gerekircilik, hakikatte idealist söylemdir. olasılığı dışlar, kategorik nedensellik. marksist materyalist diyalektik,gerekirci bağlamın idealist-metafizik bağlarını çözer.
nedensellik evrenseldir, ama nesneldir. maddi manevi hayata bilinmez eklenti değil, maddi hayatın ırasıdır. gerekicilik bağlamı dar anlamda amaçlılıkla sınırlı değildir. kedi fareyi tutuyorsa, kedi fareyi yakalamak için yaratılmışlık gibi saçmalığı reddeder. nedensellik kaba zorunluluk değildir, maddi hayat olasılığı, rastlantıyı bağrında taşır. ama rastlantı her şey değildir. buradan zorunluluğu dışlamak da imkansızdır. maddi hayat zorunluluğu hemde güçlü taşır.
bu bağlamda neden sonuç ilişkisi birbirinden kopuk değil, iç içe, birbirinin üstüne devrileen, belirlerken belirlenen bağlamda ele alınır.
bilimsel bir metod olarak ele alınırsa harika şükela çok şeker bir bakış açısıdır (hoş kuantum burda da sikip attı ya neyse). ancaak iş felsefeye dökülürse orada determinizm sıçmaktadır 20. yüzyıl felsefeleri zaten determinizmi alaşağı etmiştir ancak idealist kesim ısrarla bu yoldan ilerlemektedirler ve insanların kafalarını ütülemektedirler. hasılı evet bir şeylerin nedeni olabilir ancak bu her şeyin bir nedeni olacağı anlamına gelmemektedir. şans-tesadüf-absürt-anlamsızlık da evrenin olgularındandır ve yabana atılmamaları gerekmektedir.
laplace şeytanı teorisiyle zirveye ulaşan akımdır. kısaca determinizm; hiçbir şey belirsiz değildir, her şey kendinden önceki sebebin bir sonucudur, biz bu sebebi bilsek de, bilmesek de demektedir.
bu alandaki önemli isimlerden biri olan ilk istatistikçi diyebileceğimiz Abraham De Moivre ölümüyle(kendince) teorisini doğrulamıştı. bütün verilere sahip olduğumuz taktirde herşeyi hesaplayabileceğimizi savunuyordu.
Hayatının son dönemlerinde her gece fazladan 15 dakika uyuduğunu fark etmişti. Eğer uykusu her gece 15 dakika uzuyorsa, 24 saat uyuduğu gün ölecekti, De Moivre bu günü 27 Kasım 1754 olarak hesapladı ve o gün öldü. Tabii ki bu teorisini tam olarak kanıtlamaz, ama doğru ölçümlerin yapıldığı zaman her şeyi tahmin etmenin mümkün olduğunu gösterebilir.
ikinci dünya savaşı sonucunda filistin dolaylarında ülke kurmaya çalışan (oldukça başarılı olan) yahudilerin en çok kullandığı yöntemdir ve ne kadar etkili kullandıklarıda günümüzde belirgince görünmektedir. kelime anlamı olarak geçmişi yorumlayarak geleceğe yön vermek denilebilir
nedensellik. sebep sonuç ilişkisi. askıda kalmış tüm konuların içeriği. evrim teorisi, kuantum mekanigi gibi teori ile kanun arasında sıkışmış durumların ironisi.
ilköğretim ve üniversite de görülen tüm derslerde işlenen konuların bileşkesi, hayata dair yaşanan ve yaşanacakların izdüşümüdür.
determinizm her yerde vardır. lakin bunu gerçekleştirmek için insan faktörünü devreden çıkarmak gerekir. bir şeye %50, %60 diye ihtimal verebiliriz. bu da belirsiz olur. geleceği ön görebilmek için, veya olacak her şeye bir anlam yükleyebilmek için o anda her şeyi bilmek gerekiyor. bunun için de insan faktörünü devreden çıkarmak şart.
belirsizlik ilkesiyle karşı çıkılan felsefedir aynı zamanda. kuantum fiziğinde heisenberg'in Belirsizlik ilkesine göre, bir parçacığın etmeni ve konumu aynı anda tam doğrulukla ölçülemez. bu nedenle de bir nevi determinizm çürütülür.
kısaca hiç birşeyin şans veya rastlantılar ile olmadığına inananların yaptığı akımdır deriz lastik gibi bir cümle olur o yüzden açalım:
deterministler hiçbir şeyin belirsiz olmadığına inanır; herşey kendinden önceki bir sebebin sonucu olarak ortaya çıkar, ama biz bu sebebin ne olduğunu bilemeyiz. ancak biz sırf bu sebebi bilemiyor, bulamıyor veya hesaplayamıyoruz diye, sonuca şans eseri oluşmuştur diyemeyiz. belki olan olaya etki eden bir çok sebep vardır, aklımızın alamayacağı kadar fazladır belki, bunları hesaplamamız elbet bir insan için olanaksızdır. ancak bunu bulabilmek, kesin sonuca ulaşmak imkansız değildir.
misal, bir hedef ve bir tüfeğimiz var, ikiside aynı yükseklikte ancak silah hedef ile çok alakasız bir yere bakıyordur. silahı ateşlediğinde hedefi vurma olasılığı vardır. eğer vurursa bunun şans ile alakalı birşey olmadığını anlamak için ermeye gerek yok. rüzgar, mermi ağırlığı, mermi hızı, hedef uzaklığı gibi bir çok sebebin bir araya gelmesiyle sonuçta vurulması imkansız gibi görünen bir hedef vurulmuştur.
mesela bir bozuk parayı attığımızda yazı yada tura geleceğinin şansa bağlı olduğunu söyleriz. çünkü ne geleceğini bilemeyiz bunun sadece olasılığını hesaplayabiliriz deriz. ya yazı gelir ya da tura. olasılığı 1/2 dir deriz. ancak bu paranın elimizden çıkış hızını, atılış açısını, elimizin yerden yüksekliği, rüzgar veya hava akımı, paranın ağırlığı gibi nitelikleri hesaplarsak paranın yazı mı tura mı geleceğini kesin olarak bilebiliriz.
tahmin edilebilir, kestirilebilir sonuç. imanlılarda bulunan kabul. indeterministler imansızlardır. einstein deterministtir, var olanın, yaratılmışın keşif kolu olduğunu söyler. bir de dine sirayet etmiş israilliyat benzeri oyun türünde mefhumların benzerlerinin cirit attığı bilimsel alanda kullanılan fenomenlerle ortaya çıkan çabalar, çakma kaynaklarla kişi karalamalar, kimlik sunmalar vardır ama, çocuklar bilmez.
Ahlaki seçimler dahil bütün olayları, özgür iradeyi ve insanın başka türlü davranabilmesi olanağını dışlayan, önceden varolan nedenlerce belirlendiğini savunan kuram. Bu kurama göre evrenin tümüyle ussal bir yapısı vardır; belirli bir durumun eksiksiz bilgisine sahip olmak, o durumun, geleceğine ilişkin yanılmaz bilgiyi de olanaklı kılar.