90 lar bölümüyle şu zamndaki en büyük izleyici kitlesinin gönlünü kazanmış programdır. o kadar tadında bi program olmuştur ki iki kere izledim. Tematik programları çok güzel yapan bir ekibi var okan bayülgen in bu yüzden emegi gecen herkese teşekkür etmek gerekir.
Git gide daha da yerine oturan, zaman geçtikce daha da tatlanmaya başladı.
12 tane konuk alıp hiçbiri ile konuşamıcana 4 tane konuk al adam gibi sohbet et denmesi gereken bir programdır.
fakat okan'ı çok sevdiğimizden izlemekten keyif alınan bir yapımdır.
aydın dogan disco sunun 15. kuruluş yıl dönümünü kutlamıs kişidir. bu da zamanında bizdeymiş diyerek patrona baglılıgın ilan etmiş bir kral ne kadar kral ise o kadar da kraldır kendisi.
önceki hafta yaptığı ibo şov tadındaki program ve çıkarttığı konsantre edilmiş ibo mahsun alişan modundaki çocuğun ardından bu hafta ne yapsa güzel gelecekti zaten. ama hakkını yememek lazım bu haftaki programı fena olmadı.
her hafta biraz daha oturan bir çizgisi var. ama eleştiriler hala acımasız. bir adam düşünün: haftanın 5 günü ciddi formatlı * bir program hazırlayacak altıncı gün de en az 5 saatlik *bir eğlence programı sunacak. bunun yanında fotoğrafçılıkla uğraşacak, seslendirme yapacak, arada zaman zaman bir tiyatroda yönetmenlik yapacak veya oynayacak. hem de her ne kadar ukala görünse de * haddini bu kadar bilen bir adam olacak. yapın daha iyisini görelim demezler mi adama.
nostalji olayı pek bi tutmuştur. hem güldürmüş hem duygulandırmış hemde gülayın bir daha şarkı söylememesi gerektiğini kanıtlamış hoş bi programdır. böyle eskilerden takılmaya devam etmesini umuyoruz.
80lerde çocuk 90larda genç olan bünye programın sonuna doğru salya sümük ağlarken bulmuştur kendini. ne güzel yıllardı demiştir dert yok keder yok ekmek elden su gölden yaşamışız o zaman insan geriye dönüp bakınca fark ediyor. disko kralı o güzel günleri hatırlattı. bir yandan kıyafetlere gülüp bir yandan ağladım tüm gece. hala kendime gelemedim.
bu hafta ah eski günler dedirten sabaha kadar zevkle izlenen program ancak yükselttiği çıtayı aynı yerde tutmasınında imkansız olduğuda kesindir. (bkz: up and down)
haftalardır "cık ,olmamış, peh" diyenlere cevaptı bu hafta. çok lezizdi, doyamadık, hiç bitmesin istedik. ama asıl zor tarafı, okan bayülgen için. okan bayülgen *; madem bu kadar iyisini yaptın, bundan sonraki programlarda performansın düşerse hiç şansın yok. bak burdan söylüyorum *.
malum son programından sonra bende bazı şeyler ters tepti. gittim hüzünlendim kasetlerime baktım. koydum radical noise'u. uyan ile çığlık ile headbang yaptım. sonra bazen ile hüzünlendim. sonra hazır hüzünlenmişken bi asafated çakayım dedim. bi' yandan tanju can'ın tout va bien deki efsane albüm teşekkürü sözlerini okuyup yarılırken öteki yandan da albümü adını veren parçayla içimi ısıttım.
lan madem bi' gaza geldik bunların üstüne bir de antisilence dan New World Order Sucks albümü patlatayım dedim. harbiden patlattım çoştum. böyle bir yorgunluk çöktü üstüme. tatlı niyetine önce sibel alaş'ın efsane şarkısı adam'ı dinledim. sonra da içimden "mor ve ötesi aslında eskiden süperötesi bir gruptu" geyikleri yaptım. hemen atıldım kasete ve koydum 1999 da çıkarttıkları Birak Zaman Aksin albümünü. 23 ile gözümden iki damla yaş geldi.
baktım olacak gibi değil kapatayım bu müzik faslını dedim. film izlemeliydim artık.
gittim leon'u izledim. yapılır mı hiç bu!.. saati 9 ettim. baktım iyice ruhumu teslim edeceğim. sonra zıbardım.
90 lı yılların şarıkıcılarını konuk eden programdır. O yıllarda popüler müzikte inanılmaz bir patlama yaşanmış ve müzk hakkaten müzik için yapılmış gördük. Tek kelimeyle süperdi. Hala 815 vapuru , ah canım vah canım, köylü güzeli , benimle oynama söylerken son derece zevk aldığımı farkettim. Çok etkileyici muhteşem programdı.
kendini aşmaya başlamış program. ve kendini tekrar ettiğini düşünerek yanıldığım okan bayülgen'in tekrar izlemeye karar verdiğim programı. dün geceden itibaren henüz 2008 yılındayım. şu sıralar toparlandımda çıktım 90'lar modundan. helal olsun ki kadir kıymet bilenler , sanata ve sanatçıya saygı duyanlar ve en önemlisi aynı jenerasyondan olup birbirine sevgi saygı duyabilen sanatçılar gördüm dün. herşey eskide kalmış meğer. barbaros hayrettin'den tut yonca evcimik'e kadar dün orada bulunan bütün sanatçılara birkez daha hayran kaldım bu program sayesinde. ve okan bayülgen'de ki mutluluk beni de mutlu etti. eski klipleri kısa da olsa görüp hatırlamak , o günlere geri dönmek süperdi. şimdinin sanatçılarıyla ki çok az , alakası yoktu dün izlediğim efsanelerin. onlar orada güldü eğlendi , hatırladı yaşadı eskiyi , ben evimden ortak olmaya çalıştım. süper bir geceydi ve henüz geldim kendime. abarttığımı düşünmemem de cabası. teşekkürler disko kralı...