Türkiye'nin en aptal toplu ulaşım sistemine sahip şehri...
50 Belediye otobüsüne sahip, nüfusu 600.000'e dayanmış bir şehir, dolmuşlarda tek hat sistemi var ve bir yerden bir yere gitmek için çok şanslıysanız, tek araçla gidersiniz... onun dışında en az 2 araç kullanırsınız.. Dışardan gelenin; "nereden geldim" deyip bir türlü sevmediği, Denizli halkının ise adeta taptığı bir şehir. Şehirdeki aksaklıklardan şikayet edip daha iyi bir yol sunsanız bile o aksaklıktan 1. dereceden muzdarip olan bir Denizlili "yiğitliğe b.k sürdürmemek için" size çıkıp "beğenmiyorsan def ol git" dediği, Öğrenci'nin direkt olarak (bazılarını tenzih ederim) ticari mal gibi görüldüğü, ev fiyatlarının içinde yaşayan öğrenci sayısına göre değiştiği, hatta "Öğrenciye 500, aileye 350" gibi ilginç ev tarifelerinin bulunduğu, öğrenciye potansiyel tehlike, ahlaki çöküntünün bir numaralı sebebi olarak bakıldığı, hayatın gece 11'de bittiği, ulaşım sisteminden başlamak üzere köklü değişiklikler, reformlar yapılması gereken (hem de acil olarak) bir ege şehri.
doğalgaz döşeme çalışmaları nedeniyle her tarafın toz içinde olduğu şehir. Bir çok yolu bu inşaatlar dolayısıyla kullanılmamaktadır. Ayrıca şehrin göbeğinde yapılan havuz inşaatı nedeniyle şehir harabeyi andırmaktadır ki bu görüntü misafirleri yanıltmamalıdır.
(bkz: her şey güzel olacak)*
denizli'de doğup büyüdükten sonra, üniversite eğitimi için istanbula gelen insan, "oh be kurtuldum bu salak yerden" der. aradan zaman geçer ara sıra gidilir arkadaşlarla buluşulur ama istanbul'un en sevilen yanı ona dönüşlerdir. en sonunda gün gelir ailen denizli'den taşınır ve işte büyük boşluk. nerdeyse bütün hayatını geçirdiğin, küçümsediğin, kaçmak istediğin o şehir gözünde ve kalbinde çok ama çok başka bir yere taşınır. üzülmek bile gelmez elden orda bir denizli vardır uzakta gitmesen de görmesen de orda...
yıllarla beraber çok gelişen memleketim, horoz heykelini görmekle her daim sevindiğim, yazları gidilince sıcaktan pişilen dağın eteklerinde kurulu şirin kent, ayrıca gobekteki heykelde de gösterildiği gibi Kurtuluş Savaşı sırasında düşman işgalinde olmayan, efelerin kentlerini savunduğu ** güzide şehrimiz
bu şehir ki kızı tozu horozu ile tanınır. geçmiş zamanda şehrin dört yanının bataklık olduğu rivayet edilirdi bu bataklıklarda yaşayan uğursuz domuz hayvanı geceleri şehre inerek ahalide rahatsızlık zuhur ettirmekteydi ki bu yüzden bu canım şehre domuzlu, dengizli, donguzlu gibi olmadık adlar takılarak ticaretin gelişmesi sağlanamamıştı. amma ve lakin, medeniyet geliştikçe bataklıklar kurutulmuş miskin domuz hayvanından da kurtulmuştur bu canım şehir, böylece tarım gelişmiş ipekli, pamuklu dokuma yaygınlaşmıştır. *
adı denizli ama denizi yoktur. bir zamanlar tekstil ile ülkemizin gözdesi halindedir. ama şu sıralar tekstil can çekişmekte. çin yüzünden. çok özlediğim memleketim.
Not: Memleketime kavuşalı 4 yıla yaklaştı. Denizli'ye kavuştum ama sevdiklerim nerede?