zerre sevmediğim basketbol oyuncusu. ama hakkını vermek gerekirse, takımını sırtlayan, son saniyeye kadar maçı kovalayan, takımını ateşleyen ve eli ısındığında durdurulamayan bir adam. helal olsun ne diyelim.
bir alman bu kadar yetenekli olamaz diye düşünülesi, polonya asıllı olduğu öğrenince rahatlanılası, efendi basketbolcu. almanların ne kadar kütük olduğunu öğrenmek için alman basketbol milli takımının diğer elemanlarına bakmak gerekir. en iyi ikinci adam patrick femerling. femerling ne lan? messi'yle baki mercimek gibi.
nowitzki'nin nba de şuana dek sadece birkaç oyuncunun ******* icra edebildiği 5x5 performansı gerçekleştirmeye en yakın oyuncu olduğunu düşünüyorum. emekli olmadan çek bi 5x5 dirk. *
tanıdıgım ilk günden bu yana, benim koyu bi dallas taraftarı olmama neden olan kişi. son dakikalarda takımı üstlenmesi ve pes etmemesi tam bir azim ve mücadeleci kişilik örnegidir. ne kadar yazsak yine aynı sonuca varacagız. o bir efsane.
erik spoelstra gelsin bizim mahalle takımımızı yönetsin dedirten adam. nasıl dedirtti peki bunu? resmen ağzına sıçtığı miami savunma şablonunun. biz de spoelstra için bunu dedik. evet biz dedik. peki biz kimiz? basketbolseverler. ama biz basketbol seviyoruz. takım ruhunu, takım oyununu seviyoruz. superstarların üzerinden, bireysel yeteneklerin üzerinden oynanan smaç yarışmalarını değil. bugün nowitzki'nin yaptığı bireysel yetenek değil mi diyeceksin. oyunun son bölümünde takımının lideri olduğu için sırtladı sadece. misal o 3lüğünde ondan daha müsait bi arkadaşı olsaydı ekstra pası yapacağından adım gibi eminim.
gel gelelim o wade den de lebron dan da daha büyük. bunu bu maçtan dolayı söylemiyorum. şova kaçmaz. çünkü bilir ki ne kadar artizce bir smaç vurursa vursun, bu smaç herhangi bir boş turnike ile aynı sayı değerini taşıyor. küstahlığı yoktur. sert faul yapmaz. rakibine son derece saygılıdır. gelelim oyununa. süpermanyak orta mesafesi var dememe gerek yok. işin garibi bu adam marion ları, chandler ları bu kadar büyük oyuncu yaptı. nba finalde maçın belli bölümlerinde takımlarını sırtlar hale geldi shawn marion, tyson chandler gibi oyuncular. dirk'ün belki bir şampiyonluk yüzüğü yok ama bu onun şampiyon olmadığı anlamına gelmez.
yüksek fundamental sahibi alman yıldızın en önemli özelliğinden birisi de alman disiplininden dolayı pes etmemektir. dallasın yıllardır en önemli parçası olduğundan artık takıma da aşıladı bu özelliğini. karşımızda oyunun son bölümlerinde inanılmaz seriler yapan bir mavs var. oklahoma serisinde gördüğümüz bu olayı bizlere dün gece de izlettiler.
son olarak nowitzki gibi, kidd gibi, marion gibi, peja gibi yıllarını nba e vermiş, çok önemli maçlar oynamış, önemli yerlere gelmiş ama kaderin cilvesi midir bilinmez makus talihini bir kez olsun yenememiş, şampiyonluk yaşamamış elit oyuncu topluluğunu can-ı gönülden destekliyorum. sadece modern basketbolun gereklerini yerine getirdiklerinden dolayı değil, biraz da duygusal yönünden dolayı dallas'ın şampiyon olmasını istiyorum. *
miami- dallas maçında, 15 sayı açılan farkı, üstün bir başarı ile kapatmış takımın mimarıdır. son anlarda attığı bir üçlük olayı bitirmiştir. finaller 1- 1 oldu.
miami heat takımını severim evet.
fakat sırf bu sezon verdiği mücadele için dallas'ın şampiyon olmasını istememe sebebiyet vermiş üstün alman teknolojisi.
sakat sol el parmagina ragmen bu aksamki * macta son sozu soylemeyi bilmistir. 3 sayilik, penetre felan demeden dallas'in son 9 sayisini atarak galibiyeti ve serideki esitligi dallas'a getirmistir.