ayinesi iş olan teknik direktör. beşiktaş, leverkusen ve fenerbahçe'de mucize şampiyonluklara imza atmış futbol dahisi. daha bir ay öncesine kadar bu başlık altına "özer, özer, özer" diye yazanların bir sorumluluğu yok tabi. entry dediğin unutulup gidiyor. özer kötü oynayınca "aa ben yanılmışım diyen varsa" çıksın o eleştirsin daum'u.
iki turlu bir maçın son dakikası, ikinci maçın son dakikasıdır. orada maç 3-1 e gelse şu an turun, t sini bile konuşamıyor olacaktık.
iyi teknik direktödür, avusturya ,almanya ve türkiye de büyük başarılara imza atmış şampiyonluklar kazanmıştır. fakat türkiye yi çok iyi tanıyan biri olarak biliyor ki , avrupa da başarısız olsa dahi , mesela avrupa kupalarına şubat itibarıyla veda etse, mayıs ayında eline şampiyonluk kupasını aldığında medya da, yönetim de, şubat ı unutur, o güne bakar.
zira önümüzde bunun tam tersi bir durum olan zico örneği var. şampiyonlar liginde fenerabahçe yi gelebildiği en üst noktaya taşıdı ama 2 ay sonra lig şampiyonluğu elden gidince, yönetim tarafından kapıyı dışarıdan kapatması söylendi*.
işte bizi , ülkemizdeki futbol anlayışını, medyamızı çok iyi tanıyan daum da bu sebeple önceliği türkiye ligine veriyor. fenerbahçe tarfatarının beklentisi farklı yönde olduğu için en iyi dönemlerinde bile eleştiriliyor. zira 8/8 yaptığımız dönemde bile, takımın oynadığı oyun saraçoğlunda protestolara maruz kalmıştı. çünkü büyük fenerbahçe taraftarı tabela seyircisi değildir.
lille maçında bi varlık gösteremeyen guizayı bursa maçında da ilk onbirde oynatarak hem guizayı hem fenerbahceyi yakmıştır.
türkiye gol kralı iki futbolcuyu yanında oturtması ayrı bir felaket.
leş kargaları boşuna ümitlenmesin. bu adam hiç bir yere gitmeyecek ve fenerbahçe`yi her iki kupada da (türkiye ve lig) zafere taşıyacaktır. bunu bir yere not edin.
taraftarların ısrarı sonrası el kol hareketleri yaparak hayır sokmam semih' i diye bağırıp birkaç dakika sona güiza yerine semih' i oyuna sokan ve bence karaktersizlik örneği gösteren teknik direktördür. bir fenerbahçeli olarak benim için bitmiş teknik direktördür. ne teknik direktörü lan. topa göz ucuyla bakması bile yasaklanmalıdır.
güiza zaten güven problemi yaşıyor. tamam çok tatmin etmiyor belki bizi ama bu takımın oyuncusu en nihayetinde. bu takım için koşan, çabalayan, attığının 20 katını kaçırsa bile gol atan oyuncu bu adam. bu nasıl bir karaktersizlik ki iki dakika önce seyirciye dönüp kavga ederken iki dakika sonra seyircinin isteğini yerine getirebilirsin.
bu maçta semih oyuna girecek en son adamdı. o tezahüratların ardından güiza' ya sahip çıkacaktı. semihi oyuna alsa bile güiza' yı değil de ne bileyim alex' i falan çıkartacaktı oyundan. ya da güizayı çıkarsa bile gökhan ünal' ı alacaktı oyuna.
bundan sonra değil şampiyonluk, uefa kupasını hatta türkiye kupasını alsa gözüme zerre kadar değeri yoktur.
sırf taraftardan tepki görmeyim diye semih'i oyuna almıştır. bu yüzden de belkide bir futbolcunun hayatını karartmıştır. bundan sonraki güiza nasıl olacak bilemiyoruz. nasıl beşiktaş'ımızda fevzi hatalı gol yedikten sonra bir daha toparlanamadı belki de güiza nın bugün yaşadığı olay futbol hayatının bitmesi olacaktır. ayrıca semih'i bugün e kadar oynatmaması da tartışılır. anladığımız üzere daum senden bir şey olmaz.
sürekli takım üzerinde birşeyler denemeye çalışan ancak bir türlü verim alamayan teknik adam. boşver sen futbolunu oynat, sonuca git denmesi gereken bir hoca ayrıca. ama daum dikine dikine gidiyor ve her seferinde hüsranla geri dönüyor. çünkü birşeyi unutuyor. ne kendisi ferguson ne de hakimi olduğu takım manchester. belki türkiye nin en iyi 2 takımından biri, ama bu çare olmaz olamaz...
fenerbahçe'nin başında görmekten nefret ettiğim teknik patron. oyuncu değiştirmesini bilmeyen sürekli aynı kadro ile maça devam eden ve yedekleri hazır tutmayan dumkof.
zamanında frank rijkaard'ın kendisinden ders alması gerektiği söylenilen kokainman.
oysa ki,
şimdi yeğen,
mesele ders almak değil.
mesele, dersi kimin alacağı.
takımının yarısı, üstelik as oyuncuları sakatken türkiye ve avrupa'da ağır maçların oynandığı çok zorlu bir dönemden alnının akıyla çıkarken emre çolak'ından barış özbek'ini hazır tutan mı ders alacak, yoksa takımında tek bir sakat yokken içerde, dışarda, ayakta, yatakta her türlü gideri olup tek bir oyuncuya bağlı takım düzenine dayalı aynı kadroyu süren mi?
taraftarına saç baş yoldurmasına rağmen oyuncusunun arkasında durup doksan dakika sahada tutarak giderken gülerek veda eden nonda'nın hocası mı ders alacak, formsuz olmasına rağmen kendisini oyuna sürerek taraftarın gazıyla oyundan çıkarıp yuhalanmasına izin verdiği göz yaşlarına boğulmuş, harcanmış guiza'nın hocası mı ders alacak?
mesele dersin kimin alacağı da değil yeğen, mesele kimin aptal, kimin insan olduğu?
insanlıktan nasibini almamış bir daum'un, yenilgiyi guiza'nın üzerine yıkarak kendisine mal edilmesi gereken faturayı guiza'ya mâl ederken uyutulduğunun farkına varmayan fenerbahçe taraftarının insanlığı, aptallığı.
kendi evinde 2-0'dan maç veriyorsun, herkes guiza diyor. der tabi, dahi daum dedirtir.
abi ben bu yönetimi cidden anlamıyorum. ya abi dünya starlarını getirdin bir şekilde. paralar oluk oluk aktı, akıttın. dışardan gören ''hacı para fazla geliyorsa bize verde karnımızı doyuralım'' dedi. yahu bir arsen wenger var arsenal'in teknik direktörü adam kendi yıldızını kendisi yaratıyor. genç futbolculara güveniyor, onlara formayı veriyor. tökezlemiyor mu elbette tökezliyor. peki sonuçta o genç futbolcularla her kulvarda ben de varım diyor mu? diyor.
demem o ki yıldız alacağım diye kulübün bütçesini bok edeceğine o parayla 10 tane jose mourinho, 20 tane de arsen wenger getirirdin buraya. hiç olmazsa türkiye genç yıldızlar kazanırdı. gerçi bizim yönetimin teknik direktör anlayışı biraz kıt olduğu için anlık zaferler beklerler teknik direktörden. bizi bu sene şampiyon yapsın yeter aga deyip, zico gibi adamı şutlarsan o kadar başarıdan sonra sana gelir koca bir sıfır. hoş bizim takımın başına ya da türkiyemin diğer kulüplerine böyle teknik direktörler gelse bile affedersin de bir sikim olmaz. ilk başta oynatır gençleri. maçlar kaybedilir, şampiyonluk gider. sonra bir bakmış, o avrupaları titreten hoca sezon sonu şutlanmış! çok ilginç...
bizler bu kafayla daum'u, fatih terim'i, mustafa denizli'yi, lucescu'yu, yılmaz vural'ı, belki löw'ü daha çok göreceğiz. dön dolaş aynı adamlara gidiyoruz. nasıl bir zihniyet onu da hiç anlamıyorum. 2 sene önce kovuyorsun, sonra tekrar işe alıyorsun. pardon da burda bir yanlışlık var...
oynattığı hücum futbolu ile türk futbol seyircisinin sempatisini kazanmış başarılı teknik direktör. aziz yıldırım'ın türk futbolunun gelişmesi için kontratını 5 yıl daha uzatması elzemdir. galatasaray taraftarı olarak canı gönülden istiyorum.
bu adam beşiktaştayken acaip bir hucum futbolu oynatırdı. fenere gittiğinde ne olduğunu anlamadığım şekilde ağır ve kontrollü bir pyun oynatmaya başladı. değişmeyen tek özelliği oyuncu değişimlerinin hep kötü olması hep fazladan forvet alaması ya da forvet değiştirmesidir.
sezon başında 8 maç arka arkaya kazanarak bir ilki gerçekleştirmişti.
sanırım şimdi de 8 maç arka arka kazanamamayı gerçekleştirmek istiyor. bu bir ilk olur mu bilmiyorum ama daum becerir bence bunu da.