sabiha gökçen hanım efendinin ellerinden öpülesi şekilde görevini yaptığı, isyan edenlerin aklını başından alan katliam değil isyan bastırma olayıdır.
Edit: şu ana kadar 3 vatan haini saydım, ne kadar çok eksilenirse o kadar iyi. Bu ülkede isyan edenler canından olur, akıllı olun, bir daha olsa da keşke bombalayan pilot ben olsam olayıdır.
atatürk'ün vur emrini verdiği iddia edilen vahşet! diri diri yakılan insanların karşılarında sigara içen askerlerin keyif çattığı katliam. hamile kadınların süngülerle karınlarının deşildiği felaket. sonucu binlerce maktul'ün olduğu acı hadise.
yapıldığı dönemde celal bayar ın başbakan; adnan menderesin ise bölge müfettişi olduğu katliam. hani şu demokrasi kahramanları olanlar var ya, ha onlar işte.
bu vakaya katliam değil harekat diyenler de var. 13 000 insanın -ki bunların yarısına yakını sivil- öldüğü bir olaya katliam değildir demek nasıl bir aklın mantığın ürünüdür be kardeşim.
Öncelikle dersim katliamı değil dersim olayları.
Bir insanın bagzı şeyleri kavramayabilmesi için bağzı terimleri bilmesi gerekir.
ORDU: ülkeyi iç ve dış tehditlrer karşı koruyan askeri güç.
isayn: toplum içinde blirli bi gurubun mevcut rejime karşı ayaklanması karşı çıkmasıdır.
Dersim olayları bir isyandır ve devletimizde isyanı bastırmak için günün koşullarıla elde olanı kullanarak bu isyanı bastırmıştır.Resmi olmayan kaynaklara göre 13 000 insan ölmüş ve bir o kadarıda ülkenin değişik bölgelerine sürülmüştür.
edit: bir insanın öldürülmesinde hoş bişey yoktur kim olursa olsun ama bazen olaylar bunu gerektirir..
Dersimliler vergi ve askerlik tanımıyor, yaptırım için gönderilen jandarmayı pusuya düşürüp hepsini öldürdükten sonra, üç jandarmanın kafasını kesip saçlarından ağaca asınca olaylar azıyor. Acaba suçlu kim? Ne kadar suçlu? ne kadar suçsuz?
isyanmış... dersim kanunu 1935 yılında çıkarılmış. metafizik güçleri olan devletlularımız 2 yıl sonra isyan çıkacağını önceden bildikleri için dersim kanunu çıkarmışladır. he isyan canım isyan!
ölen sivillerin yanı sıra ölen askerlerin de ele alınması gereken durumdur. eğer olaylar bu denli vahim bir hale getirilmişse bunun sorumluluğu illegal davranan kesime yüklenmelidir. katliam deyip damgalamak, kalıplaşmış ön yargılarla fütursuzca serzenişlerde bulunmak kolaydır. tüm bu duygulardan arınıp nesnel bir anlayış ortaya koymak günümüzde de açık bir şekilde görüldüğü üzere zordur.
devlete isyan ve bununla birlikte silahlı mücadele herkesçe bilinir ki büyük suçtur. bu olayda olduğu gibi bundan sonrası için de böyle bir durumun tekerrür etmesinin sonuçları kesinlikle saptanamaz. böyle üzücü olayların bir daha yaşanmamasını temenni ederiz.
isyan etmek insanın ruhunda vardır. haksızlıklara, zulümlere isyan etmeyen bir insan hayvandan farksızdır. tümevarırsak isyan etmeyen toplumlar varlığını devam ettiremezler. isyan insanlık vasfıdır. ayaklandılar diye bir toplum kadınıyla çocuğuyla katledilemez. isyan etmek suç değildir kaldı ki hiç bir suç ta öldürmeyi açıklayamaz, gerektirmez.
genelde kürt milliyetçilerinin hakkında hevesle konuştuğu isyandır. halbuki az namus ve şeref olsa bazı şeyleri yalanlamayıp doğrularını söyleyebilirler. peki bunlar nedir?
-devletin o zorlu yıllarında dersim'e yaptığı ve yapımına devam ettiği devlet binalarını( hastane, hükümet konağı ,okul...) yakan şerefsizler, en büyük zararı kendi halklarına vermişlerdir. sonuçta bu hizmet binaları oranın insanına hizmet edilmesi için yapılmış, fakat şimdi olduğu gibi o zaman da mevcut olan namussuz zihniyet kendi halkına götürülen hizmeti yakmayı tercih etmiştir.
-bu kamu binalarında çalışan memurlara kötü müdahale, taciz gibi durumları yaşatmışlardır.
-ilginçtir ki karakolda şehit ettikleri askerlerden de hiç bahsetmezler.
sen devletin insanı (insanı diyorum!) için yaptırdığı binayı yakıp yıkacaksın da devlet sana yaptırım mı uygulamayacak? sen devletin askerini vahşice olmayacak hayallerin için katledeceksin de devlet sana yanıt mı vermeyecek? sen devlete meydan okuyacaksın da devlet sana karşı susacak mı?
be köpekler, öldürülen isyancının eşi çocuğu var da öldürülen askerin eşi çocuğu yok mu? az bir namus olsa da olayı gerçek haliyle anlatsanız. bu tipte sempatizan sloganlar atanlar kendi ırkları için en büyük belalar. dersim isyanı zamanında da en büyük belaydılar, şimdi de en büyük belalar. kendi ırkına hayrı olmayanın türk milletine hayrı olmasını beklemek de saçmalık tabi. isteyen istediğine inansın. yazılı tarih dağda götünüzden uydurabileceğiniz hafiflikte bir şey değil...
dersim isyanının bastırılmasında emeği geçen şerefli insanların hepsinin ellerine sağlık, ruhları şad olsun.
belli inanç ve etnik kimliğe karşı yapılan sistematik katliyam aynı zamanda kız çocukları subaylara evlatlık olarak verilmiş ciddi bi rakam ise farklı yerlere sürgün edilmiştir, birleşmiş milletlerin soykırım tamına uyuyor gibi.
insanın insana yaptığı kıyımdır. bence tabii. ulusun geleceğini düşünen adam için bir isyan bastırma yöntemidir, ona da bir şey diyemem ama bana deseler ki 13 bin (sadece kayıtlara geçen ölümler) kişiyi öldür ulusunu kur, yapamam belki de, öyle bir ulus devlet istemiyorum derim. belki 3 aylık bir bebeğin üzerine bomba bırakırsam devamı gelir, bilemeim şimdi. belki de haklı şu "bu ulus kurulmalıydı ağbi" diyenler. belki de ağlamalıydı analar ama ben 70-80 yıl sonra buradan bakınca şahsen bebeği, kadını, çoluğu çocuğu katleden bir anlayıştan ulus istemiyorum. ki aynı zihniyet 60 darbesine çanak tuttu, 27 nisan muhtırasına destek verdi, diyarbakır cezaevinde insanlara bok yedirdi, insanları asit kuyularına attı, kubilay olayını bahane ederek hacıya hocaya dünyayı zindan etti, istiklal mahkemelerinde insanları hukuk dışı yollarla katletti, 28 şubat'ta halkı hortumladı, yine inançlı insanları okullardan attı, ermeni sürgününü tertipledi, nazım hikmetleri, necip fazılları cezaevlerinde çürüttü. karar veremedim, analar bazen ağlamalı mı, bazet hayvandan daha aşağı olmalı mı insan? belki de bir ulus "yaratmak" için olmalı ha, ne dersin?
bu hazin olaydan 70 yıl sonra bu ülkenin devlet kanalında belgeseli yayınlandı. az önce biten belgesel bildiğin anlattı katliamın boyutlarını. çocukların çukura atılıp makinalı tüfeklerle taranmasından, erkeklerin üzerine gaz dökülerek diri diri yakılmasına...
tarihi bir adımdır bu türkiyede türkiye için. ve bir gün ermeni tehciri de böylece belgeselleştirilerek trt de yayımlanacaktır.
peki ya o insanların günahı neydi? peki ya bunca sene "yok öyle bir şey" öğretisiyle yetişip hayatı boyunca öyle inanan ve inandığını savunan her yaştaki okul çocuklarının?
not: katliam yapmak, bir isyan bastırma biçimi değildir!
binlerce cami satıldı, yıkıldı, meyhane, kerhane yapıldı. ezan değiştirildi, islam harfleri kaldırıldı, kuran yasaklandı, islam ı çağrıştıran her türlü kıyafet yasaklandı. dininden, maneviyattan uzak bir millet ortaya çıkartılmak istendi. esas iradeleri, islam ı tamamen ortadan kaldırmak yönünde idiyse de, elbette bunda muavfak olamadılar. hülasa binlerce islam alimi de katledildi. onlar şehid oldular ama en büyük zarar, atasının mezarını okumaktan aciz, 200 kelimeyle konuşan, ezberletilmiş palavraları, yalanları tarih diye bilen bir nesil kaldı zamanımıza.
fevzi çakmak diyor ki "tek bir vakit namazım kazaya kalmadı" bir allah cc dostu da diyor ki keşke tüm namazların kazaya kalsaydı da bu din i mübin i islam bu hallere düşmeseydi, onu müdafaa etseydin.