Cehennem kimsenin birbirine güvenmediği, herkesin bir diğerinden korktuğu; açlığın barınmanın insanları hizaya getirme ve korku aracı olarak kullanıldığı, sokakta kitabınızı bile bırakırken çalınır mı diye korktuğunuz, sınıflar arası uçurumların arşa ulaştığı, sokaklarda aç bitap insanların kol gezdiği, biri havuzlu villalarda otururken bir diğerinin sıvasız kulübelerde oturduğu bir tasavvurdur.
Ateşin yavaş yavaş insanın etini kora dönüştürmesi gibi bu güvensizlik ve korku ortamı toplumları ve onun insanını yakarak ruhsuz bir küle dönüştürür.
Cehennem bir çocuğun gözlerinde görülebilir; bir toplumda yalınayak, korkmuş, gözlerinde tükenmişlik olan bir çocuk görürseniz orası cehennemdir.
Ya da Hayyamın dediği gibi "Cehennem boşuna
Dert çektiğimiz günler, cennet gün ettiğimiz dünler"