en başından itibaren gergin geçen program olmuştur bu haftaki, okan'ın ismail * hakkında konuştuğu sırada ismail'in yüz ifadelerinden bu anlaşılabiliyordu. hatta bi ara mikrofonu masaya attı tepki olarak * daha sonrasında yeşim salkım amacına ulaştı 1 hafta boyunca magazin ve basın ondan bahsedecek. birde az önce okudum aralardaki o zaman nasılsın? skeçlerini saçma bulanlar var gün içinde izlediği dizilerde aynı saçma ve benzer yavaşlıktaki sahneleri saçma bulmayanlar, onlar zaten okan'ın haftalardır vurguladığı dizilerin yavaşlığı ve bu yavaşlık içinde hiç bir şey anlatmamasına yapılan göndermelerdir. yeşim salkım ve diğer konuklar hakkında daha fazla yorum yapmayacağım zira şuan burda değiller.
gördüm ki dün gece disko kralına katılanların dolayısıyla da eline mikrofon alıp sanatın ve sanatçının dostu kimliğine bürünenlerin hepsi üni tayfası.ben de 18-20 yaşın verdiği heyecanla, dünyanın böyle bir yer olmaması gerektiğini, insanların daha eşit şartlarda yaşaması gerektiğini, sanatın hakkının verilmesi gerektiğini, sosyalizmi, paranın nankörlüğünün falan filan sadsfdf konuşurdum anlatırdım. ve en acısı inanırdım ben bunlara. ta derinden yürekten. babam cebime harçlığımı koyuyor, okumaktan başka derdim yok, dolayısıyla düşünmeye zamanım var.
3-4 sene sonra bu konuşkan, yürekli, hayat dolu arkadaşlarımız okudukları okullardan mezun olacaklar. aileden zengilerse ne ala memleket, bu tip entelektüel sorunlarla boğuşmaya devam edip, sanata daha fazla nasıl katkı yapabiliriz acaba diye kendi kısıtlı çevrelerinde diyaloglara girecekler.
ama taksitle müzik cdsi almayı düşünen arkadaşlar da ay sonunu nasıl getireceğim hesaplarında olacaklar. kira çok paalı üff amına koyim derken lastikli pijamalarından aşşa ellerini sokup dertle daşşaklarını kaşıyacaklar afedersiniz. kurban sokakta yatadursun, sokağa düşmemek için hangi cambazlıkları yapmalıyım sıkıntısını tadacaklar.
bir de hepsinin ağzından rock kültürünün gruplarının adı döküldü. rock türkiye'de büyük kitlelere hitap etmediği için rock sanatçısının hali budur dostlarım. ha sen bir şebnem ferah kalitesine ulaşırsın, o zaman da sıkıntın derdin kalmaz. ince çizgi var burada.
hoş görmek lazım bu enerji dolu hayatları. keşke elleri mikrofon tutunca birden bu kadar sanatsal olmamaya çalışsalardı. ismail yk gibi bir malzemeleri vardı. alttan gödermeler yapsalardı da bizde "bak zeki kız hacım. neler diyor ismayile ahahah" şeklinde kahkahalara boğulsaydık. zira disko kralı sanatçının sorunlarına çözüm getirebilecek ciddiyette bir program değil. büyüyecekler daha. bariz.
top sakallı arkadaşımızın umarım klavye parmaklarının altındayken de bu kadar saçmalamıyordur diye düşünmeme sebep olan program. bir albüm 10 lira.eywallah.10 albümde 100 lira. ona da eywallah.hatta bi sır verim sana aslanım, 15 albümde 150 lira yapar.neyse bir insan senede 1500 adet albüm almaz.epi topu takip edilen sanatçı sayısı en fazla 20 dersek ve bunların da en fazla 10 tanesinin bir sene de albüm çıkardığını ve herbirinin aynı gün hatta aynı ayda albüm çıkarmadıklarını hesap edersek, ortalama 10 bilemediniz 15liraya sevdiğiniz insanların emeklerinin karşılığını vermiş olursunuz. gerçekten insanların emeğine saygı duyuyor ve yaptıkları işin kalitesini yükseltmeleri ve devamlılığı sağlamak için albüm satın alınması gereğini biliyorsan bir öğle yemeğinden feragat edebilirsin.öğrenci dahi olsak hangimiz ayda bir defa kebapçıya gitmedik ki.gitmeyiver, yemeyiver,albüm al. aylin aslımın cep telefonu muhabbeti ayardır.babasıdır hemde.kimse tüccar bu tüccar demesin.kendisini savunacak tabi.işin içine girmeden kimse bilemez.kaldıki 5 liralık albümleri dahi 12ye bölen sanal alışveriş platformları mevcut.madem bu kadar klavye erbabıyım sözlük yazarıyım ben lanla geziyosun arada uludan çıkış yap ve buralara bir bakın.
sözlükçülerin zayıf oldukları yerden yakalandığı programdır dün akşam. sonuçta bu sözlüğe yazar olarak giren herkes ** internetten mp3 işine el atmıştır. evet albüm alıyor olabilirsin , bir veya birkaç grubun konserlerini ve albümlerini aralıksız takip ediyor olabilirsin ama biliyoruz ki tüm hayatında onları dinlemiyorsun , arada başka şeyler dinlediğin de oluyor ve onların albümlerini almıyorsun. belki bir albümde bir tane güzel şarkı var diye koca albümü almam diyorsun, belki parayla ilgili başka sorunların var ya da üşeniyorsundur en basidinden. sonuçta hepimizin bilgisayarında albümlerini almadığımız insanların şarkıları var. böyle bir durumdayken isterseniz oraya en rezil şarkıcıyı getirin * , her türlü lafı koyarlar. o yüzden evet rezil olmuşuzdur hep beraber. sadece biz değil, diğer sözlükler veya facebook kullanıcıları. hangi site olduğu farketmez. hepimizin bu haltı yediği gün gibi ortadadır. o yüzden birisine "aha bu burda göt oldu, bizim de adımızı kirletti" gibi yorumlar yapmadan önce aynaya bakıp düşünmek lazımdır. sorun adamın fikri savunuş şekli değil, bizim savunulacak bir yanımızın olmamasıdır.
yeşim salkımın serdar ortaç tan ucuza şarkı kapatmasına zemin hazırlayan programdır. bu "dostane destek" ten sonra eminim şarkı fiyatlarında bir tenzilata gider serdar ortaç.
türkiye'de şarkıcı olarak kimler çıkıyor ve kimler savunuluyor gördüğümüz program. ilk önce kişiliğini geliştir öyle değil mi? yeşim salkım'ın da kendiyle çelişmekten öteye gidemediği program olmuştur.
aylin aslım ve taksitci eleman hakkında iki kelam etmek istediğim program, hemen edeyim:
taksitci eleman: dostum, aylin aslım'dan gelen bi anlık aparkatla sarsıldın farkettim, akabinde söylediğin saçmasaftro cümleyi buna bağlıyorum, zira ''misal 10 tane albüm almak istesem 100 tl yapar, e hani nerde bunun taksidi'' lafına programdan sonra çıkışta kendinin de götünle güldüğünü tahmin ediyorum, ''ahahahah ne dedim lan ben öle, taksit falan'' diye bi kere koptun kesin, koptun dimi lan?
yansıtmış olduğun hem fakir olup hem de sanata süper ilgili olan genç modeli, ''lan bugün bi d&r'a gideyim kimlerin albümü çıkmış bi bakayım, bi 10-15 tane alıp geleyim mına koyim, acıktım lan müziğe'' demez. hem fakir olup hem entel olan insan, bi gidişte cd marketin anasını sikip atmaya kalkmaz zaten. dinlediği bi tarz vardır, belki bikaç tarz vardır bilemem ancak o dinlediği tarzların sanatçılarının da ortalama senede bir albüm bastığını düşünürsek, tek seferde 10 tane albüm almasına gerek yoktur bu güzel kardeşimin.
ha illaki ''taksit laaaaynnnn'' diye bağırmaya devam edersen, ilgili linkler verilmiş, açıp bakarsın.
gelelim acıların insanı, idealist, underground kişilik aylin aslım'a: kaygılarını anlayışla karşılıyoruz. bu müzik piyasasına internet girdiğinden beri mertlik bozuldu zaten eyvallah. emeğinin karşılığını almak ister insan, bu en doğal haktır ona da eyvallah.
ancak 3 cümlenden ikisinin içersinde, ''acı'', ''acınacak halde olmamız'', ''ağlıyoruz lan'' vb sözleri sarfedecek kadar da durumun vahim olmadığı pek açık. ''kendi imkanlarımızla albüm çıkarıyoruz'' cümlesindende anlaşılıyor bu.
imkanın varmış bak demek ki. zamanında paranın mına koymuş olduğun bariz. birikiminden yiyorsun, henüz acınacak halde değilsin. ancak sadece albüm satışlarına bel bağlarsan, bu gidişle belki acınacak hale gelebilirsin evet. onun dışında bişiler yapmak lazım gelir diye düşünüyorum. bir sanatçı, sadece albüm çıkarıp, kabuğuna çekilemez heralde. gider konser verirsin ne biliyim, reklam anlaşmaları yaparsın cart curt, ünlüsün abi sen, ne kadar underground olsanda her hareketin, her söylemin, her projen para edebilir vaziyette.
''benim belli bi duruşum, çizgim, düsturum var, o yüzden salt müziğim dışında bir şey yapmak istemiyorum'' dersen bak bilemem, saygı duyarım, ancak bu şekilde, bu sömürü düzeninde yok olup gitmeni kimse istemez, nacizane uludağ sözlük yazarı tavsiyesidir.
1- Programa başlarken okan'In dediği "korkunç" kelimesi gerçekten meydana geldi.
2- kartlardaki sorularla başlanan programda yeşim salkım'a sorulan evlilik sayısı sorusu olayların kıvılcım aldığı yer oldu.
3- Geniş Aile'de oynayan eleman diğer programlarda olduğu gibi bu gece de tavrını hiç bozmayarak ve kullandığı kelimelerle (öncesinden yaptığı röportajlarla da) ne kadar kaliteli birisi olduğunu bir kez daha gösterdi.
4- 4 dil bildiğini söyleyen (ya da sanan) ve aslında her dili çat-pat konuştuğunun farkına vardığımız, Siyasete Tuğba ÖzaygiLLer gibi ilgi duyan, Ebru pOlat ile akrabalık ilişkisi olan ve izmirli snop yavrunun varlığı irite etti.
5- kendisinden yıllar boyu nefret etmemin nedenini tüm Türkiye'nin görmüş olmasından mutluluk duyduğum yeşim salkım erkek vari & KÜLHAN Beyi tarzındaki konuşmaları..
6- Telefondaki kızın aylim aslım'ın popülerliği ve yeşim salkım'ın yeni müzik tarzını anlatırken işin bokunu çıkarması bu telefon bağlantısında aylin aslım'ın okan'a beklemediği yerden çakması.
7- Şarkılarının kaçı serdar ortaç'ın sorusu karşısıda rövanş alma isteğiyle gözünü hırs bürüyen Yeşim'in olmadık anda celallenmesi. Bu vesileyle özgür'ün şarkısı üzerinden açılabilecek "türk halkının müzik aritmetiği" mevzusunun güme gitmesi. (Okan muhakkak bu mevzuyu bir Medya Kralı programında masaya yatırmalısın!)
8- Menapoza girmeden Serdar'dan bir-iki şarkı daha kaparım duygusuyla Yeşim'in mantıksız şekilde Serdar Ortaç'ı savunması.
9- Okan'ın mükemmel "seda sayan" ve "madonna" kontratakları (Başbakan'IN Davos çıkarması sonrası ilk kez bu kadar sevindirik olup, her şeyimle desteklediğim ve cuk diye oturan söylemlerde bulundu okan)
10- araya giren aptal skeçler. (ya ben anlamıyorum bu skeçleri ya da bu skeçler baltık bölgesi'ndeki ülke insanları için yapılıyor olsa gerek diye düşünüyorum. Dehşet zekaya sahip Aziz Kedi'den daha kaliteli şeyler bekliyoruz.)
11- Araya reklamların girmesi ve sonra Yeşim'den kurtulmanın mutluluğu.
12- Aylin Aslım üvertürünün patlaması.
13- ismail YK'nın başlı başına varlığı, müziği ve ekibiyle yaptığı dans gösterisi.
14- Üzülerek izlediğim "uludağ sözlük" yetmelerinin sözlüğümüzü dumura uğratması. (Ya sanat anlayışı sokaklarda yatmak, zardanadam-kurban falan dinlemek midir?)
15- Aylin Aslım'ın aslında bırakın sanatçılığı, şarkıcı bile olamayacağının anlaşılması. (ya sen bir işi para için yapıyorsan zaten sen tüccar olmuşsundur. Bunun farkına varamıyorsan eğer sen zaten rock müziğin felsefesini kavrayamamışsın demektir.)
16- okan sözlüklere olan ilgisini zaten biliyorduk ama öncelki programlardan da anlaşılacağı üzere "uludağ sözlük"ü gerçekten özel bir yere koyduğunu çok açık şekilde gördük. (gurur duyduk)
17- seyircili interaktif program sürecinin gerçekten çok ilgi çektiğini ve bu format üzerine biraz kafa yorulması gerektiğinin farkına varılması açısından iyi oldu.
18- okan !!! lütfen bizi adam yerine koy ve programını bitirirken haber ver. pat diye "okan bayülgen sundu" ve hayko'yu görünce emin ol yüzümüze tükürmüş gibi oluyorsun. biraz bizlere saygılı ol ve programı nasıl açıyorsan , öyle de sonlandırmayı bil diyorum sadece.
yesim salkim in hemzemin oldugu programdir. kanaatim odur ki; menapoza girmedden once piyasaya son bir vurgun denemesi yapma niyetinde olan yesim salkim , bahsi gecen ve gecmeye devam edicek olan serdar ortac tan ucuza ya da bedavaya sarki araklayabilmenin verdigi gazla, serdar ortac in poposunu yalamaya tesebbus etmistir. ancak neticede kendi poposuna baka baka terk i diyar etmis ve en guzelini yapmistir. okan bayulgen in akillara ziyan ve fevkalade uslubuyla feci halde yerlere serdigi yesim salkim, kesinlikle gerekli zilgiti yiyememistir. buna tek sebep ise; her haline hasta oldugum ve bayildigim okan bayulgen in zaman zaman gereksiz ve asiri buldugum nezaketidir.
bu adami seviyorum ben be.
(bkz: sahanesin okan)
oysaki ne güzel başlamıştı program. okan güzel güzel yeşim'e ayar veriyordu. gülüyorduk eğleniyorduk. ama birden baktık ki "10 tl yi taksit yapın", "zirvede sanat konuşuyoruz" gibi şeyler geldi, bu da yetmedi aylin verdi ayarı verdi ayarı. nasıl oldu anlamadım sözlük. yumruk içinde kaldık. bira da verdiler sonra. hala kendimize gelemedik. program bitti hala gol yiyiyoruz sözlük.
bayülgen'in sıkıntıyla yeşim salkım'a yeşim diye defalarca kez seslendiği programdır,peki bu bölümde neden gerildi ortalık, müzik dinleyen herkes sağırlar dahi ki sağırların yaygın kanaatin aksine dilsiz olmaları gerekmez, bir serdar ortaç parçasını ellerini hopörlörün üzerine dayayarak gelen titreşimlerden rahatlıkla serdar parçası diye söyleyebilirler çünkü serdar'ın belirgin kendince ve yaygın kanaatle tutmuş bir formülü vardır.yazarken basite kaçar belli ritimlere yoğunlaşır ilk çıktığı günden bugüne diğer sanatçıların aksine bu albümde kendimi buldum demez zira her albümü genelde aynı altyapılarla başlar sadece sesi biraz kalınlaşmıştır.iş bu haldeyken serdar ortaç'tan parça alan herkesin belli bir kamplaşma içine girmesi normaldir.hayatın pratiği birine el mahkum ..... gardiyansa mümkün mertebe yanında olmaya çalışırsın fakat elin mahkum diye gardiyan olan bölgenin her lafı yanlış anlaması ve anlamsız bir burda olmayan kişiler hakkında konuşmayalım klişesi ki genelde trt jargonudur yersiz olmuştur.en pis ayar ise yeşim sen kendi değerini bilmiyosun sözüdür.
not:adam akıllı bir yorum yapalım dedik eksilerken bir daha okuyun.
şu anda uludağ sözlük yazarı arkadaşlarımızın kendi kendine ayar verdikleri program olmakta. heyecanlı bir kız var yalnız, o iyi. ayrıca her şeyi onaylayan bir tombul arkadaşımız var. bu entry okuduğu anda bana mesaj atsın, arkadaş olalım.
yeşim salkım'ın; '20 yıldır tanıyorum ancak sadece 2 defa telefonla konuştuk.' dediği serdar ortaç'ı, anlamsız şekilde savunduğu ve okan bayülgen karşısında iyice saçmaladığı program.
okan'ın yeşim salkım'a çok doğru bir laf ettiği programdır. "yeşim kaliteni bil" gibisindir bir şey söyledi. yeşim ki bir zamanlar ajda pekkan'la türkiye'de zirvedekilerden biriydi. gel gör ki şimdi serdar ortaç gibi birinin avukatlığını yapıyor. iyiden iyiye dibe vurmuştur. yazık.