sinemis candemir'in tarkan'ın diliymiş yok bilmem nesiymiş konusundan rahatsız olduğunu belirttiği halde okan gibi duyarlı bir adam neden konuyu sakız gibi uzattı anlamadık cidden, artık kendince konuyu toparlamaya mı çalıştı n'aptı bilemiyoruz ama taktı bi dil dil bokunu çıkardı be, oysa ki ondan beklenen tavır olayı bir şekilde kapamasıydı, hatun "saçmalamaya başladık" diyor okan hala ve hala devam ediyor, ısrarla devam ediyor! baydın okan! yakışmadı okan! kıza bir de "hayır sinirlenmedim" cart curt diyorsun da asıl sinirlenmesi gereken hatundu, takdir ettik onu sabrından dolayı şahsen, alkışlar sinemis candemir'e efem.
sinemis candemir mal mal öpüşüp, sonra kimse bunun hakkında konuşmasın dedi ve okan da tamam dedi...
ilginç... demek ki dostlukları var...
annem babam izliyor diyo... ulan o zaman öyle abaza gibi öpüşmeseydin. hadi öpüştün, onu klip çekerken yapmayaydın...
an itibariyle sinemis'in zekasına şaşırdığım programdır. kendine güveni, ne istediğini bilen hali, neye tepki duyduğunu anlatırken ki rahat tavrı gerçekten etkileyiciydi ve ilginç bir şekilde irite ediciydi. okan bayulgenin'de gözlerinde aynı rahatsızlık ve hayranlığı gördüğümü söyleyebilirim. rahatsız etmesinin sebebi okanın karısıymış, sevgilisiymiş gibi konuşması, yer yer trip atmasıydı sanırım.
dakikalarca süren sinemis candemir-okan tartışmasıyla baymış program.
hayır, uzattıkça haklı duruma düşmüyorsun okan. öyle bir şey yok.
ha, sinemis'in "hüp" klibinden bu denli rahatsızlık duymasını da anlayamadım. sonuçta geçmişte yaptığın ve sayesinde tanındığın bir şeyin arkasında durmak iyi olurdu. en nihayetinde bir klip, porno kaseti falan değil. bu denli kasmaya gerek yoktu.
ama okan da bu kızın karşısında resmen saçmaladı. "oldu o zaman" deyip geri çekilebilirdi. her zaman her konuda haklı olacak diye bir şey yok.
adam nasıl bir tekrar yaptıysa hala aklımda kaldı 18, 25 kasım istanbul profilo 27 kasım kayseri, malatya, elazığ... 4 yıldır hidrojenin ametal mi metal mi olduğunu karıştırırım bide.
bir de stüdyoda iki dakkalık gerginlik oldu diye programın sonunu hazırladınız. gece saat üç buçukta tvde bu programı izleyip bu işi bırakmalı demeyin. gerçeğe en yakın program bu.
bugünkü programıyla bize televizyon makinası'nı ve sonrasında yaptığı makina'yı özleten program. sürekli hareket vardı eski programlarda. konuklardan biri geliyordu biri gidiyordu. tutan konuklar daha fazla kalıyordu tutmayanlar gidiyordu. şuan disko kralı'nda yer alan konuklardan hiçbiri televizyon makinesi'nde, makine'de 10 dakikadan fazla kalamazlardı. sinemis candemir oyununu anlatırdı, tarihlerini söylerdi sonra okan güle güle derdi giderdi mesela.
şimdi ise konuklar ece vahapoğlu, soner sarıkabadayı, sinemis candemir, simge tertemiz ve ismini bilmediğim biri yabancı biri türk iki kadın konuk. bu konuklarla program 3 saattir sürüyor. daha doğrusu süremiyor bu konuklarla okan 3 saat program yapamaz yapamıyor da zaten bu yüzden sinemis'in öpüşme olayını uzattı çünkü program gitmiyor. okan'a kızılan nokta sinemis mevzusundaki haksız yada haklı olması değil tamda bu. eski okan olsaydı ne kadar doğru olduğu tartışılsa da rahatsız oluyorsan oynamayacaktın o klipte der gönderirdi sinemis'i ancak şimdi öyle yapamıyor çünkü yerine alacağı konuk yok çünkü o sandalye boş kalmamalı.
e her programa fatih ürek'i çağıramayacağına göre eski formata dönmeli. tek gün 10-15 konuk. yoksa bu format uzun ömürlü görünmüyor.
not: okan bu entryi okuduktan sonra özel mesajdan yaz konuşalım. *
biri okanı silksin ve kendine getirsin dedirtendi bugün.kendi adıma üzgünüm.okan kadar sinirliyim.tuncer abiler kadar kırgınım.makinalı günler gibi hala umutluyum.
iyi tatiller ailenle ama 'iyi' dönmen dileğimle.
marsis sattas kadar iyiydi.alternatif ve özgündü.konuk değil de keşiflerine katkı gibi.belki de tek iyi yönü bu orda olmalarının,yoksa bence o adamların hiçbiri beğenilme kaygısıyla yapmiyorlar bu işi.tıpkı okan'ın eski günleri gibi*