michael jackson temalı program olmasa da mutlak küçük bir belgeseli yayınlanır diye düşündüğüm program. bu arada program sunucusu zat iyice ama iyice cepten yemekte. mazide zekasıyla konuklarına ayar verirdi ama şimdilerde her konuğu arkadaşı olduğundan hepsine bir saygı bir hürmet sorma gitsin durumudur. tamam eyvallah gelen misafire saygı olmalı ama bu işin birde gerçekleri var. konuk olmadan 1-2 hafta önce tukaka yap sonra konuk olarak çağırınca şarkı söylerse (çoğu okumuyor playback yapıyor zaten) 'müthiş, öyle değil mi arkadaşlar?' diye daha önceden ögütlediğin program seyircisine zoraki alkışlattır, program sunucu ise 'takip ediyorum, başarılar dilerim' de (burdayken seni eleştirmiyorum ama gidince arkandan 1-2 haftaya başlarım gene demek istiyor aslında).
bu hafta bide erken başlıyor, reytingler için program başı iyice saçmalıklar olması muhtemel.
ha bide öneri; meclis tatile girdi giriyor, çağır milletvekili, gelmezse gelemezlerse açıklarsın gelemediler dersin. ama ciddi ciddi çağır. disko kralı milletvekili görsün...
ikinci bir öneride; kamer genç bence biçilmiş kaftan bu iş için...
öptüm diskom kralım okanım bayülgenim...
artık eskisi gibi düzgün kişilerin çıkmadığı programdır. eskiden ne güzek sağlam rockerlar falan gelip canlı performansları ve muhabbetleriyle bizi eğlendirirdi. kriz sebebiyle getiremiyorlar heralde.
türk televizyonlarında dramatize edilen hayatlardan, reyting kaygısıyla yapılan işlerden bahsederken bi anda benzer şeyleri yapıveren program. üslup farklı olunca "adam yapıyor yahu" oluyor belki.
uzun süredir görmediğimiz kadar enerjik ve şımarık tavırlarıyla "işte özlenen okan" dedirten program olmuştur (sanki okan bi ara tripoda oturuyodu). son bölümdeki su altı fotoğrafçısının (kusura bakmasın adını hatırlayamadım) " 50 soruda denizin sırları" kısmı gayet hoştu. "smoke on the water" çalan arkadaş da koparmıştır ayrıca.
okan bayülgen'in bir şarkısın sen programını yerin dibine eda taşpınar'ı da itin götüne sokarak söylemek istedikleimize tercüman olduğu program olmuştur.
okan bayülgen' in eski performansından fersah fersah uzak olduğu program. izlenmesi ise eski günlerine döner düşüncesi ve/veya isminden dolayıdır. yoksa ne programın ne de bayülgen' in izlenesi bi tarafı kalmamıştır.
çok basit bir örnek; eskiden okan bayülgen "medya arkası" bölümünde hem insanları kırıp geçirir hem de zeka ürünü ve yaratıcı yorumlar yapardı. şimdilerde ise hemen herkesin söyleyebileceği bir iki cümleyle programın genelinde olduğu gibi bu bölümde de tükenmiş durumda.
artık kalitesiz konuklar çağıran, 10 dkda bir şarkı veya vtr girip bize uyumamızı söyleyen program. malumatfuruş köşesi dışında pek ilgi çekici bir tarafı yok. eski skeçlerin olmaması zaten büyük bir kayıptı ama bu hale gelmesi daha da kötü oldu. hala o gürgen öz'ün "okan beeey" diyerek stüdyoya girmesini bekliyorum... maalesef özgür seyirciyi tam olarak tatmin edememekte**. kısacası son demlerini yaşayan program.
artık bokunu çıkarıp "veleybol" topu getirtip, iq ları 70 in üzerinde olmayan embesil konuklarına top oynatan tadı kaçmış program.
her hafta bir hevesle koşarım programın başına. şu medya arkasında biraz koparız birazda okan çemkirdikçe hoşumuza gider, sesimize ses olduğu için sonra o kızdığı reyting canavarlarına dönüverir geri. anlamam içten içe. kızarım sonra okana.
konuyu, sözlüklerden açınca bir an için beni heyecanlandıran ama ulu nun adının bile geçmemesinden dolayı aynı heyecanın yerini hüzne bırakmasına sebebiyet veren program. ulan sözlükten bahsediyosun, insan bir ulu ya da değinir di mi? hatta "brkaltnsy hakkında neler düşünüyosunuz, nasıl yazardır kendisi" filan der. o kadar ümitlenmiştim ya! daha da izlemem disko kralı filan.
cumartesileri değişiklik olsun diye izlenebilcek bi program. abartılcak bişeyi yok okan bayülgenin diğer programlarıyla paralellik gösteren bi konsept.
kemik izleyicinin bağlılığıyla ite kaka süren program. gecenin konuklarını sıralarken eğlendiğine de eminim. topa tutulduğunun ayan beyan farkında adam; salimmim durdur disko kralı bu haftada salim, fatiih ürrek yine mi demeyin fatih. *