balıkesir yöresindekiler ve yunan adalarına gitme fırsatı olmayanlar için tavsiye edebileceğim bir rota.
yeme- içme fiyatlardan ötürü adanın en büyük sorunu, örneğin temmuz 2026 da sandviç + peynirli/otlu omlet + limonata için 1600 küsür lira ödedim. sahilde balık/meze tüketmek istiyorum ya da kahve alacağım diyorsanız da yüksek fiyatlar hakim. balık/meze için bay nihat’ı tercih edebilirsiniz, levrek simit gibi güzel mezeleri mevcut. fiyatlar uçuk ama adanın da en kaliteli balıkçısı denilebilir. balık/meze fikri cazip gelmiyorsa daha uyguna ev yemeği tercih edebilirsiniz. kahveci olarak espresso türevleri için too hot to handle ı tercih edebilirsiniz, yine de taş kahveyi damla sakızlı türk kahvesi için atlamayın derim. tatlı için de ada meşhur olduğundan damla sakızlı dondurma tercih edilebilir. cunda dondurma kralı (adada otoparka en yakını olması lazım, ismüni karıştırdıysam) pişman etmiyor.
peki adada ne yapacaksınız? adada denize gireceğiniz alanla, çarşısının bulunduğu yerler ayrı, en azından kaştaki gibi kolay yürünecek mesafeler değil. haliyle adaya avyalıktan motorla geçiyorsanız ikisini beraber yürütmek zor olur. denizi burhaniye/edremit bölgesine göre bir gıdım sıcaktır. adaya ben düzenli olarak neden gidiyorum derseniz eski rum evlerinin olduğu sokaklarda yürümek. ilk defa gelenler için rahmi koç müzesi bulunmakta. müze içindekilerden ötürü değil de daha çok mimarisinden ötürü mühim, yine de 100 küsür giriş ücretini hakediyor. onun dışında paleo taş ve takı yıllardır severek gidiyorum; fırsatınız varsa almanyadaki taşçılara uğrayın tabii ancak (ucuz olmasalar da) güzel ürünler mevcut. yine sokaklarda rahatlıkla bulabileceğiniz ayvalık belediyesinin bu çatı altında umut var dükkanı da oldukça güzel el emeği ürünler satıyorlar, çokta tatlı insanlar. çarşıdaki fabrikasyon ürünlere inat tercih edilebilir. bir de eskiden otopark bölgesinde olan ama şimdi cunda sahilinin en ucunda azıcık yukarıda yer alan bir sahaf var, google maps te aratınca çıkıyor. ben bir sahaf bağımlısı olarak her sahafı görme, destekleme taraftarıyım.
tabii yunan adalarına gitme imkanınız varsa maalesef önermem. neden diyecek olursanız yeme-içme ucuz değil, oradaki samimiyet yok ancak yazlığım yakın bir bölgede olduğundan baharda gidiyorsam bir kez, yazın bir kez daha gitmeyi seviyorum. dolayısıyla aman nefret edersiniz gibi bir yerden gelmiyorum, beklentileri doğru belirledikçe keyif alırsınız.
Huzurun, samimiyetin, doğanın ve doğallığın şahlandığı yerdir cunda adası.
Mezelerin, zeytinyağlıların, balığın en lezzetlisini burda yersiniz.
Ardından sakızlı türk kahvesi, kahve sevmeyenler için tatlı niyetine sakızlı dondurma...
Offff şimdi cunda' da olmak vardı...
orası bir ada, 4 tarafı deniz ile çevrili,o geçtiğin köprü sonradan yapılan adanın damına koyan köprü.
aynı zamanda türkiye nin ilk köprüsü,
o olmasa başka bir cennet olurdu ada.
şimdi sokakları boştur,
her sene daha çok betona yeniliyor,
beton kemiriyor resmen adayı...
6 yıldır; cunda adasına gelen turistleri 100 çeşit birbirine benzer pek taze olmayan mezelerle kandırıp lokantasına oturtan ve akabinde 35lik yeni rakıya 200 tl yazan keko işletmecilerle mücadele derneğinin gönüllü yöneticiliğini yapmaktayım. cunda adası böyle bir yer değildi sevgili arkadaşlar. hiç unutmuyorum, Cunda Adası eskiden "kokulu ada" anlamına gelen "Moshonis" olarak bilinirdi ve mis gibi çiçek kokardı. sakindi, dingindi. henüz adamızı, "hadi bayram tatili gelsin de el öpme yerine ayvalık'a gidelim de binlerce kişi göt göte tatil adı altında istanbul'u burada da yaşayalım" zihniyetindeki sik kafalı beyaz yakalılar işgal etmemişti. şimdi çok afedersiniz, affınıza terennümle sığınıyorum ama yarak gibi bir yer oldu. keşke anakaraya bizi bağlayan köprü hiç yapılmasaydı. girit ezmesi diye de bir şey yok haaa. a101'den alınan ucuz peyniri 30-40 tl'ye kakalıyorlar. aslı feta onun.
Buram buram tarih kokmaktadır. Papalinası tavsiye edir. Meşhur lokmacı vardır. Dördüncü sevişmemi cunda pateriça koy'unda yapmıştım. Ayvalığın soğuk denizine rağmen burası gayet sıcaktır. Gelde böyle bir mekanda sevişme yani. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1978513/+
Enfes Zeytinli dondurmayı ilk ve tek orda yedim. Dar sokaklardan Koç Müzesi'ne çıkıp, manzarayı izlemek bir başka güzeldir. Yaşamak istediğim yerlerin başında gelir.
ilk olarak ayvalık'taydım ve müthiş bir kalabalık vardı. Burası böyleyse cunda nasıldır acaba derken yola koyuldum ve o ne? Müthiş bir sessizlik ve sakinlik. Sindire sindire dolaştım. Bol bol kedi sevdim. Harika kokulu sabunlar aldım ve 1-2 saatliğine geldiğim bu yerde güneşi batırdım. En kısa zamanda bir daha gelmek üzere...
Rezervasyonumuzu adada muazzam bir pansiyonda 2 ay önce yaptırdım. Nede olsa kızımla ilk defa denize gireceğim aman sıkıntı olmasın kafası.
Ada çok güzel, çocuklu aileler için çok çok güzel bir tercih.
En önemli husus, deniz. Denize gireceğiniz yeri iyi seçmeniz gerek. Neden derseniz, adanın her yanı aynı deniz suyu sıcaklığına sahip değil. Bir tarafta çivi gibi su varken, bir tarafta akdeniz sıcaklığı, muazzam bir su.
Ben soğuk su seviyorum arkadaş, hem çadırım var diyenler için; Ada camping, ortunç koyları.
Bebeğimiz var bize ideal su sıcaklığı lazım diyenler; paterica koyu. Rainbow beach, kesebir beach.
Ayrıca paterica tarafında bıyıklı beach var, denizde bulunan localara ‘bayram nedeniyle’ 200 lira fiyat çekti, rainbow beachte aynı loca 100 lira. Kişi sınırı yok. Tuborg şişe 20 lira, hamburger, ayvalık tostu 10 lira.
Cunda’da her yer balıkçı, uzun süre tatil yapacaksanız bir süre sonra insan bayılıyor balıktan. Balıklar 35-40 tl, 20 lik rakı 65-75 tl, soğuk mezeler 10-12-15 tl.
Mekan olarak tavsiye, Son vapur, Zeytinyağı.
Neş’e diye bir yere gittik. Kalamar yarım kaldı, naneli yoğurdu haydari diye getirdiler. Tabi bu bize denk geldi. Belki mekan çok iyidir, o ayrı.
Balıktan sıkılanlar için Serko’nun yeri diye bir dürümcü var. Aman allahım. Fiyatlar 11, 15, 22 şeklinde. Ayvalıktan, adaya geçerken hemen sağ tarafta.
Konaklama için biz bahçeli bir pansiyon ayarladık, bebeğimle sabah kahvaltı hazırlanırken kaplumbağa besledik, yavru kedi kovaladık. Bir hanımefendi işletiyor. Çok ilgili. Nefes Otel. Hergün temizlendi odamız. Her ihtiyacınızı karşılıyor. Kliması tv si süper. Fiyat da makul.
2 gün evvel gemi ziyareti ile gittiğim yer. Rum evleri ve kiliseler olan dar sokakalı küçük tarihi bir yer. Tanıtıcının söylediğine göre bir ev yumurta akı ve keçi kılıyla yapılmış. Yeni adı Ali Bey adasıdır
Dışarıdan gelenlerin buraya yerleşmeliyim dediği balon ada. Bir sikim yok ufacık bir gezinti yeri aşırı ve gereksiz pahalı ayrıca göt göte masalar. O tabağını 30 TL’yi kitledikleri kalamarın maliyeti 5 tl. Güzel tokatlıyorlar gereksiz romantikleri. Edremit körfezi içerisinde Cunda’dan daha güzel ve ekonomik yerler mevcut. Az araştırın. Evet.
Yeni Yapılan binalar konusunda bir bilgim yok ama Çevre temizliği namına bir şey yok. Aslında çok güzel bir ada, dar sokakları, eski yapılar, manzarası, dondurmaları özellikle zeytinli dondurması bir harika ama harcanıyor ve kimsenin özellikle orda yaşayanların çoğunun gıkı çıkmıyor. Ben birkaç yıl önce gittim ve çok üzüldüm yerler sigara izmariti, çekirdek kabukları, peçetelerle doluydu, denize atılan pislikleri saymıyorum bile.
Zeytin ağaçları dangalakça bir turizm anlayışına kurban edilen, imara açılan, greyderlerin ve damperli kamyonların caddelerde kedi ve tilkileri eze eze cirit attığı sahipsiz, hak etmemişlerin tepiştiği, geleceğin cehennemi ada. https://www.uludagsozluk....cunda-adas%C4%B1-1680228/
Bazı gerzekler beton döküp bina dikmenin her derde deva olduğunu düşünüyorlar. Bi idam da bunlara çıksa, vatanı betonla kaplamış kahpenin dölleri dense...
Ada'nın neş'eli çiçekleri her yerden;
Aşağıdan - yukarıdan, komşu bahçelerden, yemyeşil çayırlardan, ağaç dallarından, duvarların ardından rengârenk başlarını uzatarak ilkbahar şarkısı söylüyorlar.