okan bayülgen programının yeni isme bürünmüş hali, eski tadından eser yok. yıllardır, zagadan beri her hafta izlemeye çalışırım, ertesi gün erken kalkmam gerektiğini düşünmeden sabahladığım olur. fakat şimdi, 5 dakikamı ayırmam bu programa. evet evde geçen cumartesi gecelerim boş artık. sayende okan.
okan abicim
televizyonları eleştiriyorsun ya hani düşüncelerin, olması gereken, bunlara kesinlikle katılıyorum ama şöyle birşey var. hani sisteme karşı olmak diyorsun ya birşey farkettim okan abi sen sistemde tıpkı örgüte karışan gizli adam gibi durmaya başladın. şirketine laf söylettirmiyorsun, kanaldaki iyi programlarıda dilinden düşürmüyorsun ya orada takıldım ve söylemek istediğim şudur abicim. kanalınıda biraz eleştirki bizde gerçeklik var diyelim. haber bülteninde yapılan rezillik mesela 17 kasım çarşamba günü yapılan canlı yayın rezilliği ve bu rezilliğide göster göster biraz anlamaya çalışalım. yanlışı gösteriyorsun ya bize okan abi tam göster ne olursun. sen yapma bari okan abi sen yapma ne olur.
okan abicim
televizyonları eleştiriyorsun ya hani düşüncelerin, olması gereken, bunlara kesinlikle katılıyorum ama şöyle birşey var. hani sisteme karşı olmak diyorsun ya birşey farkettim okan abi.
neden kot pantolonuna kumaş pantolon kemeri takıyorsun ?
ilker inanoğlu'nun okan' ın ters sorusuna daha da ters bir şekilde yanıt vermesi ile hafızalara kazınacak programdır. okan bozulmuştur ama " benim konuğum her şeyi söyleyebilir " diyerek durumu geçiştirmeye çalışmıştır.
orkestra olayının abartılmasına açıkçası anlayamıyorum. bu orkestra yayına okan bayülgen televizyon yayınına başladığı ilk günden beri yoktu. hatırlamıyorsunuz ama daha önce temel zümrüt, buket doran, alpay kınık, ali karabekir (bkz: )josephine merve dikerman gibi isimlerde vardı, daha sonra kadroya tunceli kardeşler katıldı. ve bu arada kimler geldi geçti.
televizyon programlarındaki orkestralar gelir gider değişir bu çok doğal bir döngüdür. ama ayrılık sebebi albüm çıkartma sevdasına bağlanıyorsa bence tunceli kardeşler en büyük hatayı yaptılar. günümüzde albüm yapmak bundan 10 sene önceki gibi değil umarım farkındadırlar. artık 2 şekilde albümler yayınlanmaktadır:
1) yaptığı eserleri paylaşmak için tüm masrafını üstlenerek kayıt, basım, klip ve promosyonunu internet ağırlıkta olmak üzere diğer mecralarla dinleyiciye ulaştırmak.
2) bir proje doğrultusunda albüm içeriğindeki parçaların kalitesinde bakmaksızın piyasa şarkı denilen şarkıları toplayarak promosyon ile dinleyiciye kabul ettirmek. bu proje tipi albümlerde de birkaç isim dışında yapım şirketleri tüm masrafları yine albümü çıkaran kişiye yüklemektedir. (ek bilgi: bir müzik kanalında 1 ay klip döndürmek için hala astronomik rakamlar ödenmektedir. youtube yada başka video paylaşım sitelerine klibi yükleyip facebookda twitterda kendi hesabından ısrarla paylaşmakla olmuyor bu işler)
birincide anlattığım albüm tipini sanatçılar yaparken, ikinci gruptakilere bir isim verememekteyim.
işim gereği albüm çıkartmak isteyen kişilere şu soruyu soruyorum müzik mi? şöhret mi?
cevap eğer müzikse ilk şıkkı öneririm ama cevabı şöhretse o zaman geçmiş olsun diyorum.
ilker inanoglu nun buyuk edepsizligi ile sictigi ve egosundaki kocaman kocaman delikleri yamamaya calistigi program olmustur bu gece.
son donemlerde yerle yeksan olan hemen hemen her sektor gibi; zaten cok saglam temellere sahip olmayan medya sektorunde de yasanan genel suursuzluk icersinde, okan bayulgen e laf sokma cabasi - sadece cabadir cunku - yeni bir akimdir sanirim.
bu arada okan bayulgenin bu nezaketi beni artik cidden sinirlendirmeye baslamistir. ki kendisinin manyagiyimdir. ama onca nezaketsizlik icinde, okan bayulgen in nazik evsahibi tavrina dayanamiyorum izlerken.
ayrica su zaga band meselesi nedir kardesim. hickimse olayin ic yuzunu bilmiyo. ben de bilmiyorum. ama yuh bu kadar mi abartilir. delirdiniz mi hepiniz diye sormak isterim. profesyonel anlamda belki de disardan hickimsenin net olarak bilmedigi bi konuda yollarini ayirmislar. bitti gitti. nedir bu. inanamiyorum okuduklarima. bu adam binbesyuz senedir orkestrasi icin mi izleniyo arkadasim deli misiniz. ne programin sonunu getirmediginiz kaldi; ne de okan bayulgen i asmadiginiz.
bi suurlu olun ya.
bu kadar sikindirik bir yayın daha öncesinde oldu mu diye düşünüyorum da aklıma gelmiyor. Uyuttu resmen... Okan'ın o hep anlattığı, nette takılırken bir köşede duran Kanal D sitesinden gelen bu programın kötü enerjisini anlatamam. Zaten okan o Makina'dan sonra 10-15 konuklu günleri bırakıp 3-4 konuğa geçtiğinden beri programın heyecanını yüksek tutabilmek için gerektiğinden fazla zorluyor ama bu konuklar ve konular bayık olunca daha bir çekilmez oluyor malesef. O zaman izleme diyen dallamalara da şunu diyorum. Eskiden kulak kabartıp, zevkle seyrettiğimiz programın bugün köşede açık durup sadece dinlediğimiz zamanlara nasıl geldiğini hatta dinlenmeyecek kadar sikindirik olduğunu görünce buraya birkaç kelam etmek istedim o kadar.
haa bu arada (bkz: ilker inanoğlu) mükemmel laf çaktı Okan'a. Harbiden hem dobra dobra içinden geçenleri söyledi hem de bizler adına orada güzel seslendirme yaptı. Okan ya toparlan ve programına çeki-düzen ver ya da git istanbul'U Büyüt sadece.