yobaz yuvası. olm tamam herkes sever memleketini de kötü yanlarını da kabul edin, görün ki çözebilesiniz. öyle bir savunuyorlar ki bunları okuyan, dinleyen de paris falan sanacak amk. az gerçekçi olun abisi.
Elazığ'ın varoş kesimi boktandır her şehirde olduğu gibi. Liseden itibaren herkes ideolojik bir kimliğe bürünür chp-mhp-akp- az da olsa bdp(bölgedeki tunceliler).
Genelde şehrin batı tarafı iyidir.
Neyse amk, bu kadar entry'i görünce noldu lan diye telaşlandım.
çok az gittiğim memleketim. ha uzakta mıyıdım? hayır malatyadaydım. milliyetçi halkı, sakin yaşamı ve güzel yerleşimiyle güzel bir anadolu ilidir. hayalleri bile mütevazı olan insanların şehri.
Bingöl, tunceli, muş, bitlis gibi daha küçük illerden sürekli hasta alan bir il. Fırat Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinin yanısıra, "sağlık turizmi" bu şehirde birkaç tane özel hastane açılmasına vesile olup, şehrin en önemli ekonomik damarlarından biri olmuştur.
halkı yobaz ve hoşgörüsüzdür. daha ilk gittiğim gün "remezan remezan ne sigara içiisiin lan" diyen bir adet yobazını öğretmenevi önünde tokatlamışlığım vardır.
çok değişik bir ramazan davulcusu kültürüne sahip memleket. normalde nedir, davulcu sade ve sabit bir tonda davulunu çalar ve gider. burda durumlar farklı işte, bildiğin zurna eşliğinde oyun havası çalınarak gerçekleştiriliyor bu olay. hatta ve hatta inip de oynamaya başlayanlar oluyor falan.
istanbula dogup 19yasina dogru giderken bir kararnameyle birden kendimi buldugum sehir. ilk izlenimlerim bok gibi. 3 gunde depresyona girmeme ramak kaldi icinizde yasayan eden varsa direkt mesajla bi elazigda yasama kilavuzu olusturursa sevinirim.