nihat doğan: - arkadaşlar ne söylesem gülüyorsunuz, bari cümlemi bitireyim öyle gülün.
koltuktan zıpladım yeminne. ayrıca sanki okan yine içeriden birini arattırarak nihat'a üstü kapalı ayar mı çekti ne ya da bana öyle geldi bilemiyorum. yine efsane filozofumuz nihat doğan çernobil faciasında kameralar karşısında çay içen tarım ve köyişleri bakanını şikayet etti. e be gülüm senin üye olduğun partinin adamları kuş gribi bu ülkeyi kasıp kavururken mecliste tavuk döner yemedi mi, domuz gribi aşısının yan etkileri bu ülkeyi sarsarken üye olduğun partinin sağlık bakanı ekran karşısında aşı olmadı mı? bari bir halt yedin tart, ölç öyle dile getir. unutmadan bir de şöyle bir şey demişti, "aydınlar niye konuşmuyor onlar konuşmayınca ben konuşmak zorunda kalıyorum" evet aydınlarımız konuşmuyor çünkü onlar suikast sonucu susturuldu. uğur mumcu, ahmet taner kışlalı, bahriye üçok, necip hablemitoğlu ve daha bir çok aydın konuşmuyor, konuşamıyor nihatcım.