kariyerindeki en büyük hatayı yapmış ve konuk olarak öykü berk saçmasını davet etmiştir. sanırım artık konukları okan bayülgen davet etmiyor. bu adamın bu kadar düşeceğini hiç sanmıyorum. ama yine de 4 tane neidüğü belirsiz elemanla türkiye'nin en kaliteli tolkşov programını yapmaya cesaret etmesi bile bir şeydir.
bu ne ya programı. bazı kimsenin tanımadığı ünlüler gelip anlamsız konular hakkında anlamsızca konuşuyorlar. cengiz semercioğlu "okan bi projeye giriyor, özkan uğur a da disko kralı olmasını teklif etti" diyince fena helecanlanmıştım ama fos çıktı. üzgünüm.
hafta boyunca başına geçilmeyen o aptal kutusunun başına 4 saatliğine kilitlenmeye sebebiyet veren, bu gece de kendini izletecek okan bayülgen programı. hoş hafta içinde reklamları izlememiş olan bünyelerimiz reklam aralarında yeni reklamları da takip edebiliyor ve arkadaş ortamında yapılan reklam geyiği tandanslı sohbetlerde sap gibi kalmıyor bu sebeple..
bu haftaki tiksinç konuklarıyla şimdiden " ımfhh.. konuklara bak ya..adam mı yok ülkede, izlemesem mi ne yapsam. neyse dursun mınakoyım..seyircilerden güzel hatun vardır şimdi " dedirtmiş güzel gibi yapım.
Okan Bayülgen'in ayar çektiği ama dil ile popüler dilin arasındaki kopukluktan dolayı ayarların sadece rtük tarafından okunabileceği programdır. Bayülgen izleyicisi olarak gördüğüm komplekslerden arınan ve beynini döken bir adamın teknik aksaklıklardan dolayı kendi kendini yiyen meslek aşkıdır.
kendi yarattığı konsepte göre geride kalmış, ancak türkiye ve hatta dünya televizyonlarında yayınlanan diğer tolkşov programlarına oranla, sadece müfredatı sayesinde bile her zaman zirvede kalabilecek program.
gürgen öz diye meleyen arkadaslar var, aynı anda diger bir kanalda program meletiyor, inanın bana programı çeken kameramanlar bile sıkıntıdan istifa nokrasındadır herhalde, usta çırak ilişkisi bu olsa gerek, bırak okan, bırak gürgen, bırak bu programları yayınlayan yayıncılar, bırakın.
not: haftaya ferhat güzel i bekliyoruz ailece gülüyoruz, aglanacak halinize.
saçmalamaktan saçı başı dağılmış insanın sunduğu program. tamam farklı şeyler yapayım, yaratıcılık sınırlarını zorlayım diye kasıyorsun da insan biraz evrende kapladığı hacimi bilmeli...
mesele şu, sen zekisin ama, kendince, ülke meseleleri ile, türklük ile, ekonomi ile ilgili akıl vermeyi kes, sen insan davranıslarından bile haberdar degilsin, bohem olmaya çalışıyorsun aynı anda türklük ile ilgili akıl vermeye çalışıyorsun, o konuda da bir agbiye özeniyorsan onu bilemem ama, övdügün/kutsadıgın insanlar ugur dündar gibi, sözüm ona güvenilir aa hep yalan haberden, patron tetikçiliginden suclu/sabıkalı kişiler, bir türlü dogru agabey i de tutturamıyorsun, bir conan oda işinin en iyisi, benzerlik çok gözü çarpıyor bari onun yaptıgı egreti dansı yapmada, biraz fark olsun.
nedense bir takım düşündüklerini herkesin onaylayacağını ya da her düşündüğünün kesin kes doğru olacağını düşünen(bak hala düşünüyor) insanlar tarafından sürekli kötülenen programcının programı. nedir bu kötü niyet anlamış değilim.
yahu değerli eleştirmen yazarlar. soruyorum size. o mükemmel cevap yeteneğinizle, mükemmel düşünme yeteneğinizle bir cevap veriverin şu zavallı arkadaşınıza. türkiye şartlarında bu program gibi bir program var mı? veya şöyle soralım. bu program kadar mantıklı şeyler yaparak ve de gerçekçi şeyler yaparak ve de kişilerin yalaması olmadan, insanları sadece albüm vs. reklamı için çağırıp pohpohlamayan, götlerini yalayıp yutmayan, seyirciye her konuk için ayrı ayrı "gerçekten en iyisi" gazı vermeyen başka bir program daha var mı? peki konuk ettiği sanatçıların samimiyetine inanmayıp onların içlerindeki gerçeği su üstüne çıkarmaya çalışıp, üstelik de bunu yüzüne karşı yapan başka bir program var mı?
ne bekliyorsunuz anlamış değilim. yani okan bayülgen'in ağzından çıkan her cümlenin sizi kahkalara boğmasını mı bekliyorsunuz? yapılan her şeyin, dekorundan tutun, çalınan müziğe kadar, kameramanından yönetmenine kadar programın her şeyinin ve her yerinin sizi altınıza sıçtırana kadar güldürmesini mi bekliyorsunuz?
olm bi kendinize gelin lan. bakın bi etrafınıza. sadece türkiye'den bahsetmiyorum aloo. emmy ödülü alan late night with conan o brien ı bir karşılaştırın bakalım mesela disko kralıyla. bir bakın ya, ikisini peşpeşe bir izleyin. aradaki farkı görüp de "lan harbiden lan" diyeceksiniz ben garanti ediyorum.
öyle okan bayülgen'in orasından burasından espri eğlence falan fışkıracağını zannediyorsanız, uyumadan önce bi sigara için. rüya görmenize izin vermiyor.
dünya şampiyonu boksörümüzü tanımayan türkiye nin sözüm ona en büyük şov programı yapımcısı, okan bayülgen. nedemekse sürekli bir " almanya da tuvalet temizleyenler şimdi başarıları yakalamaya başladı" masalı, sanırım bir almandan daha türk bir yaklaşım degil, onlara acıyarak bakma durumu, tüm bu rezillikten sonra, birde "türkler, biz türkler, bilmem ne türkler " diye sürekli bir rezil tiplerden türk çıkarma çabası, fırat dogru söylüyor, sokakları süpüren bir çöp görevlisi isen bile, iyi milliyetci bir vatanseversen, işini iyi yaparsan milletine faydalı olabilirsin, sen yılların şovgmeni, safiye soyman dan, mustafa topaloglun dan, ebru destan dan, (haftaya size söyleyeyim, tostumu yedim gel diyen kadın manken in ismi neydi mutlaka o konuk olacak), medet uman, sürekli bu aşüfteleri pazarlayan, sözüm ona güya akıllı insanlara, üniversite gençligine yapılmış bir programda tek eksik çakma burt reynolds dı dün sagolsuyn onu da gösterdi bizlere, kim bu insanlar, türkiye deyince sen bu rezilleri çıkarıyorsun kimden ne bekliyorsun birde kendi çok matah gibi biz türkler diye cümleler gırla gidiyor, geç azizim, sen tarkanla dalga gececek kişi degilsin, tüm ibneligine ragmen yine de işini iyi yapan bir kaç kişiden bir tanesi.
sonra programdaki tiyatro kutsanma halini de çok yadırgıyorum, sacma insanların sanatı tiyatro, taklitci, rezil kişiliklerin kendi kişiligi ile degil başkalrını taklit ederek ekmek yiyen, utanmaz insanların meslegi tiyatro, insan haysiyetine yakısmayan bir meslek bence, ikinci sınıf yardımcı erol günaydın ı oraya oturtup, bir şeyler söyletmek, 80 yaşında programdaki 20 yasında kızlara agzının suyu akaraka bakan seninde adamın yüzüne dedigin gibi gecen programda pinpon bir tip, türk yaslısı, sakalını koyar haccına gider insana benzer, 80 yasında kılsız ibneye benziyor sakalsız yaslılar, pinpon sözünü kaldırdı bunu da kaldırır herhalde.
sizler türklükten ne anlarsınız, sizler kimsiniz, sıfatınız iki tiyatro metni okumaksa eyvalla. erol günaydın her agzını açtıgında gelen konugunu asagılayan bir tiyatro eskici, dekor gibi, sandalye gibi, daha karakterli degil.