Gerçekte asker değil, uluslararası ilişkiler, hukuk (?) ve ekonomi kanalıyla yapılmasına rağmen orduyu hedef gösterendir.
Siyasi açıdan baktığımızda hukuksuzluk, eşitsizlik ve adaletsizlik toplum içerisinde yaygınlaştırıldıktan, ekonomik bunalımın şiddeti sürekli artırıldıktan sonra; eski düzene ait kalıntıları yıkıp hızlı ve adaletsiz yargılamalarla yönetimi ele geçirmektir.
Ör: Vergi ödemeyen soylulara karşı vergi ödeyen köylüler politikası, sarayın lüks harcamaları, Amerikan bağımsızlığına destek, aydınların eşitlik, hukuk, özgürlük hareketi sonrası giyotin mahkemeleri/ Fransız devrimi mahkemeleri ile gelen 1791 meşruti monarşiye geçiş anayasası,
ordu yaptığı için elbette ordudan bilinecek eylem. sonuçta sorunlara çözüm şeklini ortaya koyan o kurum oluyor de facto olarak.
ayrıca darbe sonrası askeri anayasalarla güncel krizler sonrası sivil anayasa hazırlığını moto mot kıyaslamak yanlış olur. darbe anayasalarına o kadar alışmış bir toplum sivil anayasa çabasını garipser ama bu sorunlar derinleşse de derinleşmese de elzemdir.