"türkiye'de içten şarkı yapmak isterseniz evvela tüm kültürleri benimsemeniz gerek. millet, din, dil ayrımı yapmadan başarabilmelisiniz bunu. bizans kültürünü de örnek almalısınız, selçukluyu da; alevi bektaşi kültürünü de, hanefi kültürünü de. her türlü kültürü özümsemek gerek.."
Ölümünün kaçıncı yılı olduğu önemli değil söylediği her şarkıyı dinlerken sanki kapıyı çalıp evlat ne yapıyorsun diyecekmiş gibi geliyor bana. Şu dönemde Türkiye'nin ihtiyacı olduğu önemli insan muhtar Cem Karaca Nur içinde.
Elindeki taşra damgalı o lise diploması
Bir köfte Ekmek parası bile etmez ki bu Şehirde
seneler öncesinden yazdığı bindik bir alamete şarkısı ile ülke durumunun geçmişi ve geleceği ile ilgili asla eskimeyecek başarılı bir tespit yapmış büyük sanatçıdır.
gözleri ileri derecede bozuk olmasına rağmen askere alınmış. askerde bir gün direğe kablo takılması gerekli komutan cem karacaya emir veriyor ve gözlüklerini çıkar düşersen gözünde kırılmasın diyor cem komutanım zaten görmüyorum der sonra emir ya çıkar direğe yere düşer bayılır kalır. uyandığında her yeri sarılı yara bere içinde yanında komutanı " evladım kör müsün nasıl düştün direkten der" cem iyice sinir olur komutanım zaten görmediğimi söyledim der. normal şartlarda askerlik yapmaması gerekirken cem karaca 6 ay askerlik yapar. nöbet sırasında söylediği şarkıları ile titrettiği dağları ve tanıdığı anadolu insanı ile müziğinde köklü değişiklik yapmaya karar verir.