pulse versiyonuyla insanın kendinden geçmesine sebep olan, mükemmel pink floyd şarkısı. high hopes ve stairway to heaven'dan sonra en sevdiğim gitar solosunu barındırması bir yana, insanı başka alemlere götüren inanılmaz atmosferiyle de dinlenmeye değerdir.
olası bir ayrılık yıldönümünde dinlenilmesi halinde adamı kökleyecek olan, kelimelerin gerçekten kifayetsiz kaldığı pink floyd şarkısıdır. arkasından birde echoes patlatırsanız şayet, dünya ile alakayı kesip hayattan sterilize edilmiş bir ortama girmeniz muhtemeldir. ayrıca barındırdığı soloların yanında vokal konusunda da david gilmour kişisine tapma nedenidir. tabiiki etkileyici sesiyle roger waters a da.
sakinleştirici etkisi yarattığı için ve anlamlı sözlerinden dolayı, esrar içenlerin en çok tercih ettiği şarkıların başında gelir. harika bir pink floyd çalışmasıdır.
her dinlediğimde beni dış dünyadan koparıp götüren şarkıdır. dün akşam otobüste eve dönerken dinliyordum, gözlerimi kapamışım dalmışım şarkıya, nerdeyse ineceğim yeri kaçırttırıyordu bana. Pulse konser kaydı favori versiyonumdur.
içerisinde bulunduğum ruh hali ayrıca "en çok sevdiğin şarkı" sorusuna bir saniye bile düşünmeden vereceğim cevap.
sözleri türkçeleştirilip teoman veya duman tarafından yorumlanması gereken şarkı. olmadı ben bir cover yapacağım ...
"acı falan yok, küçülüyorsun,
ufukta hayal meyal bir gemi
dalgaların arasında sen
...
güftesini türkçeleştirme çalışmalarım devam ediyor* her türlü yardımı memuniyetle karşılacağımı bildirir gecenin bu geç saatlerinde burada olan herkese selam ederim.
''the child is grown, the dream is gone. i have become comfortably numb.'' sözleriyle zihinde büyük tahribata neden olan şarkıdır. ayrıca rahatlatcıdan çok uyuşurucu etkisi olan, ''insanmısınız siz?'' diye sordurandır.
brucknerhaus'da australian pink floyd'dan canli olarak dinledigim, dinlerken agladigim, her dinleyisimde kanimin damarlarimdan yavas yavas cekildigini hissettiren, öldüren sarki.
bi yurt odasinda yapayalnizken sizi alip götüren, klibindeki o ortama sokan, yetinmeyip yerin dibine sokan, yavas yavas kana karisan, uyusturan ama yine de defalarce dinlenilesi, vazgecilmez, harika gitar solosu olan sarki.
şarkı olarak en sevdiğim şarkı olan, sondaki o gitar solosu olarak en sevdiğim gitar solosu olan, sözlerinin derinliğine inebilenlerin yüzeysel bakmayanların sözlerine hayran kaldığı efsane şarkıdır. herhalde grubun bir zaman makinesi olmaktadır ve 4000li yıllara gidip o zamanın teknolojisiyle bile yapılabilecek en güzel şarkıyı bulmuşlar ve onu çalıp bizim şarkımız ayağına tüm dünyayı keklemişlerdir.
gilmour her " there is no pain " diye girdiğinde tüylerim diken diken olur. pink floyd hala günümüzün çok ilerisindedir ve
hala ne comfortably numb diye şarkı vardır ne de david gilmour'un ki gibi bir ses.