bu harika dünya'dan ayrılma korkusunun ortaya çıkardığı bir üründür. "bir gün öleceğim, yok olacağım" düşüncesine karşı çıkmaktır. ölüme direnmektir. sonsuza dek yaşama isteği, sevdiklerinden ayrılmama isteğidir. ama avuntu olmaktan ileriye gidememiştir. yapabildiği en büyük iyilik * kapitalist düzenin sessiz sedasız büyümesine bakakalmamızı sağlamış olmasıdır.
günümüzde bireysel bir inanç sistemi olmaktan çıkıp toplumsal bir dogma halini almış olandır... dini inançlar toplumlarda* yıkılması hatta sorgulanması bile imkansız tabular heline gelmiştir. sürekli dillerde dolaşan "inanç özgürlğü" ise artık içi boş ve propaganda kokan bir kavramdan başka bir şey degildir. zira artık din toplumsal bir değer haline gelmiştir ve dini inançlar öncelikle toplumsal bir filtreden geçirilmelidir. zaten artık dini inançlarınız konusunda yargılanmak için kıyameti beklemenize de gerek yoktur çünkü ilahi yargı organı olma görevine soyunan kulların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. artık neyin günah neyin sevap oldugunu yargılayan tanrı değil kullar olmuştur. ne diyelim hayırlısı... bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete...
hayır o değil de bir zamanlar tanrı ile kul arasına girilmez derlerdi. neyse biz yine sürüden ayrılmayalım da kurtlara yem olmayalım.
din ; dünyanın neresinde olursa olsun en büyük sömürü aracıdır,ortacagda papazlar dini kullanarak inanılmaz bi rant elde etmiştir, aynı şekil de tbmm nin secdigi son halife de bu durumu kullanarak rant elde etmiş lakin başarılı olamamıştır.
hindistan da ise , müslümanlar ve hindu lar arasında ingilizler dini sömürü olarak kullanmiştir. kurban bayramlarında kesilen kurbanları, hint halkına kutsallarınızı kesiyolar vs diye ayartmış ic savaş cıkarmıştır.
ülkemiz de de bu dururm böyledir, din bir siyasi ideoloji gibi kullanilip,milyonların oylarini alip iktidar da kalma cabasi icinde olanlar vardir.
esasında iyi fikirdir, cünkü en ateist adamin bile bir dini yönü vardır.
haşhaş bitkisi tarlasında zararsızdır, ama siz onu oradan koparıp işin içine insan eli ve aklı sokup uyuşturucu haline dönüştürüseniz zaralıdır; bu haşhaştan börek yaparsanız lezzetli bir besin elde etmiş olursunuz. işte sorun bu: din'nin nasıl kullanılıdığı! böreğe tat katması için kullanılan bir malzeme mi; yoksa uyuşturucu yapımının temel maddesi mi? insan eline geçen herşey gibi din de yozlaştırılmış, kim şeytanların elinde canavara dönüşmüş ve belki de insanları uyutmanın en başarılı iksiri olmuştur.
insanın kutsal saydığı gerçeklikle ilişkisi; bu ilişkinin çerçevesini oluşturan inançlar, öğretiler, değer yargıları, davranış kuramları, tapınma biçimleri ve kurumsal yapılar.
her ideoloji ya da insan yönetimi sistemi çağın gereklerine göre diyalektik kurallar içinde kendini geliştirip, birikerek ilerleyemez ise çökmeye ve yok olmaya mahkumdur. dinler bu yok olma sürecine girmiş olup kuzey avrupa'da yok oluşu tamamlamak üzeredir. kuzey avrupa gençlerinin (18-30 yaş arası) sadece %7 gibi bir inanan oranına sahip olması bunun bir göstergesi olarak görülebilir. dinler eğitim ve yaşam standardının yükseldiği yerlerde aynı oranda küçülmüşlerdir.
pek yararlı bulmadığım şey.cok iyi bir araç birçokları için, dünya ya belirli bir ahlak duzeni oturtmuştur belki ama bu kadar kana ölüme değermiydi, başka bir yolla yapılamaz mıydı bu?
tanrı ve kul vardır; -her insan eşittir, dil, renk ve ırk ayrımı yapılamaz-
tanrıya inanıyorsak bazı dinlere uyan kuraller dahilinde tanrıya yaklaşabileceğimiz safsatalarının sıralandığı ve her insanın tanrı nazarında eşit olduğu bir evrende, tanrının bize verdiği akılla bile varlığını her yerde görebileceğimize rağmen sadece insanların anlamsız biçimde bir şeylere aittlik kavramı için dahil olma arzularıyla sığındıkları kavram.
inançlar bütünüdür. semavi dinlerde iman esastır. iman etmek gayba dair bir inançtır. islam hiç bir şekilde iman esaslarına doğrudan, beş duyuyla idrak edilebilecek kanıtlar göstermez. kendilerine kitap gönderilmemiş veya kitapla peygamberle yolu kesişmemiş kişilerden de yaratıcıya iman etmeleri beklenir. kanıtı olan bir şeye iman edilemez. kanıtı olan bir şey zaten imtihan unsuru olamaz.
bir dinin mensuplarının dinlerine vakıf olmamaları dinin gereksizliğinin yada dinin gerçekliğinin değillenmesini ortaya koymaz. türklerin sağlıklı düzeyde matematik bilmemeleri matematiğin saçma sapan ve de gereksiz kurallar bütünü olduğunu ortaya koymadığı gibi. bilakis bu türden iddia sahiplerinin sapla samanı birbirine karıştırmış, yüzeysel çıkarımlarınınn bir örneği olabilir ancak.