kesinlikle hatalı bir sistemdir. sürekli olarak bilinçsiz çoğunluğun isteklerini türkiye'nin kaderi haline getirir. sorgulama kapasitesini düşürür. demokrasinin evrilmesi gereken sistem kriterleri olan yeni bir demokrasidir. örneğin benim görüşüm ilkokul mezunu (8 yıllık eğitim) olmayanların oy kullanamaması öncelikli bir durum.
ayrıca, kişilere genel vatandaşlık bilgisi tarzında bir sınav sistemi de getirilmeli ve bu sınavı geçemeyenler kesinlikle oy kullanamamalı, kullanabilenler de belli puanların belli katsayılarına göre kullanabilmeli.
bilenle bilmeyeni ayırmadığınız sürece vizyonsuz kütlelerin kurbanı olmaktan başka çareniz olmaz ve tabi bu vizyonsuz cehaletin kurbanı olmak istemeyecek olan dolu kişiler beyin göçü yaparak dışarı gider, ülke giderek karanlık hatların içerisinde kalır. bunun önüne geçilmelidir net.
türkiye'nin ağzına sıçan ve sıçmakta olan bir sistem, aklını kullanamayan moron beyinlilere oy hakkı tanıyan sistem. belki de atatürk'ün bu ülkeye attığı en büyük kazık, bilinçli veya bilinçsizce.
Tarih göstermiştir ki, herhangi iki demokrasi
birbirine neredeyse hiç savaş açmamıştır.
Geçmiş savaşların hemen hemen hepsi demokrasisi olmayan iki ülke
arasında, ya da demokrasiye sahip bir ülke ile demokrasisi olmayan bir diğer ülke arasında çıkmıştır.
Genel olarak, savaş ateşi, düşmanı şeytan gibi gösteren kışkırtıcılar
tarafından kolayca körüklenir. Ancak bir demokraside
savaş ateşini beslemek çok daha zordur; çünkü canlı bir
basın, muhalif partiler ve savaşta kaybedecek çok şeyi
olan rahat bir orta sınıf vardır.
Kuşkucu bir basın ve çocuklarının neden savaşa gittiğini bilmek isteyen anneler
olduğunda, savaş ateşini körüklemek zordur.
bu yüzden demokrasimize sahip çıkmalıyız, hayırlı referandumlar olsun.
Demokrasi Batı'nın istediği ülkede istediği adam başa gelene kadar insanları katlettiği, o ülkeyi yaşanmaz hale getirdiği yöntemin adıdır. Eğer ülkeniz zengin yeraltı kaynaklarının üstünde ise birgün size dedemokrasi getirmek isteyecektir,
hazır olun. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1403716/+
doğru uygulanmadığı takdirde dünyanın en kötü yönetim biçimidir.
(bkz: türkiye)
doğru uygulandığı takdirde şu hak ve özgürlüklere sahip olabilirsiniz;
- basın özgürlüğü
- ifade özgürlüğü
- eylem ve protesto hakkı
- din, inanç özgürlüğü ve saygı
- kadın-erkek eşitliği
- sansürsüz internet
ve daha sayamadığım aklıma gelmeyen bir sürü özgürlük... kısaca demokrasi kişisel özgürlüklere
en saygılı, insan haklarına ve rahat yaşama en uygun yönetim biçimidir.
çakma demokrasi adı altında gizli diktatörlükle yönetildiğinin farkında olmayan çomarların
demokrasiyi beğenmemesi normaldir. okuyun, araştırın, yukarda örnek verdiğim ülkelerin
refah seviyesi ve vatandaşlarının sahip olduğu hakları öğrenin.
o zaman anlarsınız nasıl bir ülkede yaşadığınızı...
en çok sahip olduklarını iddia eden ülkelerde eksikliği vardır.
bugün en çok lafını yapan, sözde savunmaya, yaymaya çalışan abd -bana göre!- çok da öyle demokrasi anıtı değildir. sadece bunun pazarlamasını iyi yapar. yumuşak güç meselesi..
bir kere gelir dağılımında uçurum fark olan bir yerde "demokrasi" olsa ne olur, "insan hakları" olsa ne olur?
hukukun üstünlüğüne bağlı kalınsa da kalınmasa da demokrasi çoğunluğun inançsal kesişim kümesinin bireye uyguladığı faşizm olacaktır. hukuk dediğimiz şey de inançtır. kimisi toplumda yaşaması gerektiğini düşündüğü için bunu kabul eder ve bu faşizmi kabullenir kimisi de toplumda yaşamanın gerekliliğinin bir uydurmaca olduğunu düşünerek bunu kabul etmez ve kendisi olmayan herkese savaş açar.
Kotunun iyisi bir yonetim bicimidir.
Hic bir sistem, demokratik bir secimde cogunlugun azinligi ezmesini butunuyle engelleyemez. Hic bir demokratik sistem, insan unsurunun yarattigi yozlasma sebebiyle tam demokratik degildir. Keske 300 sene yasasam da, devletlerin gerzek insanlar tarafindan degil de yapay zeka tarafindan yonetildigi gunleri gorsem.
başı ayak yapan ayağı baş yapan sistemdir. toplumlar da insanlar gibi organizmadır. başının üzerinde durmuyorsan bi zahmet kafanla da yürüme. toplumda her insanın iradesi aynı işlevde değildir. toplum yönetmek için belli bir önder sınıf şarttır. bu kapitalistlerde genelde aristokrat sınıfıyken( elit sınıf da denebilir) komünistlerde ise devrimci bir partidir. ( genelde komünist parti olur bunlar)
ayrıca halk hiçbir zaman bilinçlenip var olan mekanizmayı yıkmamıştır. devrimi profesyonel devrimciler yapmış halka sadece yön göstermiştir.
demokrasi bu yüzden herkesin yönetimde söz hakkı olmasını savunduğundan asla toplumları ilerletmiyor çünkü herkesi baş yapıyor bu sistem.
oysa devlette belli bir yönetim bilincine sahip hukukun üstünlüğüne inanmış bir yönetici sınıfın olması daha mantıklıdır çünkü bu insanların devlet yönetimi, karar verme, sorun çözme pratiği dağda koyun otlatmak dışında hiçbir işlevi olmayan halktan daha öndedir. bu ikisinin kararını eşit tutmak ne tür cehalettir.
devlet nasıl mühendisini, doktorunu, hukukçusunu eğitiyor ve bunlar belli yerde işlev alıyorsa, yöneticisini de yetiştirmeli. belli bir bilgi düzeyine ulaşmış insanlar( bu insanların tek fikirde olmasını veya tek bir parti altında işlevini sürdürmesini kastetmiyorum) karar mekanizmasında bulunmalı. burada demokratik bir oylama olabilir buna bir şey diyemem. evet.