edep

    10.
  1. 34.
  2. tanımı tektir.

    "şerefli olan her şeyin hakkını vermek ve her yerde haddini bilmektir"
    9 ...
  3. 59.
  4. En büyük edep kalbi muhafaza etmektir. Ondan sonra gözü, kulağı, eli, ayağı, lisanı, bütün azaları muhafaza etmektir.
    8 ...
  5. 61.
  6. bir insanın, görgü kurallarına uyması gereken; bir insanda olması, toplumu pozitif yönde etkileyen davranış unsurudur. yeni nesilde edepsizlik aldı yürüdüyse, edepsiz olmanın zararını görmedikleri içindir. zararını göstermek, edeplilere düşüyor. yani edepli, edepli olduğu için öteki sınıf, aman edepli olup ne yapacaksın, o kadar namussuz varken görüşünü bertaraf etmelidir. namuslular , namussuzlar kadar cesaretli olmalıdır. cesaret kelimesini, edepsizliğin unsuru sanmayalım ki, edepsizler de öyle sanmasın.
    8 ...
  7. 15.
  8. üslup tartışmalarının yapıldığı şu günlerde edep üzerine benden de bir yazı ...bakın ne diyor iran şâiri, farsçanın o ruh okşayan âhengiyle:
    edeb tâcist ez nûr-ı ilâhî
    binih ber ser brev her câ ki hâhî
    yani ;edep, tanrısal ışıktan (yapılmış) bir taçtır, onu başının üstünde tutan nereye gitse saygı görür; gibi bir anlamı var.
    edep, iyi bir eğitim almış olmak (eğitim, öğretimle sınırlı değildir; tahsil cehâleti alır, eşeklik bâki kalır denilmiştir) nezâket ve zarâfet demektir. edep, yol-yordam bilmektir; kırıcı, incitici olmamaktır.
    7 ...
  9. 47.
  10. güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlak, haya, nezaket, zarafet gibi manalara gelir.
    6 ...
  11. 1.
  12. Toplum töresine uygun davranma.
    iyi ahlak,incelik,terbiye.
    6 ...
  13. 48.
  14. 2.
  15. insanın eline,diline,beline hakim olması.
    6 ...
  16. 12.
  17. doğu toplumlarında insanı özellikle sosyal -ve çoğu zaman ayrıca siyasi- sistemin gereksinimleri doğrultusunda yönlendirmek ve kontrol altına almak üzere geliştirilmiş hareket, konuşma ve düşünme normlarına verilebilecek genel bir ad. çoğunlukla dini ya da geleneksel* atıflar üzerinden kişiye sunulur.

    Bu konuda edindiğim bilginin ve tecrübenin oluşturduğu fikrimin temeli olarak diyebilirim ki "edep öğretileri" küçük istisnalar haricinde her zaman susmayı* yüceltirler. Burada kastettiğim "susmak" kimi zaman "konuşmamak" kavramını da karşılasa da daha çok mecazi anlamda. yani Kendini, duygularını, memnuniyetini, isyanını, merakını, sevgisini, nefretini, itirazını ifade etmemek demek.

    "Edep susmaktır" dersem çok da yanlış konuşmuş olmam sanırım.

    Türkiye toplumundaki klasik manasına göre edepli insan "kendini sessizleştiren insandır".

    Yine Türkiye'de gözlemlenebilecek anlamıyla "edepli olan insan", sakin duruşu sebebiyle kimi zaman karizmatik kişilik izlenimi verse de, "edepli" olma kriterlerini yücelten bir eğitimle yetişmiş insanların samimi beğenisini ve övücü takdimlerini kazanmış olsa da, kesinlikle bilinçaltı baskılarıyla hapsedilmiş, şehvet ve isyan gibi doğal duygu ve düşüncelerine bilinçsizce dizgin vurmuş insandır.

    Nerede, nasıl konuşup davranacağını öğreten bir etkili ve derinlemesine bir eğitim alan, yani hata yapmamayı hatalı davranıp konuşmak yoluyla öğrenen insan ancak bilinçli insan olabilir. Edepli insanların hayata kattıkları iddia edilen faydaları aslında ancak böyle bir hayat eğitimi almış insanlar ortaya koyabilir.

    Geleneksel edepli olma öğretileri ise, hayattan tamamen soyutlanmaya yönelten güçlü bir "susma"yı öğütlerler. insanı konuşup tecrübe kazanmakla değil, hata yapma riskini sıfıra indiren "susmak" ile sorumlu tutarlar. Ancak burada edep öğretilerinin kurucuları tarafından* kaçırılan nokta "susan kişinin yanlış yapmaktan korunduğu kadar, doğru ve erdemli olanı söylemekten de uzaklaştığıdır".

    Edep ile susan* insan, birkaç onyıllığına kazanmış olduğu bilinç ve insan kimliğini doğru kullanmaktan, varlığı ve düşünceleri ile evrene ve insanlığa küçük de olsa bir anlam katmaktan mahrum kalır.

    Sustukça yön verme insiyatifini, kendini ifade edebilme şansını, hatayı düzeltebilme ihtimalini reddeder ve sonunda da bunları yitirir. Kapılarını yönlendirilmeye, sömürülmeye açar.

    insanın Kendisini edeple sınırlaması, insani özüne edepsizlik yapmasıdır.

    Susmayı bir cevap olarak kullananlar veya ağız ishali olanlar bu değerlendirmenin dışındadır.

    önleyici Not: bu yazım islama hakaret değildir ve bu amacı taşımamaktadır. Sadece fikir beyanıdır. hakaret olarak algılayıp entry ya da mesajla cevap kastırmaya çalışmak yüzeysel bir tepki olacaktır ve çok gerekli olmadıkça karşılık bulmayacaktır.
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük