Emrah serbes' in 20 haziranda raflarda yer alıcak yeni kitabı.
--spoiler--
''On yedi yaşındaki Çağlar iyice konuşuyor. Kızkardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor.Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, istanbul'a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına lanet! Riyakar dünyaya, Allahsız sermayeye, martılara, küçük bir kızın kalbini kıranlara isyan ediyor. Barikatların arkasında, soluk soluğa, yapayalnız, erken kaybeden bir delidumanın öfkesini çemkiriyor.Emrah Serbes, zamanın ruhunu, Gezi'nin isyancılarını, hürriyetleri için öksürenleri, yerinde duramayanları, küfredenleri, ağlamayı unutmak için yumruğunu sıkanları resmediyor.Deliduman, büyük zamanın ve her zaman kenarda kalanların romanı.
--spoiler--
Ne zaman kendimi işe yaramaz bir pislik gibi hissetsem bizim belediyenin arıtma tesisine giderim, boka dönen hayatımı orada arıtabilirmişim gibi. Atık kazanlarının ve havuzların arasında dolaşırım biraz, girdisine çıktısına göz atarım çevredeki alet edevatın. 'Çağlar,' derim kendime, ''evladım, hayat pastasının lezzetli dilimleri başka yerlerde kalmış, bugün senin payına düşen yalnızlıktır, acıdır, çamurdur ve boktur. Buna alış artık. Alış oğlum. Alış ki daha fazla üzülme.''
emrah serbes'in yeni kitabı. bu adamın çok büyük bir hayranı olmama rağmen bu kitabını hala okuyamamamın üzüntüsünü yaşıyorum. okumadan yinede muhteşem bir kitap olduğuna eminim. en yakın zamanda okuyup buraya düşüncelerimi yazıcam.
--spoiler--
En büyük aşklar bitiyor, bir pet şişe beş yüz yıl yaşıyor, peki sen şimdi niye öldün ki martıcık? Elektrik gelince mumları kim üfleyecek şimdi? Sabah olunca sinek ilacını fişten kim çekecek? Kim kapatacak ruhlarımızdaki o derin çatlağı? Yaralanan gururlarımızın acısını kim hafifletecek? Sıra ne zaman mutluluğa gelecek ya da iyiliğe ve adalete?
--spoiler--
emrah serbesin vasat bir romanıdır. evet bunu üzülerek söylüyorum ama beğenmedim belki de bundan hemen önce okuduğum erken kaybedenler kitabından dolayı beklentim yüksekti. sizde beklentiniz düşük tutarak okuyun bakalım nasıl olacak.
Akşam havasını çektim içime, sanki böyle bir şeyler yanmış da hoş bir koku bırakmış gibiydi arkasında, derin bir nefes aldım. Şeytan diyordu ki vefasızın birine âşık ol o tatlı havada, ondan sonra da kollarını göğsünde kavuşturup hayatını bombok edişini gülümseyerek seyret bir kenardan.
kitabın arka kapağını okuyunca emrah serbes bile gezinin ekmeğini mi yiyor dedirtir fakat kitap ilerledikçe olayın öyle olmadığı görülür.
sırrı sürreyadan cemal süreya diye bahsedilmesi kahkaha attırır.
içinde kendimi bulduğum bir çağlar karakteri olan ve yazılması gerekenleri had hudud bilmeden çokça samimiyetle yazan bir emrah serbes kitabı, bir edebi "kutsal".