Hiç vasfı olmaya partiyi ken çiftliğine çeviren kendi içindeki muhalifleri hain ilan eden yada partiden ihraç eden anti demokrat yönetim sergileyen halkı ikna etmek zorlanan konuşurken kesiciye giren gençlerin önünü kapayan düz yolda düşen tek başarısı hükümete ortak olması. ülkücülerin Akp li olmasında büyük rol sahibi olan tükürdügünü yalayan tatlı su milliyetcisi.
ileriki yıllarda yaşayan biri olsam ve kendisini tarih kitaplarından, belgesellerden araştırsam okuduklarıma inanmazdım herhalde. milyonların gözü önünde ak dediğine kara demek, küfür ettiği kişi ile kol kola girmek... imkansız gelirdi herhalde bana ama malesef ki bu tarihe tanıklık ediyoruz. çocuklarıma-torunlarıma anlatmaya utanırım, sorarlarsa yokmuş gibi davranırım.
iktidar olmadan muktedir oldu mu bilmiyorum hani o tartışılır, çünkü el sikiyle gerdeğe girmek deyimi de duruma uygun.
Ama şunu demeye geldim; Kendisi de bilgilendirildi konu hakkında, akp teşkilatı çoğu yerde kendi teskilatının altıni oyuyor. Mhp'nin hala guçlu oldugu tahmin edilen yerlerde (ki yok oyle bir dünya) mhp'ye de sallıyorlar. Tugrul türkeş ittifakin bitecegini bizzat dedi ki zaten yerel secimlerde bunun sürdürülmesi mümkün değil.
Mhp geri dönülmez bir tasfiye sürecinde şu an. Fakat eğer kendisinin daha büyük bir oyunu yoksa bu tasfiye işi tahmin edilenden cok daha kısa olacak. Yazık tabi 50 yillik partiye.
Her gideceği yere 06 MHP 01 plakalı Mercedes ile giden genel başkan.
Uçak ve helikopter fobisi olduğu, Yazıcıoğlu suikastinden sonra tamamen hava araçları ile ilişkisini kestiği biliniyor.
başbuğ türkeş'in oğlu tuğrul bey mhp ile ittifakın zaten seçim sonrası biteceğini söylemiştir. yüzde 99 ihtimalle af çıkmayacak.
çıkarsa cumhur ittifakı kaybedecektir. bunu ak parti kanadı iyi bilsede devlet bey'in bile bile, göre göre bu işi körükleyip halkın cumhur ittifakına olan güvenini sarsması hayret vericidir.
devlet bey'in deyimiyle ''kader mağdurları'' birçok insanın canına, malına, namusuna göz diktikleri için hapisteler. benim başıma böyle bir olay gelseydi, bir sevdiğime zarar veren adam birkaç ay yatıp çıksaydı gidip hiçbirşey olmamış gibi cumhur ittifakına mı oy verecektim?
devlet bey hapishanede yatan suçluların ve ailelerinin dualarını alacağım derken, hapistekilerin zarar verdiği, ağlattığı ailelerden beddua alacak.
devletinin, milletinin yanında olmuş türkmen beyi.
ancak, af çıkışları fazlasıyla yormuştur. ittfak'ın dağılması sonucu baraj altı kalacak milliyetçi hareket partisi'nin geleceği için af çıkışlarına bir son vermesi gereklidir.
4-5 tane ülkücü kabadayı dışarı çıkacak diye binlerce katil, hırsız, tecavüzcünün dışarı çıkmasına göz yummak bu milletin dengesini bozar.
malum rahşan affından sonra bu ülkede neler yaşandı herkes gördü. kendisi o gün yaşananları bizden daha iyi hatırlar. biz o zamanlar daha küçüktük.
kısacası af çıkışları milletin huzurunu bozmakta, cumhur ittifakına olan güvenini sarsmaktadır.
devlet bey en kısa sürede af söylemlerini bırakmalıdır.
kendisine kukla diyen yavşaklar; ulan siz değil miydiniz enver paşa' yı 3 defa rezil, 5 defa vezir eden. devlet adamlığı, ülke için her şeyden vazgeçmektir. bahçeli yi tarih kahraman deyu yazacak ve sonunda hepiniz devlet bey diyeceksiniz. milliyetçi hareket devlet aklıyla yönetilir, ülkü ocakları da her zaman devletinin yanındadır. ancak burdan atıp tutarsınız burjuvanın paralı hesapları.
Muhtemelen bayramdan evvel affı çıkartacak muflis siyasetçi.
Kendisi ve partisi için şöyle bir gelecek var; 24 haziran= yüzde 5-6 ve bir grup iki kelimeyi yanyana geitrmeyen milletvekili. Akabinde akp ile olan ittifakin bitimi. 19 mart yerel secimleri= basta adana ve mersin olmak üzere tüm büyük belediyelerin kaybı. Devaminda veya yerel secimle aynı anda gerceklesecek ilk genel secim = %3. Secim baraji degismezse bundan böyle tabela partisi.
Anlaşılan o ki devlet bahçeli ve onun eksenindeki kitle nişanı kaçırmış ama düğüne takı takmaya gidecek!
Tabi türk milleti güzel bir bilezik takacak kendi arasında söz-nişan-düğün yapanlara. Merak etme reyis sandığa gömüleceksin.
Ülkü ocaklarının başında askerliğini bedelli yapmış milletvekili adayın sağa sola sataşmaya ülkücülere saldırmaya devam etsin. Cevabınızı alacaksınız!
Milliyetçi hareketi milliyetçiliği ayaklar altına alan güruha yedirmeye çalışanlar ülkücülere aleni biçimde "hayvan" diyenlerle kol kola olanlar ne davadan ne ilkeden ne doktirinden bahsedemez!
Eskiden istanbul’da Eminönü - Karaköy arasında yolcu taşıyan kayıkçılar, müşteri beklerken kendi aralarında kavgaya tutuşurmuş. Durup dururken çıkan kavgada sesler yükselir, kürekler havaya kalkar, sağa sola savrulurmuş. Kavga çıkınca etraflarında toplanan halktan bazılarının kafasına kürekler iner, ama kürekler ne hikmet ise kavga eden kürekçilerin hiçbirinin başına değmezmiş. Bu kavga daha sonra denizden karaya taşınmış ve yankesiciler, cami önünde kayıkçı kavgası benzeri düzmece kavgalar ile halkı çevrelerine toplayıp soymayı adet edinmiş.
Buraya kadar olanı, kıyıdaki tablo. Bir de denizde kapışmaları varmış kayıkçıların. Kayık denen meretlerin yapısı gereği suyun içinde her yanı ayrı oynar. Kavga etmek mümkün olmaz. Zamanının kayıkçıları da kendileri suya düşmemek için kavga ettiği kişiyi kuvvetlice iteleyemezlermiş. Kibar kibar birbirlerini dürter, gayet sinirli olmalarına rağmen komik bir görüntü ortaya koyarlarmış.
Kavga varmış gibi bir görüntü ama sonucu sıfırdır.
Birden ortaya çıkıp af konusunu ortaya atması ve bu konuda ısrarcı olması irrite edici. Hele hele bu af açıklamasını yaparkenki konuşma tarzı irrite edici.
Adalet bakanı bugün gündemimizde af yok demiş sanırım yavaş yavaş ipler kopacak yerinden.