tiyatro yaptığını iddaa edip aslında tiyatronun kimliğinden habersiz şahsin konusmaya calıstıgı program. nedir bu ötekileştirme ya. sıradan insanlar tiyatro yapıyor nedir abicim. ünlü olmuş şarkı soyleyen, kıçını başını açan, hoplayıp zıplayan şahıslar sıradan insan değilmi. onlar üstün ırk mı? ben oyuncuyum gayet sıradanım arkadaşım. bi kesmi marjinal geri kalanı sıradan diye ayırmayın artık. siyasetçiler bölücülük yapıyorda senin yaptığın bölücülük değil mi?
utanmasa diyecek ki bizde çöpçüler hademeler tiyatro yapıyor. yapamazlar mı ya? neden yapamasınlar. aman ne byük olay. sıradan insanmış. pöhh.
dünkü bölümünde, masanın sağ tarafında bulunan güzelim oyuncular gittikten sonra tadı kalmayan programdır.
hele bir de timur acar hiç konuşmadan gitti ya, lanet olsun.
arif susam da gece gece bünyenin ağzına sıçtı yani.
dünkü bölüme konuk olan aslı kökçe ye sürekli bu şarkıyı nasıl buldunuz gibi saçma sapan soru sorması bile insanı çileden çıkarmaya yetti, o kadını programa davet etmişsiniz madem bari konuşturmayın..
gençlerin bayılarak izlediği ve çok sevdiği bir proğram olmakla birlikte aksine bnm de hiç haz almadığım bir proğramadır.
okan bayülgen, çok ukalaca sunar bu proğramı.
sözlükten sorumlu elemanin 38 gibi faiş rakamda sözlüğü takip ettiği yalanini duymamiza önayak olan program.
inciye hiç girmen medya kabarığı, ekrandan laf sokmaya çalişma izlemiyorum.*
hakarete ve aşağılanmaya proğram sırasınca komik duruma düşürülme durumlarına gülen hatta kahkaha atan konukların bir masa etrafında toplandığı proğram.
ergenliğe yeni girdiğim dönemde çok eğlendim zaga, tv makinası programlarının devamı niteliğinde olan programdır. yıllar ilerledikçe okan bayülgen'in programdaki tavırları, hareketleri ve patavatsızlıkları artık beni eğlendirmemekle beraber, kabak tadı veren televizyon programıdır. öte yandan, okan bayülgen'in ne kadar bilgili, dolu olduğunu tartışmıyorum bile.
bir çok kişi tarafından sevilmeyen programdır. malayani muhabbetlerin döndüğü, konuklara sorulan sorulardaki şıkların komikmişcesine şıklandırılması ve daha bi yığın antipatik durumların olduğu programdır.
atiye için "yine mi katıldı" dedirten programdır.ayrıca, okan'ın ece gürsel'de garip bulduğu şey aslında ece gürsel'in kaşlarını abartılı bir şekilde boyamasıdır.
okan'ın bugün giydiği t-shirt'e (tişort) hasta olduğum, bittiğim ve bana yollamasını hayal meyal düşler gibi uçup giden kuşlar gibi... yok ya fasıl oldu bu... ayrıca selam olsun george orwell...