okan bayülgen'in justin bieber hayranları tarafından uğradığı ''ağır'' hakaretlere bir kez daha maruz kalmamak için kendi'ye kıllık yapmadıüı program olmuştur. yoksa ordaki çocuklar dalar valla.
ekşi sözlükte bir yazar bugünki program hakkında demişki:
devrimden sonra filminin fragmanının gösterilmesinden sonra tutulan alkışlar bu ülkede gerçekten de filmin yönetmeninin dediği gibi devrimin bir rüya olmadığını gösteriyor.
aynı güruh arif susam çıktığında ortalığı yıkmıştır resmen. aklıma nedense nasreddin hoca ile fil hikayesi geldi.
timur, anadoluya gelince akşehire de
uğrar. beraberinde filini de getirir. sultanın fili,
serbest bırakıldığı için bağa bahçeye zarar
verir. komşuları toplanmış
-hocam düş önümüze de şu fili şikayet
edelim. bağımızı, bahçemizi perişan etti, demişler.
hoca düşmüş ahalinin önüne varmış timur'un
kapısına. beraberce timurun konağına varan ahali, hoca
kapıdan içeri girince, korkudan kaçar. ve hoca,
timurun huzurunda yapayalnız kalır. timur, hocaya
isteğini sorar. hoca da:
-sultanım der, sizin filin canı sıkılıyor galiba,
uygun görürseniz yanına bir fil daha istiyorum.
aslı kökçe nin de sibel meriç gibi bal süt yumurtadan yapılmış özel karışımımı var ? yoksa benim öyle özel bir karışımım yok şarkımı direk canlı söyleyebilirim mi diyor?
popüler kültürü eleştirirken kendisinin de klasik bir yanılgıya düşüp bu kültürün içinde kaybolmaya başladığını düşündüğüm program. bariz bir tıkanma sürecinde olduğu kesin.
ergen gençlerin her daim favorisi. yaşlandıkça izlenmemeye başlıyor. saçma geliyor.
bu da okan'ın aslında tüm kitlelere hitap etmediğini, edemediğini gösteriyor.
düzene karşı gelen bir adam neden tam merkezinden karşı gelir anlamam.
samimi gözüksede tüketmeye yönelten sistemin tam ortasından seslenmesi, acaba okan ın birazcık
inandırıcılığını yitiriyor mu? *