insanlar inanıyor mu sanıyorsun. insanlar sahipleniyor.. dinleri,değerleri,yani ''kutsal'' dediği herşeyi.. oysa yer yüzünde kutsal olan yada olmayan bir şey olabilir mi.
--spoiler--
"inanç" ve hissedilen maneviyat ile uzaktan yakından ilgisi ol(a)mayan konsept. insan zihninin ürettiği en taşşaklı propoganda aracı.
çünkü olayı şöyle görmek gerek; bilinmezlerle dolu bir dünya yaşamı düzleminde, bir insanı; hatta çok daha fazla insanı (toplu olarak) kontrol etmek adına "bu kısacık hayatın bir gün sona erecek, ama sonrası sonsuz yaşam, iyi ya da kötü... seçim senin. dediklerimi yaparsan sonsuz saadet, eğer tersine gidersen sonsuz ızdırap" demekten daha iyi bir metot geliştirilebilir mi, hep birlikte göreceğiz.
insanı güdüleyen en güçlü duyumsamalardan biri korkudur. en güçlü korku bilinmezin korkusudur. en bilinmez olanı da, ölüm. ötesi.
fazla zeki.
--spoiler--
itü sözlük'ten aynen alıntı. magick adlı yazar ben miyim acaba lan?
düşünce sınırları oluşturan ve insanı korku yolu ile ikna eden öcü. korkarak nasıl sevelim. severek sevmek lazım. bu şekilde anlatınca da ateist falan diyorlar. yok lan öyle bir şey. herkesin vicdanı var. vicdan içimizde, bize bu doğru, bu yanlış diyen ses değilmi ?
din, kulüpleşme, egemen güç olma, yada güncel şekli ile cemaatleşme olunca, soru işaretleri artıyor.
bak hele sen neler yazmışsın ? sen nasıl böyle şeyler düşünürsün diye kızmak ta: yobazlık oluyor.
Çok karışık bir olaydır aslında.Tarihde din uğruna yapılan olaylar çok fazladır.En büyük savaşlar din uğruna yapılan savaşlardır.2 taraf da Allah için savaşır.Günümüzde dini başka tarafa çekselerde,dinden faydalanarak insanları sömürselerde,herkesin dini kendine.
bilimin b'sinin olmadığı bir zaman diliminde, güneşe, aya, denize, suya vb. çevre faktörlerine tapılırdı. bilim ile birlikte çevre faktörlerinin etkisi sorgulandığında ve azaltıldığında ise, manevi bir kudret yani etkisi silinmeyecek bir hissiyat yerleşti.
din, bilim ile bugünkü seviyesini almıştır. kısacası; din, peygamberlerin korkularını ve insanları etkileme yöntemlerinin bütünüdür. daha kısa bir ifade ile ise; din, peygamberlerin korkusudur.
bir toplumu toplum yapan en önemli olgudur(karl marks).ayrıca yine aynı kişinin söylediği "din insanın afyonudur" kelimesi sürekli olarak kesik aktarılmış,devamında :"afyon hastalığı tedavi etmez,ancak acıyı hafifletir." dediği sürekli göz ardı edilmiştir.aptallıktır akıllılıktır orası fazlasıyla izafidir.ancak ortadaki gerçekliği görmek gerekir.bu konuyla ilgili zıt fikirlerin tartışması hiçbir zaman ilerleme yaratmaz zira kabul noktaları taban tabana zıttır.
din salakları kandırmak için yapılan ve bazı çevrelerin çıkarlarını sağlamaları için kullandıkları akıllı yöntem.allaha inancın olsun yeter be kardeşim gerisi boş açılmışsın kapanmışsın sorun değil, sorunu yaratan herşey bu pezevenklerin uydurduğu şeylerdir.
mantıklı birşey olsa, daha bebekken başlatılmazdı öğertilmeye. çocuğun büyüyüp kendi kavramasına izin verilirdi. e madem mantıklı, bırak kendi bulsun. neden beynini yıkıyorsun çocuğun? bu öylesine bir beyin yıkamadır ki hemde, kişinin ileride bunu sorgulamasına bile izin vermez. e dinlerinde olayı budur zaten. müslümanlıkta ergenlik bitene kadar günah yazılmıyor değil mi çocuğa? e neden kendi öğrenmesine izin vermiyorsun? çünkü biliyorsun ki, 15 yaşından sonra o çocuğu böylesine saçma bir olguya inandırabilrme ihtimalin yok. bir oyun oynansa. 20 yıl boyunca hiç bir çocuğa 15 yaşına gelene kadar dinden bahsedilmese, 20 yıl sonunda yeni nesilden bir tane dine, tanrıya inanan adam kalmaz. idda edildiğinin aksine din mantık yolu değil, saçmalıklar büzmesidir. ha kötü birşey midir? değildir. zamanında insanlar dinler sayesinde yola sokulup, sapkınlıklardan uzak tutulmuştur. dinler, zeki adamların yazdığı, zekice kitaplardır. ama kutsal değillerdir. kutsal diye de bir şey yoktur zaten.
insanları dünyada birbirleri ile barışık şekilde yaşamalarını sağlayan uyuşturucudur.
ya da
insanları dünya ve ahirette mutluluğa götüren ilahi kanunlar bütünüdür.
aşırılık yapılan şey karıştırılmaktadır. ibadetde aşırılık yoktur. algılayışta vardır. sabaha kadar ibadet eden birisi kimseye zarar vermez ama yanlış anladığını sabaha kadar birine anlatan sevimsiz olabilir
Şöyleki;Arkadaşınızla siz bir ormanda giderken önünüzde bir ağaç belirir ve siz bir ağaç gördüğünüzü söylersiniz.Arkadaşınız ise görmediğini söyler.Arkadaşınız,Aslında ormanda yürüdüklerini,çevredeki kuşların,börtü böceklerin,otların ve kokuların varlığını aslında orada gerçekten bir ağaç olduğunu,sürekli yaşar,beyni meşguldür,tam olarak herhangi birşeye odaklanamaz.Ama siz ise kendinizden emin,öyle yada böyle birgün bu hayatın son bulacağından emin adımlarla yürürsünüz.