ismi dolmuştur, ama asla dolmaz. en azından şöförünün gözünde. artık içerisindeki yolcular sinirden bağırmaya başlayana kadar devam edilir yolcu almaya. gerçi yolcular bağırsa da güzel bir bahaneleri var: napalım, yolcu dışarıda mı kalsın? adamlar çok yaratıcı vesselam.
tam olarak bilmiyorm belki de benim heyheyim ama sanki biraz pahalı bi araç. yani tabi ki az kişi taşşıyabilmenin getirisi belki de ama ne bileyim caddebostandan kızıltoprağa da 2.5 tl fazla gibi mi geldi bugün birden düşününce bilemedim. sanırım abartıyorum şu an emin olamadım.
malt'ın mükemmel sözlere sahip parçasıdır. yukarıda sözler yazılmış ama bir de ben yazayım;
öpüşürken gözlerin tavana bakmazdi
ellerin kacacak yer aramazdi
mazeret bazinda once
çok uzak nasil geleyimler vardi
mesafe kondu buluşamayizlar başladı
bin bir dolmuşa
sahilden iki dakkada bendesin
atla taksiye
paran yoksa yeter ki gel bendensin
deniz yoluyla, gelme
ben boşa kürek çekiyorum
oooooof
biliyorum sen çoktan kalben taşındın
dokununca vücudun donup kalmazdi
giyinmeye can atmaz oylece yatardin
mazeret bazinda once cok soguk burasi vardi
mesafe kondu gelememler başladı.
bin bir dolmuşa
sahilden iki dakkada bendesin
atla taksiye
paran yoksa yeter ki gel bendensin
deniz yoluyla, gelme
ben boşa kürek çekiyorum
oooffff
biliyorum sen çoktan kalben taşındın
başlı başına bi kültür , dolmuşcu olunmaz doğulur dolmuş adabını bilmek çok önemlidir , manitayla veya okuldan tiki kızlarla asla binilmemesi gereken taşıt.
güzel bir malt grubu şarkısıdır.sözleri ise şöyledir:
Öpüşürken gözlerin tavana bakmazdı
Ellerin kaçacak yer aramazdı
Mazeret bazında önce
çok uzak nasıl geleyimler vardı
Mesafe kondu
buluşamayızlar başladı
Bin bir dolmuşa
Sahilden iki dakikada bendesin
Atla taksiye
Paran yoksa yeter ki gel, bendensin
Deniz yoluyla
Gelme, ben boşa kürek çekiyorum
Of, biliyorum
Sen çoktan kalben taşındın
Dokununca vücudun donup kalmazdı
Giyinmeye can atmaz öylece yatardı
Mazeret bazında önce
çok soğuk burası vardı
Mesafe kondu
gelememler başladı
Bin bir dolmuşa
Sahilden iki dakikada bendesin
Atla taksiye
Paran yoksa yeter ki gel, bendensin
Deniz yoluyla
Gelme ben boşa kürek çekiyorum
Of, biliyorum
Sen çoktan kalben taşındın
hiçbir zaman tam istenilen noktada indirmeyen toplu taşıma aracıdır. "müsyit bir yerde incek var" diye kimisinde önceden söylersiniz hemen durur, kimisinde tam yerinde söylersiniz ileride indirir.
bazı memleketler de ki dolmuşlar neden bu kadar züccaciye dükkanı gibi süslüdür anlam veremiyorum. incikler, boncuklar, dantelli güneşlikler, püsküllü şeyler, maşallah yazıları, yanıp sönen çin malı garip aksesüarlar. sanırsınız dolmuş değil mağaza. bazıları olayı abartıp minik birde vantiletör takıyor bitiyorum hele ona... *
ankara'da bugün bindiğim oyak-ulus dolmuşunda fransızca hafif müzik çalındığını duymamla beni dumurlardan dumurlara sürükleyen vasıta. hala olayın şokundayım.
Müsait bir yerde inecek var sözünden hemen sonra "tısss" sesini duyarsanız dolmuş yine durmayacak ve siz atlamak zorunda kalacaksınız demektir. Zaten durarak yolcu indiren dolmuşlar mazide kalmıştır sanırım.
dolmuşta para vermeyen odunlanası tipler yüzü suyu hürmetine yer yer buhran mekanına da dönebilen araç.
- Para üstü alamayan , parasını gönderemeyen var mı?
Hadi bakalım. Zil çaldı , ders başlıyor. ilkten kimsede ses yok.
Parasını gönderemeyen kısmı epey vurgulu çıkıyor o gırtlaktan. Ve yaklaşık 16 saniye sonra şu cümleye dönüşüyor :
- Parasını gönderemeyen var mı?
Yine ses yok.
- Kardeşim bakın bir kişi eksik! Parasını göndermeyen var mı?
Nihayetinde şoför kızmaya başlıyor haklı olarak. Arkaya dönerek önce milleti şöylelemesine bir süzüyor. Yüzüklü serçe parmağıyla vitesi 3'e ittirdikten sonra , yüksek tonla kendi kendine söyleniyor :
- Şerefsiz. Delikanlı gibi param yok de , canımı ye!
Tabi bir de işin diğer boyutu var. Bu laflar sözler arasında dolmuş ahalisini bir düşünce alıyor ki sormayın.
- Sağdaki süzme vermedi herhalde.
- Öndeki taş abla olabilir mi?
- Yok yok kesin şu çocuk.
- Aynadan bana mı bakıyor lan şoför? Yok canım ne bakıcak , ben verdiğime göre rahat olmalıyım.
Şimdi o kadar enteresan bir durum ki, gereksiz bir şekilde insan kendinden bile şüphe duyabiliyor o ambiyansta. Kasılıyorsun ister istemez.
Bir süre sonra gerginlik ardı boşalma yaşanıyor.
- Kardeşim tamam yüzde yüz haklısın da verenleri hoyratça töhmet altına itiveriyorsun. Olmuyor yani.
Şoför de kendi haklılığınca bir şeyler söylüyor ve gerginlik dolmuştan inene kadar bir şekilde devam ediyor.
O haysiyetsiz ise hiçbir zaman ortaya çıkmıyor. Çıkmaz lan tabi , mal mı.
Giderek toplu taşıma araçlarından soğuyorum. insanlardan da. Issız bir adaya düşüp, yanıma bu ıssız ada sorunsalını bulanı alasım geliyor.