ilk bölüm izlenimleriyle eski programlarının yerini tutamayacağını gösteren, izleyen çoğu seyirciyi tatmin etmeyen, özgür'ün program içinde program yapması ve kralsın bölümü programın vasat bir hal almasına neden olmuş. en yakın zamanda daha bir hoş, zevk veren bir program olması dileğiyle.
açıkçası bu tempoyla devam ederse çok da iş yapmayabilir. özgür'ün kendi şovunu yaptığı kısımlar sıkıcı hatta basitti. bir de o arada geçen kralsın bölümü o kadar saçma ve komiklikten uzak ki, neden konulmuş anlaşılabilmiş değil.
sözlük yazarı olan herkesin izlemeyi bir görev bildiği program. lan merak etmeyin izlemeyince karmanız falan düşmüyor, çaylaklık ya da siliklik yemiyorsunuz. en azından ben izlemedim ve bir şey olmadı.
okan'dan bekleneni çok da karşılamayan ama gelecek haftalarda daha da oturacağını düşündüğüm program. bi de neden bu kadar cinsellik işlenmiş anlayamadım.
efendim ne var ki biz de insanız ve sanırsam gözümüz doymuyor... sürekli karşılaştırmalar yapıyoruz ve kendmizice yakıştırmalarda bulunuyoruz. yahu sabır,bi dur yani daha ilk program.
yıllardan beri değişik değişik sürüyle program yapan okan bayülgen'in belki de en sıkıcı programı oldu dünkü disko kralı. pek çoğumuz hemfikiriz sanırsam. peki neden?
benim bu konudaki pek naçinaze görüşüm okan'ın da artık bu tarz (eğlence, disko disko partizani falan ) program yapmaktan sıkılmış olması. adam o kadar sıkılıyor ki, ekran başında biz de o derece sıkıldık. bu adam zaten son yıllarda siyasal yönü ağır basan biri oldu iyice. (ha bence kötü müdür, asla ama konu o değil zaten) adam programa başlarken bismillah, manifesto gibim bişeyle başladı. yok işte, olmuyor, kanal d 'de eğlence programı yapamıyor artık bu adam, en azından bünyesi kaldırmıyor. ntv'deki programı güzeldi, en azından kendini daha rahat ifade edebiliyordu ama orada da konuklarla papaz oldu, sonuçta olmadı.
bu adam daha siyasal, daha güncel, daha gerçek olan bişeyler yapmak istiyo ama olmuyo galiba. sonuçta ortada bir kan uyuşmazlığı var işte orası kesin.
bir de son söz olarak erol günaydın'la aydın boysan'ın sabahın ilk ışıklarına kadar uyanık kalmaları içimi sızlattı be ya.
(bkz: iğrenç olmuş)
okan bayülgen ne bok yapsam da dikkat çeksem diye resmen yırtınmış. imajı s.tir boktan bişey olmakla birlikte ucuz şov programlarına benzemiş. *
pena masalı kısım makina'yı, koltuklu kısım zaga'yı anımsatmaktadır. ikisinin karışımı olmuş sanki bir bakımdan. aralara sokuşturulan kralsın skeçleri baymanın ötesine götürmüştür. ayrıyetten okan'ın konuklarına '' prova yayınımıza katıldığınız için teşekkürler. '' cinsinden birşey söylediği program olmuştur. *
hakkında bu kadar çok olumsuz eleştiri olmasına rağmen, pekde bunları hak etmediğini düşündüğüm programdır.
tamam temposunun biraz düşük olduğu ve bazı aksamaların olduğu doğrudur fakar zaman içerisinde bunlar yerli yerlerine oturacaktır kanımca. çok daha eğlenceli olacağını düşünüyorum zaman içerisinde.
yani eleştirileri yaparken biraz daha beklemek gerek sanırım.
ayrıca ihtiyar heyetini biraz daha kullansa program için daha iyi olacaktır.
Avrupa-Amerika harmanlı bir okan bayülgen programı. bir an uyduda yayınlanan ecnebi bir progam izlediğimi sandım. tamamını izeleyebilene helal olsun, okan bayülgen ukalalıklarına dayanabilene de helal olsundur.
ne isminden ne de vtrlerinden bir sikim anlaşılmayan program. gerçi bülent serttaş'ın show programı yaptığı şu zamanda tutar bu. kanımca o maymun karikatürü erdil yaşaroğlu'na aittir.
ob: bernacım hiç erotik filmin oldu mu?
bö: (gülerek) hayır.
ob: peki olsun istermisin.
bö: kıh kıh kıh. olmuş olmamış hiç farketmez.
ve bu lafın arkasından başrol adayı erkek arkadaşların oooo sesleri.
okan bayülgen'i televizyonda görmeyi ne kadar özlediğimi bana hatırlatan program. cumartesi gece yarasından sonra uykunun kaçtığı saatlerde, sizin gibi düşünen, sizin sinirlendiğiniz şeylere sinirlenen, benzer tepkileri verdiğiniz, konuklarına sadece yalakalık, acıtasyon yapmayan, samimi yada en azından doğal olmaya çalışan bir abinizin ekranlarda olması güzel bir şey. kim ne derse desin güzel bir alternatif.
"nerde o eski cumartesi geceleri" diyerek izlediğim, okan bayulgene yakışmayacak basitlikte bir program.
biz mi büyüdük de artık eskiden güldüğümüz şeylere gülmüyoruz yoksa okan bayulgen mi yaşlandı da artık bu işi beceremiyor tartışılır ama gerek insanı idiot yerine koyan sorularıyla gerekse reklam arası niteliğinde "kralsın" skeçleriyle rahatsız ediciydi. özgür showun anlamsız ve gereksiz olduğunu kabullenmekle birlikte herkesin bu işi beceremediğini abartılı bir şekilde gözler önüne sermek amacıyla hazırlandığını düşünerek en azından ders verici nitelikte olduğunu varsayıp avunuyorum. fakat okan bayulgen gibi bir insanın telefon bağlantısı alıp da yanlış yazılan soyadlarını düzeltmekle geçen dakikaları programına dahil etmesini anlamıyorum. malesef kendisi de artık televizyon programlarının basitliğini kabullenmiş ve yazık ki her şeyi akışına bırakmış. yıllardır dalga geçtiği şeyleri kendi programında yapar olmuş. ondaki bu yılgınlığı gördükten sonra beyazın konuklarına ısrarla helyum ikram etmesini izlemek daha samimi geliyor. böyle düşünüyoruz ama izlemiyor muyuz? şahsen reklam aralarında soğuk suyla yüzümü yıkayıp yıkayıp sabaha kadar izledim. içkimiz yok sigaramız yok, bu da bizim eğlencemiz ama yakışmıyor...şimdi aldığı olumsuz eleştrilere rağmen "disko kralı" en çok izlenen program oldu diye haberler çıkar ama bu sonuç programın farklılığından değil, okan bayülgen'e yüklenen anlamdan ve başka alternatif olmadığından kaynaklanıyor. bir de uzun bir aradan sonraki ilk program olmasının payı büyük. sanmıyorum ki toplamda 1 saatlik izlenebilecek nitelikteki şeyleri barındıran program, 6 saat boyunca izlensin. konuklar çağrılmaya başlandığı anda kapatıp pazar sabahına daha mutlu ve huzurlu başlamak en iyisi...
keşke kendisine yakışan bir program yapsaydı da uykusuz kalsaydık ya da keşke o iste"mememe"leri ağır gelseydi de yapmasaydı programı. okan bayulgen bol bol müjde arın ntv'deki programına * konuk olsun. daha iyi...