"Dinleri şöyle ayırmak mümkün. Dinlerin kimi, insanlığın yaşamına bütünüyle el atmıştır. Dünya yaşamını yatak odalarına varıncaya kadar girmiştir. Yahudilik ve islam böyledir. Kimi de bu kadar el atmamıştır, sadece inanç dünyalarında vardır. Ama, bir ceza hukuku, bir miras hukuku, bir devletler hukuku, bir bilmem ne hukuku türünden şeyleri yoktur. Hıristiyanlık böyledir. Ben, insanlığın yaşamına bütünüyle el atmış olanları, insanlar için daha zararlı görüyorum. Aslında, hepsi, bana göre, binlerce yıl öncesinin düşüncelerini, inançlarını taşıyıp getirmekte birleşiyorlar. Biri falanca diyor, biri filanca diyor, sözler değişiyor ama, öz değişmiyor. Hepsi aynı kalıptan".
hristiyanlık'tan tutun da islamiyet'e, yahudilik'e kadar, bana bir örnek gösterin ki katliamla gerçekleşmesin? inanmayanları öldürmek ne kadar logicaldır sormak isterim..inanılmaz zeki ve yetenekli biri kendini iki yıl kapatsa odaya, otursa kitap yazsa; sonra en yakınlarından başlayıp ben peygamberim diye etkilemeye başlasa, bana böyle böyle vahiy geldi dese, başlasa görüşü için insanları biçmeye, din diye bellediği olguyu yaymak istese inanır mısınız ona? inanmazsınız değil mi? hatta küfür edersiniz hatta bazı yobazlar öldürmeye bile çalışırlar o adamı, çünkü hazreti muhammed ben sonum diyerek kıvrak bir zekaya sahip olduğunu göstermiş..ama hazreti muhammed bunu yapmadı mı, inanmam diyenleri kılıçtan geçirmedi mi? ya da haçlılar, onbinlerce insanı katletmedi mi? inanılan dinler de bu şekilde genişlemedi mi? o adamın yapacağından ne farkı vardı bunların?
endüstri devrimine kadar yani 19. yüzyıla kadar dünyada ki bütün savaşların cıkma nedeni dindi! düşünsenize bu kadar yüzyıl insanlar bu meret için boş yere savaşmıs ve ölmüş! şimdi belki savaşların amacı niteligi degişti ama bahane olarak yine din mevzusu ortaya cıkıyor yani her şekilde insanlıgın başına dert bir olgu ama kimin umrunda kim sorguluyor ki! böyle gelmiş dogrudur böyle gider mantıgıyla ömürler geciyor...ah su insanlık yok mu ne zaman adam olur cok merak ediyorum...burdan bob dylan ın imzalı sözlerle veda etmek istiyorum:
daha kaç can canından geçecek
cana yetinceye dek?
daha kaç el boş açılsın göğe
göğermedikçe yürek?
(bkz: blowin in the wind)
bir cok eski kaynaga gore cıkışı insanların korkularıyla birlikte olan hede.ilk insanların doğada gördüğü her şeyden korkması üzerine sığınacak bir şey aramaları onları bir mutlak güce yönlendirmiştir bu savlara göre.sonra en büyük en ulaşılmaz olan güneş i tanrı yapmışlardır,sonra güneş batınca "bu ne lan,tanrı dediğin batmaz,skerim böyle işi" diyerek ay'a yönelmişler, e sonra o da batmış tabi. sonra böyle ne görürlerse artık..
e sonunda da günümüzdeki halini almış din kavramı.Çok acayip.
* 70 yaşındaki belçikalı bir tanıdığım konu hakkında "amına koyiim aynı allah'a inanmıyoz mu,ne skime sidik yarışı yapılıyor anlamıyorum,ırakta sünnilerle şiilere ulan aynı dine inanan adamlar nası birbirine düşüyor diyoruz,e biz de aynı allah'a inanıyoruz biz niye birbirimize düşüyoruz" demiştir.
ülkemizde, hala ortaçağ tarzı işleyen sistem. ortaçağ avrupasında, incil'in halk diline çevrilmemiş olması dolayısı ile insanların kiliselere körü körüne bağlanması ve kiliselerin otorite merkezi olması, günümüz türkiyesini oldukça andırmakta. bizde, din ve kutsal kitabı halk tarafından bilinmesine karşın, hala bazı insanlar, dini sömürebiliyorlar. şeyhler, şıhlar, tarikatlar kol geziyor. insanlar, başka bir insanın allah, ve arkadaşlarının da peygamberler olduğuna inandırılabiliyor ülkemizde. gerek ülke kurulduğundan beri, muhalefet hep "din" üzerinden yapılıyor ülkede. bu yolla hala insanlar oy, destek toplayabiliyor. bir gün, ülkemizin bu ortaçağ karanlığından kurtulması dileğiyle.
din allahin kullari için çizdiği çerçevenin adıdır. bu çerçeve insanların allahı bulmaları, tanımaları ve daha önemlisi bulduktan sonra keybetmemeleri için çizilmiştir. bu tanımda kastedilen elbette semavi dinlerdir.