Çift anlamda kullanılan bir sözcüktür.
1. Güç, takat, mecal.
Örn: o kadar yorgunum ki konuşmaya dermanım yok.
2. Çare, deva, şifa.
Örn: derdini söylemeyen derman bulamaz.
yüzündeki zaman
söylüyor ayrıldığımızı
biliyorum, sözcükler sonradan gelir
anıların direnme gücü erteler kaçınılmaz olanı
çok zaman önceydi bütün bunlar
şimdi ne zaman iç çeksem uçurum kanı
biliyorum, kimse derman olamaz düğümlenmiş koynuna
biliyorum, yara gibi işliyor her ayrıntı
biliyorum, çapraz ateş altında
alçıya alınmış günler, saydam saatler
hiçbirşey yetmiyor zamanı aşmaya
biliyorum, denize baksam seni anlarım
oysa bilmiyorsun, bir zamanlar ben de aşıktım ona.
Tatminkâr bir sonla bitmeyen 83 yapımı türk filmi tarık akan hapise girer mürüvvet ebeninse köydeki görevi bitmiştir mürüvvet şeyhmus u ziyarete gider ve gideceğini söyler film burada biter.
hülya koçyiğitin ve tarık akanın başrollüğünü üstlendiği süper ötesi film. filmin müziği yeni türkünün mamak türküsü müziğidir. ağrının aladağ eteklerindeki yakınca köyüne tayini çıkan mürüvvet ebenin hikayesidir derman...tarık akan ın bir kaçağı canladırdığı film defalarca izlense yine de doyulmazdır.