"kuşku altında olan için hareket hareketsizlikten iyidir, çünkü hareketsiz duran kendisi de bilmeksizin, hep bir terazi kefesinde olabilir ve günahlarıyla tartılabilir."
franz kafka'nın kafa yedirten romanı. insana '' lanet olsun sebebi neydi ki '' dedirtir. sevgili kafka nasıl bir zihnin var. bunu yazabilmek gerçekten inanılmaz. seninle tanışmak çok isterdim.
Varoluşçuluk felsefesi temeli üzerinde incelendiğinde doğuştan gelen suçluluk, sorumluluk gibi kavramların hikayesidir aslında dava. Öte yandan iletişimsizliğe, bürokrasiye ve hukuk sistemine yönelik ağır eleştirilerde bulunur. Baş karakter Josef K. yine bir sabah uyanır, ama bu kez "dönüşüm"de olduğu gibi dev bir böcek değil, bir suçludur, tutuklanır, bir davası vardır, ancak bu davanın ne olduğunu bilmez. Bu uyanışla beraber kafka absürdizmi bir kez daha yakalanmış olur.
içerisinde pek çok soruyu barındıran, hukuk sistemini eleştiren zamanın ötesine geçmiş kült romandır.her okuduğunuzda yeni sorularla karşılaşırsınız ve yeni anlamlar çıkartmaya başlarsınız. Romanı okuduktan sonra Ntv çizgi roman klasiklerinden dava'yı okumanızı öneririm. Çizimleri gayet başarılı ve serinin en iyi çizimlerinden birine sahip. Josef k. çizimlerinde franz kafka kullanılmış.
türkler için hiç de yabancı olmayan bir konu barındırmakta. aslında cidden orjinal bir konusu var, ama bana çok tanıdık geldi. okuduktan sonra avukat, hakim ya da savcı olmak isteyenler bu kararlarını yeniden gözden geçirmek isteyebilir.
tayyip'in sık sık kullandığı kavram. tayyip'in davası nedir?
a) makam
b) para
c) tarihsel kişilik olmak
d) türkiye'yi din devleti yapmak
e) toplumu dindarlaştırmak
cevap: tam hepsi değil, ama hepsinden var.
-her yere imam-hatip açıyor: toplum dindarlaşacak zannediyor, tam tersine yozlaşıyor.
-devleti din eksenine sokmaya çalışıyor: hangi yoruma göre? zorunlu bağışla (rüşvet?) yapılan yurttan (türgev?) hayır gelir mi? ihaleler...vs
-isviçre bankaları: ......
-halife-i ruy-i zemin: daha büyük makam yok.
-tarihe damga vurmak: tanzimattan beri süregelen yenilgiyi sonlandırma iddiası. (kendisi bizzat söyledi)