çıkarıyorum Osmanlı ya dair kelimeleri. Üstlerini silkeleyip buyur ediyorum yazıma."
haliç köprüsünden atlayan henüz 17sinde facebooktaki profiline yoruldum artık yazıp hayatına istanbulun göbeğinde son veren kızcağızla ilgili bir yazı yazdı haftaiçi habertürkte..düşündürücüydü ama biliyorum ki çok az kimse düşündü...
ruhumu dillendiren gönlüme hitap eden bana sükuneti ve huzuru hissettiren yeteneği ile bazı yazar tayfasını çatır çatır çatlatan güzel ve zeki muallime...
elif şafak ve kocası biliyorsunuz önde gelen fethullah müritleri. Masum yüzünü bu kadar geliştirmemişti. abd'ye gittiğinde yazar değildi. Ama hepimiz biliyoruz ki o gün odtü öğrencilerinin abra dergisinde okunmayan elif şafak, abd'den yazar olarak dönecekti. Daha dönmeden daha kitap yazmadan reklamı günlerce yapıldı. Sonra bir tek kitap yazdı. ali babacan, halil berktay (kurtuluş Savaşına türklerin anadoluyu işgali rum ve ermeni soykırımı diyen tarihçi) v.s. gibi tiplerin kitabını öve öve bitiremediği elif şafak. ve arkasından gelsin meşhur cıa bursu fullbright. ne hikmet ise bu bursu alan türkiye'ye iyi semirmiş dönüyordu. bu burs gelince odtünün loca hocaları bile önünde eğilir. v.s.
türkan saylanın evi arandığında; gazetelerinde ve köşe yazılarında türkan hocaya ne kadar ağır hakaretler edilmişti. hatırlayın. cenaze namazını kıldıran hocaya bile tepki gösteren gazetenin yazarı elif şafak. elif şafak kendisini yetiştirenlere kendisini ispatlamak için türkan hocaya yönelik ne kadar ağır yazılar yazmıştı. ya eşi; bugün kürt açılımı da kürt açılımı diyen eşi. türkan hoca kürt kızlarına burs veriyor diye pkk'lı yapmıştı. eyüp canın yazısı vardı. çydd derneği pkk ya burs veriyor. araştırın diyordu. oysa çydd sadece valilerin gösterdiği kızlara burs vermişti. ayda 25 tl ile bir kızı 1 ay okutuyordu. bunu göstermişti.
başbakan'ın 10 bin dolarlık eşarplı eşi gibi konuşmak değildi onunkisi. bizzat 25 tl toplayarak okutmaktı. çünkü kızların okutulmamasının ana sebebi ayda ne yazık ki 25 tl idi.
neyse elif şafak, kürt açılımcısı eşi ve akp yetkilileri, türkan saylanın çalışmasına verilen bu ödülü almak için cümbür cemaat abd'den sonra bu defa pekin'e gidecekler.
akp'liler, liboşlar, devlet olanaklari ile bir uçağa atlayacaklar. 1-2 hafta pekin tatili yapacaklar. türkiye de terörist - kötü dedikleri türkan saylan ve dernek için verilen bu ödül için konuşacaklar.
evet, elif şafak'ta türkiyede en ağır küfürleri ettiği türkan saylan'ı, onun için verilen ödülü almaya gittiği zaman anlatacakmış.
bm tarafından dünya çapında en etkili eğitim projesi büyük ödülüne layık gösterilen çydd'nin projesinin törenine bu elif şafak, akp hükümeti adına akp'lilerle gidecek. bm fonlarını bu dernek adına alacaklar. bu dernek adına da derneği temsilen elif şafak'ın konuşma yapması planlanmış. çydd derneğinin ise yine bundan hiç bir haberi yok. hükümet tarafından yine hiç bilgi verilmemiş bile. hoş ödülü almaya dernek yöneticileri gitmek istese de gidemezler. çünkü yurt dışına çıkma yasakları var. terörist damgası yemişler. bu ülke de kız çocuklarını okutmayı terörist faaliyet olarak gören bir iktidar var.
ödül alan çydd derneğinden tek yönetici, tek bir üye bile götürülmüyor törene. dahası kendilerine verilen ödülü - fonu akp hükümeti alacak. elif şafak'ta mensubu olduğu grubun en ağır iftiralarına uğramış türkan saylan'a verilen ödül töreninde konuşacak. elif şafak'ın ahlakı bu kadar. gidecek türkiye'de her türlü iftirayı attığı türkan saylan'a, çydd'ne verilen ödülü alacak. orada kendisini bu projenin mimarı gibi gösterecek. onura bak, surata bak...
pazar günkü yazısında yine döktürmüştür. kendi oğlundan yola çıkarak annesine hayran erkek çocuklarının hayatında bizleri gezdirmiş ve aynayı yüzümüze tutmuştur. ve elbette yazısının sonunu kendine has üslubuyla, asi, sivri ve sınır tanımaz kadınlığıyla bitirmiştir.
Ve işte en büyük zorlukları bu tür erkeklere âşık olan, onlarla bir hayat kurmaya çalışan kadınlar yaşıyor. Bir kadın için en zor şey "annesinin oğlu" olan bir erkeği sevmek...
pek çok kişi tarafından ticari amaçlarla kitap yazdığı ve başarılı bir yazar olmadığı söylenen lakin şahsen çok beğendiğim, tespitlerini yerinde bulduğum, okumaktan büyük bir haz aldığım ve okumaya devam edeceğim yazar. hiç mi hatası yoktur? vardır efendim, mantık hataları yapmaktadır fakat bu başarısını gölgelemez.
uzun zamandır kendisi hakkında uzun bir entry yazmak istediğim kadın.
sözlük ortalamasına göre oldukça genç bir yazar olarak kendisini yaklaşık 4 yıldır tanımakta ve takip etmekteyim, o dönemler baba ve piç'in patladığı dönemlerdi, elif hanım 301'den yargılanıyordu. halkın gözünde birden bire olağan şüpheli olmuştu. kendisinden oldukça nefret ediliyordu.
aradan 3 yıl geçti. arada başka kitapları da çıktı elbet ancak baba ve piç dönemimde ona duyulan popüler nefreti derin bir sevgi ve hayranlığa çevirdi daha önce çok kez ekmeğini yediği gönlü geniş, sufi, yetenekli ancak mütevazı, çok güzel fakat muhafazakar kimliği ve aşk romanıyla.
peki aradan geçen üç yılda ne değişti? değişen elif şafak mıydı, yoksa biz mi demokratikleşmiştik farkında olmadan?
baba ve piç'teki edebi lezzet eksikliği yoktu aşk'ta. günümüz edebiyat eleştirmenlerinden tam not aldı, az buçuk kitap okuyan insanlar tarafından çok sevildi kitabı, baş tacı edildi.
bu ülkede aklı başında bir tane adam olmadığını elif şafak kanıtladı bizlere. kitaptaki çok büyük çok mühim hatalar hiç konuşulmadı. kitabın neden ingilizce yazıldığını hiç kimse sormadı. yenikapı mevlevihanesi bahçesinde büyük bir huzurla oturup üflenen neyi dinleyen ve kendisine sorulan sorulara sarı cüzlü yüzündeki gülümsemesi ve başını hafif yana yatırarak verdiği cevapları dinledik.
tasavvuf ehli olmaya kendini adamış gibi görünen türk bir yazarın kitaplarını ingilizce yazarak yıllardır ekmeği yenen tasavvuf konusunu oldukça ucuz ve çirkince yurt dışında pazarlamaya çalışması hala kimseyi rahatsız etmiyor.
egosu doruk yapan elif hanım'ın kendi kitaplarından yaptığı alıntılardan derlediği kağıt helva da yok satıyor.* hiç bir yazar kendi kitaplarından derlediği alıntıları kitap diye piyasaya sürmez.
okurlarına armağan olsun.
elif şafak ticari kaygılarından asla kurtulamayacak ve asla büyük bir yazar olamayacaktır.
bir Türk? olarak sözde ermeni katliamını kabullenip kendini demokrat hissetmek isteyen veya nobele aday olabilme kriterlerini sağlamaya çalışan bir yazardır. Mustafa Kemale sempatisi olmadığı için cemaatçiler ve ikinci demokratlarca beğenilir. Çok zeki olmadığı için kitaplarının okuyana pek bişey katacağını sanmam.
en beğendiğim kitabi kesinlikle baba ve piçtir.aşkta konusu itibariyle çok iyi bir kitaptır lakin biraz dikkatli okuyan biri için çokça mantık hataları içermektedir.severmiyiz kesinlikle.
ikinci sınıf okurlar ülkesinin ikinci sınıf yazarı. ilişkiler ağının güçlü olması, medyadaki sağlam bağlantıları nedeniyle tepemize pompalanıp her allahın günü karşımıza çıkarılan, 301 lik olması bile tam bir PR cinliği olan antipatik bayan. onun yazdıklarını başka biri yazsa dosyaların yüzüne bile bakılmaz raflarda çürümeye bırakılırdı. sitelerden birinde salağın biri ona günümüzün en iyi yazarı demiş, biz de yedik tabii. (bkz: elif şafak ın çakma yazar olması)
Her hakiki aşk umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!