charles bukowski

entry1049 galeri48
    350.
  1. kadınlar adlı kitabına fazla tahammül edemediğim yazar. adam içip içip kusuyo. sonra sevişiyo. sonra tekrar içiyo.tekrar kusuyo. sivilcelerini emdiriyo falan filan. bööğğ lan böğğ.

    (bkz: ibret-ül versite)

    &feature=related *
    3 ...
  2. 351.
  3. yeni facebook furyası. ya s.kecem yeter amk.
    1 ...
  4. 352.
  5. "hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil dedi insanlar, müziğin sesi, sözcüklerin yazılışı. hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil dedi, bütün bize öğretilenler, peşinden koştuğumuz aşklar, öldüğümüz bütün ölümler, yaşadığımız bütün hayatlar. hiç bir zaman olması gerektiği gibi değiller, yakın bile değiller. birbiri arkasında yaşadığımız bu hayatlar, tarih olarak yığılmış, türlerin ısrafı, ışığın ve yolun tıkanması, olması gerektiği gibi değil, hiç değil,dedi.

    bilmiyor muydum? diye cevap verdim.

    uzaklaştım aynadan. sabahtı, öğlendi, akşamdı, hiç bir şey değişmiyordu her şey yerli yerindeydi. bir şey patladı, bir şey kırıldı, bir şey kaldı."

    (bkz: gülün gölgesi)
    5 ...
  6. 353.
  7. 354.
  8. Bu kadar basit kelimelerle nasıl bu kadar derin şeyler anlattığına şaşırdığım yazar.
    Küçük yaşta tanıştığı alkol hayatı boyunca arkadaşı olmuştur yazarın.hastalığı nedeniyle çocukluk gençlik yıllarında ki asosyal tavrı “aftermath of a lengthy rejection slip” adlı kısa hikayesinden sonra değişmiştir.Bir ara edebiyata 10 yıl ara verip tekrar devam eden Bukowski'nin daha çok yapıtların da erkeklerin fantezilerini detaylı bir tasvir ile anlatığı düşünüyordu çünkü yazar, eserlerinde her zaman sorumsuz, özgür ve serseriydi.9 mart 1994’te san pedro, kalifornia’da lösemiden öldü. ölüm töreni budist rahipler tarafından yönetildi. şimdiler de ise yıllardır bilinmeyen kıymeti ülkem de yeni yeni sosyal paylaşım sitelerinde biliniyor.
    4 ...
  9. 355.
  10. "mahvolmuş hayatlar olağandır; bilgeler için de ahmaklar için de. ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda, işte o zaman farkına varırız intiharların, ayyaşların, hapishane kuşlarının, uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin. varoluşun menekşeler kadar, gökkuşağı, kasırga ve tamtakır mutfak dolabı kadar olağan bir parçası olduklarının."
    2 ...
  11. 356.
  12. " insanlar yorgun,
    Hayat tarafından cezalandırılmış,
    Ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
    Sakatlanmış. "
    4 ...
  13. 357.
  14. --spoiler--
    Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. iyikilerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin! Karar senin.
    --spoiler--
    3 ...
  15. 358.
  16. kendimce "üstat çirkin" diye tabir ettiğim dahi bir yazardır. genelde toplum dışı insanları anlatmış bir yazardır. üstadın eserleri için kimi hayranları kendi yaşantısı olduğunu yaşayamadan bu tipleri kurgulayamayacağını söylemiş, kimi hayranlarıysa tamamen kurgu olduğunu, yaşantı olmadığını söylemiştir. üstadın bir çok türde eseri bulunmakla birlikte üstadın "hollywood" adlı eseri "bar kelebeği" adlı filmin çekim öyküsünü anlatmaktadır.
    2 ...
  17. 359.
  18. ilk okumak istediğim kitabi 'ekmek arası' olan ama hala okuyamadığım yazar, şair, hepsi.

    "üzülme evlat,kaybettim sandıkların,kurtulduklarındır belki."

    "bazen sert biri oluyorum
    ama tadıma bakarsanız hala
    tatlı.bütün mesele
    söylemeye korkuyor olmam.
    hani sevgiliniz size,
    "beni sevdiğini söyle" der de
    söyleyemezsiniz ya aynen öyle..."

    "orada oturmuş içerken
    intihar olasılığını düşündüm,
    ama tuhaf bir şekilde bedenimden ve varlığımdan hoşnuttum.
    ne kadar korkmuş olsalar da benimdiler.
    aynaya bakıp sırıttım:
    gideceksen beraberinde, sekiz veya on, veya yirmi kişiyi de götür.."
    2 ...
  19. 360.
  20. 361.
  21. Egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak; o zamana kadar boku yedik.

    demiştir ki fazla söze gere yok.
    2 ...
  22. 362.
  23. ahmet altan`in sidik yarisina girdigi, kanimca kadin düsmani , gercek yazarimsi.
    3 ...
  24. 363.
  25. --spoiler--
    insanlardan nefret etmiyorum. Fakat onlar etrafımda olmadığında kendimi daha iyi hissediyorum...
    --spoiler--
    5 ...
  26. 364.
  27. Ne garip adamsın be ihtiyar,ben burda, kadınların birbirlerine benzemeye başladığı saatlerde, kendi büyük sıkıntılarımı düşünürken, salona ki küçük kütüphaneciğe iliştirilmiş kitabın takılıyor gözüme.Sen de tıpkı benim gibi misafirliğe gelmiş olmalısın. söyleyecek bir-kaç sözün var senin de anlaşılan ve dolayasıyla hala sarhoşsun. e tamam o zaman diyip çeviiriyorum sayfaları, bu sefer viski olmalı, mide bulandırıcı, acımasızca nefes borusunu tekmeleyen ucuz bir ingiliz viskisi. varoluşunda ki felçten eser yok,alabildiğine yalnızsın ve seks artık değer kaybetmiş borsa pulları gibi.Yerine koyacak bir şey aranıyorsun belli ki, apaçık bir itirafların altında nerden sızdığını senin bile anlamadığın keskin bir hüzün yayılıyor.kktabı kapatıp yerine koyduğum da 'ölü bir yazar ' olduğunu anımsıyorum aniden. buna üzülmüyorum, eminim sende üzgün değilsin. hepimiz için en iyisiydi bu,şimdi daha huzurlusun anlaşılan ya da şaşkınlık içerisin de tanrıya yalvarıyorsun bir yudum şarap içebilmek için ve karşılığında da fazladan on bin yıl daha cehenne de kalmayı göze aldığını söyleyerek.'tanri kumar oynamaz' derler ihtiyar, doğru mu?
    yarın ki görüşmeyi, insanlara hoşuma gitmeyen şarkıları söyleyerek para kazanma zorunluluğumu, sevgilimin benden daha karakterli bir erkek arkadaşı bulduğunu düşünmeye geri dönüyorum, devam etme gücünü bir ölüden aldığında insan gerçekten yaşıyor sayılır mı ihtiyar? ben ölülerle daha iyi geçiniyorum bu yüzden yaşasaydın belki de hiç açmazdım o kitabı öldüğün güne dek. şimdi ölü ve iyi bbir adamsın, bir koluna lanetin karanlık bulutlarını diğer kolunaysa samimiyetin serin rüzgarlarını takıp sonsuzluğun gişelerin de kuyrukta bekleyen bir hayaletsin, bu tam senlik ihtiyar.Sen uyu ihtiyar, çocuklar devam ediyor senin bıraktığın yerden hem seni bile kıskandıracak şekilde, kızlar ibneleri bile tastamam erkek yapabilecek kadar güzel ve zeki bakıyorlar desem dönüş bileti bile isteyecek kadar abartırsın işi. hem düşünüp yazmak için uğraştığın herşeyi tek lira vermeden okuyabiliyorlar, yazmaya bile uğraşmıyorlar ihtiyar sadece adının olduğu yeri siliyorlar ve kendi isimlerini yazıyorlar. senin ismin pek okunmuyor ihtiyar ve senden zeki olmasalar da senden daha çok şey biliyorlar, özelliklede kadınlar hakkında. her şey yolunda anlayacağın. ben mi? uykusuzluk sorunu değil ihtiyar, şarap bitmedi henüz...
    7 ...
  28. 365.
  29. içme ve düzüşme isteği uyandıran yazar.
    2 ...
  30. 366.
  31. --spoiler--
    yalnız kalmaktan daha kötü
    şeyler de vardır hayatta
    ama genellikle
    bir ömür alır bunun
    farkına varmak
    o zaman da
    çok geçtir
    ve çok geçten
    daha kötü
    bir şey yoktur
    hayatta.
    --spoiler--
    5 ...
  32. 367.
  33. --spoiler--
    sırtından vurana kızma ona güvenip arkanı dönen sensin, arkandan konuşana darılma onu insan yerine koyan yine sensin.
    --spoiler--
    6 ...
  34. 368.
  35. --spoiler--
    Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız dostlarım.
    Charles Bukowski
    --spoiler--

    demiş sonra

    --spoiler--
    "Gercekten verecek sevgim var ama bunu hakedecek kimsem yok"
    --spoiler--
    ve

    --spoiler--
    Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir dostlarım.
    --spoiler--

    --spoiler--
    Yalnız olmak, Yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
    --spoiler--

    sözlerinden hareketle içinde büyük sevme potansiyeli ve sevilme ihtiyacı barındırmasına rağmen ne istediği gibi sevilmiş ne de sevdiği kişi ona eşlik edebilmiş.

    --spoiler--
    Suçum var mı ? Tabi ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam.
    --spoiler--

    ama uzun yıllar yaşamış, zaman zaman acılara saplansa da şu noktaya ulaştığından, mutsuz ve pişmanlıkla ölmemiş gibi gelen insan.

    --spoiler--
    Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin.. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
    --spoiler--
    7 ...
  36. 369.
  37. --spoiler--
    "Arabamla bir köprüden geçiyorsam aklımdan mutlaka intihar geçer. intihar düşünmeksizin bir göle ya da okyanusa bakamam. Çok durmam üstünde. 'intihar.' Aniden yanan bir ışık gibi. Karanlıkta. Çıkış yolu olduğunu bilmek içerde kalmayı kolaylaştırır. Anlıyor musunuz? Yoksa sonu deliliktir. O da hiç hoş değildir dostlarım."
    --spoiler--
    2 ...
  38. 370.
  39. Tanrıya inananlar için büyük soruların çoğu cevaplanmıştır. Fakat biz, Tanrı formülünü hazır olarak kabul edemeyenler için büyük cevaplar taşa kazılı değildir. Yeni koşullara ve keşiflere uyum sağlarız. Esneğiz. Ne sevgi bir emir olmak zorunda ne inanç bir dikta. Ben kendimin tanrısıyım. Biz kilisenin, devletin ve eğitim sistemimizin öğrettiklerini silmek için burdayız. Biz bira içmek için burdayız. Biz savaşı öldürmek için burdayız. Biz garipliklere gülmek ve hayatımızı ölümün bizi almaktan korkacağı kadar iyi yaşamak için burdayız
    3 ...
  40. 371.
  41. Okudukça rahatlarım.

    Gözyaşlarına dayanamam
    ayağını kıran kazın etrafında
    beş-altı yüz tane salak birikmişti
    nöbetçi yaklaşıp
    ...silahını çektiğinde
    ne yapılacağına
    karar vermeye çalışıyorlardı
    ve konu kapandı
    kulübesinden çıkıp
    ev hayvanını öldürdüğünü iddia eden
    bir kadın dışında
    fakat nöbetçi kayışını ovuşturup
    kıçımı öp
    dedi kadına,
    gidip başkana şikayet et;
    kadın ağlıyordu
    ben de gözyaşlarına hiç dayanamam.

    Çadırımı katladım
    ve yolun aşağısına gittim:
    piçler
    manzaramı bozmuştu.
    2 ...
  42. 372.
  43. Hayatı hafife alma dostum; basit sandığın şeyleri sende yaşa. Yaşa ki hafif insanların basit hayatlarını anlayabilesin!
    2 ...
  44. 373.
  45. al işte sana yaşam hakkında en güzel tavsiye;

    "hayatta kimseyi değiştiremezsin.
    ve kimse için değişmemelisin..
    ne sen başkası için mecburi istikametsin;
    ne de başkası senin için.
    yorma kendini;
    bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin."

    üstad c.b.
    4 ...
  46. 374.
  47. Yazar olarak tanımlanamayacak kadar aşmıştır. "ben kendi bitinin derdine düşmüş bir maymun misali şerefsizce kendi ölümünün derdindeyken, dünyanın üçte biri açlıktan ölüyor"
    Kısacası candır.
    4 ...
© 2026 uludağ sözlük