Insanları yönetmede en kullanışlı araçtır. Insanların duygularını bu şekilde çok güzel sömürebilir, emellerinize alet edebilirsiniz. Kısaca din insanları ayıran bir seperatördür.
ister inançlı ister ateist olsun tüm insanlarda var olan bir yaratıcıya inancın varlığını gördüm.
bu bağlamda ritüelleşmiş inanc sistemi denilebilir özetle.
edit: imla
"din afyondur"culara göre din çağın en büyük icadıdır. 19. yüzyıl sloganlarını aşamamış bu körpe beyinlere gülüp geçtikten sonra kendi tanımımıza geçiyoruz. din; kendi özgü epistemolojik ve etimolojik yöntemleri olan, "fizik"ten bağımsız müstakil bir alanı olan; tanrının insanları sevk ve idare ettiği kurallar bütünü, ahlak sistemidir.
karl marx'ın dediği gibi din bir afyondur. evet insanları ve onların beyinleri uyuşturuyor. öyle ki insanların din uğruna yapmayacakları şey yok. kendilerine işkence yapmak, başkaları öldürmek hatta kendi çocuğunu kurban etmek gibi. ayrıca din olgusu sadece "islam" olarak algılanmamalıdır din genel bir düşüncedir. yeryüzünde yüzlerce din vardır. birde dinlerin çıkar boyutu vardır. hiçbir din öldürmeyi emretmediği halde, dinde zorlama olmaması gerektiği halde haçlı seferlerinin veya cihad anlayışının olması dinlerin insanların nasıl belli kişilerin çıkarı uğruna kullanıldıklarının göstergesidir. eğer din olgusu ve cennet vaadi olmasaydı neden binlerce insan gereksiz yere göz göre göre ölüme gitsin?
din, insanları iyilige iten iç huzurun saglanmasında , birlik ve beraberlik ruhunun çok kolay şekilde bir çatı altında toplanmasına sebebiyet veren önemli bir birleştirici etkendir.
insanların bir başka otorite tarafından kendilerine emredilse eninde sonunda isyan edecekleri yasak, kural, dayatmalara sakince, gönülden, içtenlikle boyun eğmeleridir.
"insan içinde yok edilemez bir şeyin varlığından sürekli emin olmadan yaşayamaz; ancak gerek bu yok edilemez şey gerekse de bu güven kendisinden daima gizli olabilir. Bu sürekli gizliliğin kendini açığa vurma yollarından biri, kişisel bir tanrıya inançta kendini gösterir."
Kafka.
insanın iki temel güdüsü saldırganlık ve cinselliktir tezinin sakatlıklarını ortaya koyduğumuzda bu yazılanların hepsi bir hikayeden ibaret kalacaktır.
insanın temel güdülerinden olan cinsellik ve saldırganlığın yanı sıra sevmek ve kendini güvende hissetmektir.
kendini güvende hissetmeyen hiçbir insanın aklına cinsellik gelmez. idam öncesi cinsel fanteziler kuran insana rastlanılmamıştır.
freud kesinlikle önemli bir sosyal bilimcidir ve ortaya koyduğu bir çok temel kavramın yanı sıra cinsellik konusundaki aşırı yorumları bir çok saygın bilimadamınca da eleştirilmektedir. bir sosyal bilimci freud sosyal bilimlerin gelişmesini geciktirmiştir ifadesini rahatlıkla kullanabilmiştir örneğin. bence biraz insafsız bir eleştiri faydası da şüphesiz çoktur freud'un.
demekki çorabı tekrar söküp tekrar dikmemiz gerekecek.
insanın temel güdü ve ihtiyaçlarının allah inancına eğilim oluşturması bir pencereden yaratıcının varlığına delildir,
diğer bir çerçeveden olmadığına. benim çerçevemden insandaki sığınma ihtiyacı ve kendini güvende hissetme olgusu vahiyle sunulana karşı bir iç zemindir. bir yaradılış duygusudur. diğeri de doğanın yarattığı der ancak buna.
şimdi bir civatanın monte edilmesi için uygun bir yer varsa şayet, bu yer kendiliğinden böyledir ve civata diye bir kavram üretiliyor da denilebilir, bu civatanın varlığına delil olarakta algılanabilir. civataya ulaşmak ise sınırlı bir süre sonra ancak mümkün olacaktır.
-din nedir?
+bunun için önce insanın en temel güdülerine bakalım.insanın en temel iki güdüsü vardır,biri saldırganlık biri cinsellik.
Bir insan bunlarda başarılı oluyorsa kendini mutlu eder.Yok eğer bunları sağlayamaz ise içine kapanır kendini ezik hisseder.
Tabiiki kendini ezik hissettikçe güçlüler tarafından daha çok ezilir.Ve bu öyle seviyeye gelir ki artık güçlülerin tarlasını sürüyor meyvelerini onlara topluyor hale gelir.Bu aslında ilk köleliğin ortaya çıkışıdır.
herneyse bu ezik insan kendini aslında efendisinden daha güçlü bir varlığa inandırmaya başlıyor.bu da tanrı düşüncesini ortaya koyuyor.
tabiiki o zamanın insanında betim yeteneği zayıf olduğu için tanrıyı ancak kaslı ve sakallı yani heybetli bir adama benzetiyor ve ona tapıyor. tabi bu daha karmaşık bir konu ama pagan dinlerinin ortaya çıkışına dair ufak bir bilgi vermiş olalım.
şimdi asıl bizi ilgilendiren günümüz monoteist dine gelirsek.
farkettiniz mi bilmem ama monoteist dinler ortaya çıktığından beri sürekli din savaşları oluyor ve binlerce kişi ölüyor.
çoğu hükümdar cihat ı bahane ederek başka ulusların yurtlarına dalıyor ve ordaki tarih kitaplarını değiştiriyor vs vs.
din insanın insanı görünmez ile tehdit ederek köleleştirmesidir.
din insana var olup olmadığı bile meçhul olan sonsuzluk yalanına bürünmüş bir hayat uğruna bilinci kadar gerçek olan dünya hayatını harcamasını söylüyor.
din insan sürülerinin hem kırbacı hem afyonudur.
din mükemmeldir ama zararlıdır.
ilk insanlar doğadaki olaylar karşısında son derece çaresizdi. depremler, sel, felaketler, şimşek, gök gürültüsü gibi afetler insanları etkiledi. korku, beraberinde açıklama zorunluluğu da getirdi. önce güneşe, aya, ateşe, hayvanlara tapıldı. fakat insanlar gördü ki bu olaylar devam ediyor. sonra değişimler olmaya başladı. insan aklı ilerlemeye başladı ve cisimlerin tanrı olamayacağını anladılar. o zaman görünmeyen bir ilah arayışına girdiler. önce çok tanrılı dinler vardı, zamanlar bu tanrılar bire düştü. fakat son yüzyılda bilim alabildiğince ilerledi. bizler artık depremin nasıl oluştuğunu biliyoruz. ona karşı önlemler alıyoruz. yine bu olaylar karşısında çaresiz kalıyoruz ama en azından tanrı kızınca bizi cezalandırdı demiyoruz. din zamanla yerini salt bilime bırakacaktır. belki yüz belki iki yüzyıl sonra insanlar bugün inanılan şeylere gülecek. çünkü bilim bize bütün soruların cevaplarını verecektir. o zaman da din ile açıklama ortadan kalkacaktır.
din, insanları kontrol etme biçimidir.
insanların topluma zarar vermesini engellemek için çok etkili bir yöntemdir. kutsal atfedilen kitaplarda cehennem çok güçlü tasvir edilmiştir. insanlar böyle bir azabı çekmektense seve seve inanırım diye düşünüyor. fakat hala kötülük var. din bunları engelleyemiyor. dindar gibi görünen insanların yaptığı pislikleri herkes bilir. fakat sıradan, eğitimsiz insanlar için din gereklidir. islam da bu şekilde oluşmuştur. bozulan toplumu din, ayağa kaldırmış ve gittikçe büyümüştür.
din, kendi arasında mantıksızdır.
sürekli değişmiştir din. kıtada kim etkili olmuşsa onun söyledikleri din kabul edilmiştir. fakat bu dinlerin birbirine bakışı son derece komiktir. hepsi, kendi inançları dışında olanların cehennemde yanacağını söyler. bu büyük bir mantıksızlıktır. inanacak olsak hangisine inanacağımızı şaşırırız. evet bu ülkedekiler inandıklarının son din olduğunu söylüyor. fakat bu onlara göre doğru. başka dine inananlar da tıpkı müslüman gibi konuşuyor. yani kendi kendilerini yalanlıyor.
din, aileden gördüğünü devam ettirmektir.
başka ülkelerde doğsaydık ne olacaktı diye çoğu insan düşünür. ama din, buna da bir cevap bulmuştur. 'siz şanslı insanlarsınız'. bu çok komik bir laf. bunu papazlar da imamlar da söyler. peki onlar neden şanslı ya da neden şanssız. tanrı eğer varsa, ve doğru din islamsa, ben de roma'da doğduysam ne olacak? tabi ki bir hıristiyan olacaktım. bunun aksini kimse söyleyemez. dünyadaki din değiştirme oranlarına bakarsanız dediğim daha iyi anlaşılır. yani annenden ne gördüysen onu devam ettirirsin. bu din için büyük bir çelişkidir.
bu şekilde daha bir sürü yazdığım madde başlıkları var ama önemli gördüklerim bunlar.