27.12.2009 tarihli en rezil programlarından birine imza atmıştır. okan yine konuk seçimlerin de yanlışlık yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. 2 hafta önce en güzel programlarından birine imza atarken okan bayülgen bugünkü programı o kadar sıkıcı ve rezildi.
her bölümde teknik ekipten birer kişinin deşifre edilmeye başlandığı, abazan genç kızlarımızın arayarak "şunun sesi çook güzel, bu çok yakışıklı, kız arkadaşı var mı acabaa?" şeklinde izdivaç programına dönüştürdükleri programdır. ama hakkını verelim, aytuğ harbiden yakışıklı çocukmuş, işini biliyor bunlar.
nihat doğan: - arkadaşlar ne söylesem gülüyorsunuz, bari cümlemi bitireyim öyle gülün.
koltuktan zıpladım yeminne. ayrıca sanki okan yine içeriden birini arattırarak nihat'a üstü kapalı ayar mı çekti ne ya da bana öyle geldi bilemiyorum. yine efsane filozofumuz nihat doğan çernobil faciasında kameralar karşısında çay içen tarım ve köyişleri bakanını şikayet etti. e be gülüm senin üye olduğun partinin adamları kuş gribi bu ülkeyi kasıp kavururken mecliste tavuk döner yemedi mi, domuz gribi aşısının yan etkileri bu ülkeyi sarsarken üye olduğun partinin sağlık bakanı ekran karşısında aşı olmadı mı? bari bir halt yedin tart, ölç öyle dile getir. unutmadan bir de şöyle bir şey demişti, "aydınlar niye konuşmuyor onlar konuşmayınca ben konuşmak zorunda kalıyorum" evet aydınlarımız konuşmuyor çünkü onlar suikast sonucu susturuldu. uğur mumcu, ahmet taner kışlalı, bahriye üçok, necip hablemitoğlu ve daha bir çok aydın konuşmuyor, konuşamıyor nihatcım.
aracılığıyla nihat doğan hakkında fikir sahibi edinmiş olduğum programdır.
daha önceden *, kötü bir izlenim uyandırıyordu nihat doğan bende. yapmacıktı, karaktersizdi, vesaireydi. ama dün geceki bölümü izledikten sonra, nihat doğan'ın düşündüğüm gibi biri olmadığını anladım.
bu adam saf bence. sadece saf. he bir de duygusuz. duygularını belli etmiyor. mesela bir bölümde, okan tarafından susturulduğunda, çok sinirlendiğine eminim *. ama adam gayet sakin durdu, tavrını bozmadan devam etti. safın lügatımızda iki tane anlamı olduğunu da biliyoruz. belki ikisini birden, belki de sadece birini taşıyor kendileri.
türkü söylemeye başladı bi' ara, seyirci bir bölümde alkışladı. ondan sonra seyirciye dönüp sordu; "beğendiniz mi" diye. işte o zaman bu izlenim oluşmaya başladı bende, program boyunca da hal ve hareketlerine dikkat ettim, gerçekten düşündüğüm gibiymiş.
abicim, adam türkücü bir kere. programa çağırmışsın, çekmiş kravatını, giymiş ceketini, fiyaka yapıp gelmiş. bunun adamın mallığıyla ne alakası var? ağır abi durumlarında adam. e sen ne bekliyordun ki? burak kut gibi janjanlı kıyafetlerle, sonradan katılan yönetmen abimiz gibi kot pantolon - tişörtle mi gelecekti?
okan neden böyle bayık adamları çağırmışmış...
kendin demedin mi kardeşim okan yaşlandı, eskisi gibi program yapamıyor, ayar veremiyor diye? adam da tuttu, bahsettiğim gibi saf olan bir adam çağırdı, belki de antrenman yapmak, eski formuna tekrar kavuşmak için.
nihat doğan'ın arada ateşe ateşle karşılık felsefesiyle, birkaç ayar girişimi oldu. mesela; "pis hippiler, siz, küpe takanlar; hepiniz topsunuz olm" mealine gelen "en azından küpe takmıyorum" cümlesini kurup, delikanlılığından dem vurdu, "o da televizyonda gösteriliyor, bu da. neden konuşmuyoruz dizileri?" diyerekten, doğru sayılabilecek bir yere parmak basarak, okan'a lafı giydirmeye çalıştı. ama okan çakal, nihat ise sadece bir kuzu burada.
bir de burak kut hıyarı var orada... töbe yarebbim.
sen çok farklısın sanki. seninle de en az nihat doğan kadar t.şak geçiliyor, en az nihat doğan kadar, senden de nefret ediyorlar. kendini daha iyi mi zannediyorsun ki?
burak kut un rock söyleyeceğim diye kendini yırttığı yeni albümünde ki birbirinden boktan şarkılarından birer kuble okuduğu okan ın yalandan muhteşem harikulade diye pofpofladığı program olmuştur. ama tabi ki geceye damgasını vuran nihat doğan dır. telefonla bağlanan seyirci nihat bey sizin özlü sözleri hergün kullanıyoruz diye makara yaparken nihat teşekürlerini sunmuştur.sütüdyoda ki seyircininde sürekli gülmesi nihat ı iyice çileden çıkarmış arkadaşlar ota boka gülüyonuz demeye getirmiş gerekli dersi vermiştir.* çernobilden 1071 e kadar bütün konulara duyarlı olduğunu vurgulamıştır.gene takdirimizi kazandın lan.* ve en güzeli program marsis le hayat bulmuştur.
(bkz: http://www.youtube.com/watch?v=Y0myCt1qNek)
son yayınında nihat doğan'ın ak ak ak ak diye kürtçe türkçe ingilizce malca yazılan bir şarkıyı okuduğunda salonun coştuğunu gördükçe o üniversitelilerin yerine utandığım bir program olmuştur. nihat artık seçimlerede girer akça pakça yakışır.. burak kut'u nihatla kıyaslamakta bu şarkı kadar saçma, yazık, gereksiz..
nihat doğanın her söze atladığı ve kürtçe türkçe rap ve destansı şarkısına tepki gösteren bayan misafire 'sapla samanı karıştırma' diyerek gayet çaresizce cevap verdiği evlere şenlik,gecelerin vazgeçilmez tadı olan tv programı.
nihat doğan'ın son şarkısını medya arkasında görmek istiyordum. ona katlanabilirdim belki. ama bütün program sözlerini çekmek hem yer yer bi git dedirtti, hemde güldürdü. o çıkan karadeniz rock grubu çok iyiydi. soul kitchen filminin tanıtımı da gayet başarılıydı.sonuç olarak beğendim, ama kedisini rakibim olarak gördüğüm için iki puan veriyorum.
burak kut bence artık gidip rock müzik yapanları dinlemeli yada programlarda sunuculuk falan yapmalı .tamam rock müzik yapıyorum diyorsun bağıracaksın elbet ama kardeşim yırtmayacaksın salakmıyız yaa adam kendi şarkısının sözlerini bile unutuyorsa detone olması zaten normaldir,okan'nında onu abartması yokmu temelli öldüm bazen dozunu harbiden kaçırıyor . pes doğrusu diyorum..
ıq seviyesinin meydana çıkmasından endişe eden isanların izleyemediği tek programdır. bu programı izleyemeyenler genelde kendilerini rahatlatmak adına gündüz abuk programlar izlerler. ve sonunda çok zeki olduklarına kanaat getirirler.
seyirci koltuğunda oturan insanlara bakıldığında türkiye'deki en kaliteli seyirciye hitap ettiği görülmektedir. seyirci grupları arasında sözlükler vardır. sözlük insanları bir şeyler hakkında fikri olan insanlardır, boş adam değillerdir. üniversite öğrencileri vardır. bunlar kısa süre sonra önemli yerlere gelme potansiyeli yüksek insanlardır. en önemlisi gençler izler bu programı. türkiye'nin belki de en genç kesime hitap eden programıdır. ama genç dediysek taksimdeki emolar, varoştaki davarlar izlemez pek. bu programa bok atanlar da "okan bayülgen çok kendini beğenmiş oğolum"dan öteye gidememektedirler, gidemezler.
okan bayülgen in saçma sapan insanları çağırıp, dalga geçerek * sürdürdüğü bir program olmuştur. bu şekilde kendimi bildim bileli severek izlediğim okan bayülgen imajını zedelemiştir. hele o nihat doğan denilen yaşam formunu programa davet edip te, sırf ehehe mehehe yapmak için, malum partinin propagandasının yapılmasına göz yumması iyice sinirlerimi bozdu. o geceyi belki marsis uğruna affedebiliriz. ama türkiye deki belki de tek kaliteli programın bu şekilde bitişe yaklaşması üzücü.
bu akşam yayınlanmayacak olan program. yerine kill bil 2 filmini izleyeceğiz. ben disko kralını tercih ederim ama yine boşu boşuna bekleyen olmasın. sonra 1 e kadar bekleyip nereden okan demesinler. *