resmi evrilere göre ibb deki ilk 10 ayında %30 tasarruf sağlamıştır. üstelik sosyal yardımlara ve öğrenci akbili indirimlerine rağmen. ancak bu yetmez 4 yılın sonunda%50 tasarruf bekliyoruz.
Birileri tarafından maşa olarak kullanılan gelmiş geçmiş en itici istanbul belediye başkanı. Özerklik isteğine varan ifadeleri vardır. Sanırsam bilerek kullanıyor bu ifadeleri ki devlet kayyum atasın, chpli fedaileri de ayaklanıp bir sonraki başkanlık seçimlerini etkilesinler. Siyaset, sen ne tiksinç bir şeysin!
Her gün Yenikapı-Hacıosman metrosunda 4 vagonlu metroda sıkış tıkış giderken aklıma gelen overrated kişilik.
Virüsün olduğu ortamda hafta içi 7 gün 8 vagon çalıştırıp riski olabildiğince azaltmak varken salgın sonrası vagon sayısını sürekli 4’e düşürmüş ve sefer sıklığını 10 dakikada bir yapmıştır.
Bu sebeple metroda insanlar sıkış tıkış seyahat etmektedir.
ikizler burcu özelliğinden midir, gerekli gereksiz aşırı konuşan, yeni moda siyasetçidir. kampanya dönemi geçmiştir, bundan sonrası icraat dönemidir. eskiler, az laf çok icraat demişler; ne de güzel demişler.
Adamın ogrenciler icin akbil fiyatlarini dusurmekden baska pek bir icraatini goremedik. Kaldi ki o acigi da daha sonra ulasima gelen zamanlar ispark ekmek zammi ile falan fazlasiyla kapatti. Su an imamoglu istanbul icin calisiyor diyen apaacik kemalist yobazdir yani. Yol mu hastane mi metro mu? Hicbiri yok hani bunu gectim corona virusu gibi kriz firsatlarinda dahi riski iyi bor sekilde yonetip sosyal devlet ilkesi anlayisi ortaya koyamıyor.
Cok buyuk ihtimalle onumuzdeki yerel secimlerde akp adayina karsi yenilgiye ugrayacaktir.
bunca felaket, hazırlıksızlık, yetersizlik ve belirsizlik içinde gündemi değiştirmek için ne yapabiliriz?
muhalif bir belediye başkanını sanki covid-19'un gerçek sebebi ve meselelerin gerçek sorumlusu gibi şeytanlaştırıp hedef tahtası haline getiririz. birşey yapmaya kalktığı an ya önünü kapar ve sabote ederiz ya da yaptıklarını aşağılarız, birşey yapamadığı zamanlarda da "çalışmıyorsun ekreeem" diye bağır çağır üstüne gideriz.
böylece hem tepkilerin saraya çevrilmesini engelleriz, hem ileride bize tehdit olacak bir rakibi yıpratmış oluruz, hem de buna oy vermiş olan insanlardan öcümüzü almış oluruz. "nasılmış yüzde 60 oy vermek" diye milletin yüzüne tükürürüz. demek ki istanbul'da 10 milyon kişinin hayatını kaydırsak aşağı yukarı bu hedefe ulaşırız. nasıl olsa virüs bizim seçmene dokunmaz, dokunsa da kalan sağları bir şekilde ikna eder ve sindiririz.
işte "krizi fırsata çevirmek" tam olarak böyle birşey...