c blok

    32.
  1. 1994 yılında çekilmiş, zeki Demirkubuz’un ilk uzun metraj filmi. Drama konusunu işlemiştir. Zeki demirkubuz’un pişman olduğu filmidir.

    Filmden bir replik;

    Hüzünlü bir şiir gibiydi her şey. Artık yavaş yavaş anımsıyordum.
    Günler geçiyordu. Bildiğim tek gerçek buydu. Şairin dediği gibi, kendimi ağır ve müşfik akan bir suyun koynuna bırakmış, gidiyordum...
    16 ...
  2. 18.
  3. 1994 yılında gösterime giren zeki demirkubuz'un ilk filmidir. sadece demirkubuz ismi geçmesi bile yeterli görülebilir, lakin film için yapılan olumsuz eleştiriler, yönetmenin bu film sonrasında çektiği filmlerin başarısıyla ilişkilendirilmekte.

    hayatın çıkmazında kendini kaybeden kadının yine kendini arayışını anlatan bir film. zengin bir adamla evlenip varoş bir semtten ayrılıp, yüksek binaların oluşturduğu bir sitede oturan ve hizmetçisi dahil çevresindeki tüm insanlarla olan iletişim kopukluğu yaşayan ve yine bu sebeple mutsuzlukta yüzen bu kadın, kendine dair arayışında toplumun kabul etmediği şeylere yöneliyor. kendisine ait aracı olduğu için, boğulduğu evinden sıkça uzaklaşıp, kocasının ilgisizliği dışarda bastırmaya çalışıyor. bir gün, yine gezmekten geldiğinde, hizmetçisi kapıcının oğluyla kendi yatağında sevişirken yakalıyor. bu olay kadın için bir dönüm noktası gibi. daha önce farkında olmadığı kişi ve dürtüleri birden canlanıyor. kocasını kapıcının oğluyla aldatması, aslında kapıcının oğlunun çekiciliğinden değil. geldiği yeri, ailesinden uzak durarak unutmaya çalışsa da bu davranışı yine varoşlardan gelen hizmetçisiyle kendisini kıyaslamasıdır bir nevi. zaten diyaloglarda çoğunlukla hizmetçiye ettiği hakaret ve küfürler bunun ispatı. velhasıl, kapıcının oğluyla defalarca birlikte oluyor. hatta kapıcının oğlunun tercih yapmak gibi bir duruma sokuyor. böylece hizmetçiden daha çekici ve tercih edilen kadın olduğu kendisine ispat etmiş olur. bu egosal tatmin kadını içine düştüğü çukurdan çıkarmıyor elbet, kuyu daha da derinleşiyor.

    fikret Kuşkan'ın canlandırdığı karaktere bakıldığında obsesif davranış bozuklukları ön plana çıkmakta. örneğin, arabalar konusunda obsesif tutumu, yağmur yağmasa bile aracın sileceklerini çalıştırması ve öylece durması şeklinde izleyeni depresif hisselere itebiliyor. fazla konuşmayan bu genç adam, sıkıntıya düştüğü durumlarda tırnaklarını yemesi ile de dikkat çekiyor. zaten filmin sonunda akıl hastanesinde görülüyor.

    akıl hastanesi sahnesinde Zeki demirkubuz'u türkü söyleyen bir akıl hastası olarak görüyoruz. zaten demirkubuz, filmlerinin bir karesinde mutlak suretle görülüyor. bu durum da zeki demirkubuz filmlerinin bir özelliği haline gelmiş. diğer özellikler için usta yönetmenin diğer filmlerindeki entrylere göz atabilirsiniz.

    film, insanların takıntılarının boyutları ve sonuçları üzerine. psikolojiyle ilgilenlerin bu filmi mutlaka izlemesini tavsiye ediyorum. gerçi diğer demirkubuz filmleri de bu konuda oldukça iyi. psikoloji dedim mi, sinema alanında zeki demirkubuz ismi oldukça etkili.

    (7/10)
    4 ...
  4. 34.
  5. 23.
  6. fikret kuşkanın gençliği ve zeki demirkubuzun acemiliği için izlenebilecek bir film.
    o değilde adam gençken ne karizmatikmiş ya.
    2 ...
  7. 37.
  8. benim kaldıgım devlet yurdunda sadece kızların kaldıgı tek bloktu. 1600 erkege 800 kız. tam bir meydan muharebesi ortamıydı lakin ülkücü teskilat tarafından onune 100 metre cizgisi cizilmisti. cizgiyi gecen erkek tayfası feci dayak yerdi.
    2 ...
  9. 22.
  10. Zaman zaman ufka dalıp, sigara tüttürürken; "bu hayatta beni kimse anlamadı amk" deyip yalnızlığı anlatmaya çalışan entel dantel film tadı veriyor. Senaryodaki kopukluklar insanı yoruyor. Hele ev sahibi ile hizmetçinin film diyalogları var ki çok kötü. Hizmetçi değil, sanki sinema eleştirmeni hanım kızımız. Küçük insanların hayatını gözümüze sokarken, küçük insanın inandırıcılığı kalmıyor.

    Orta-üst sınıf bir kadın unuttuğu cinselliği, tutkuyu, şehveti, hizmetçisi ile kapıcının oğluğunu sevişirken görmesiyle hatırlıyor ve kapıcının oğluyla sevişiyor. Ancak o tipte bir kadının "kime versem" listesine kapıcının mal oğlu 94'te de 2012'de giremez.

    Yorucu film. itin değil sahibinin hatrına seyredilen film.
    2 ...
  11. 31.
  12. Fikret kuşkan'ın devleştiği zeki demirkubuz filmi. Sıkar, boğar, en sonunda bir sigara yaktırır. öyle bir film.
    1 ...
  13. 24.
  14. etrafta sürekli gezinen brodway arabalar, dışardan tüpçü kamyonetinden gelen "aygaz" soundtrackı ile 90'lı yılların havasını özellikle çocukluğun belli bir kısmını 90'larda geçirmiş bir nesil için keyif verebilecek bir yapıt.

    ama yine de zeki demirkubuz ya da nuri bilge ceylan kökenli filmleri baştan sona bir göz gezdirdiğimizde bu sefer gerçekten sıkıcı denebilir. bunaltması doğal. bu filmlerin hepsi bunaltır ama bunda eksik bir şeyler vardı sanki. hani sıkıyor ama sürükleyiciliği yok. kapatıp bırakası geliyor insanın.

    filmdeki karakterlerin tımarhane kaçkını gibi davranarak değişik mesajlar vermesi, o dengesiz ortamın verdiği ince ayar biraz fazla kaçmış bu filmde. bir kadının iç bunalımını direk seks ile bağdaştırmak da ne kadar doğrudur tartışılır ama şimdi yanlıştır da diyemeyeceğim. kapıcı fantezisi güzeldi. tüpçü olsa daha güzel olurdu.
    1 ...
  15. 2.
  16. oldukça kötü bir zeki demirkubuz filmi.
    insanı bunaltan, uzun sessizlikler ve durağanlıklarla ilerlemeye çalışan, fakat mesnetsizliği dolayısıyla o durağanlıkta üzerine düşünecek zerre kadar birşey vermediği, izlenmese de olur film.
    2 ...
  17. 12.
  18. zeki demirkubuz'un gişeciye, yer göstericiye, patlayıkçıya, salonarkasıyiyişen çiftlere , kıyısından köşesinden takılanlara, izleri izleyenlere, ben para vermem sinemaya minemaya birader evde izlerim diyenlere vb. merhaba dediği filmdir, belki de selamın aleyküm ağalar, belki de açılın bilin bakalım kim geldi ya da galiba en mantıklısı, şşş ne bu gürültü ya, iki dakka sessiz olun dediği filmdir.

    ilk kasvet dumanı üflendiğinde sene dokuzyüzdoksandört'müş. o gün, o yaşta izleseymişim bu filmi bi siktir çekerdim toroslar yıkılırdı, evet ovaların en çukurundaydım. şimdi eeh dedim, yine çok beğenmedim ama üstadlara küfür mü edilirmiş lan diye payladım bizim veleti. o değil de zaman hızlı, zaman zalım, zaman yalan, zaman amaaaan...
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük