2002 seçimlerinden önce, abd nin ıraka yapabilecegi olası operasyonun konusldugu günlerde abd ye giden ve orda "abd nin ikna olduguna, bizde ikna olduk" diyebilen, ulusalcıların gözbebegi, türk topraklarını abd işgal ordusuna açan bir siyasi liderdir..
mason bir doktor tarafından zehirlenmiş siyaset adamı. askeriyenin durumu fark etmesiyle beraber apar topar gata'ya getirilmiştir.
merak ediyorum. yok öldüydü, yok yemek yiyemiyordu, yok yürüyemiyordu diyenler biliyorlar mı,
acaba ecevit şu an başbakan olsaydı izin bekler miydi.
Koalisyon hükümeti sonucu kriz çıkması nedeniyle Türkiye'ye yaptığı hizmetlerin ortaya çıkmamasına neden olmuş ve çok saygı duyduğum eski bir başbakan.
Eğer bir dönem Recep Tayyip Erdoğan gibi tek başına iktidar olsaydı çok ama çok fazla Türkiye'ye faydası dokunacağına inandığım bir lider.
su anda memleketin ileri gittigini düsünen sütcü beygiri kisilerin kasanin soyuldugundan haberleri bile olmaksizin "kendi ürünümüzü kendimiz üretir, kendimiz kullaniriz... bizim kimseye ihtiyacimiz yok" diyerek yola cikarak; gercekten bagimsiz bir türkiye kurma cabasinda oldugundan haberdar olmaksizin o adam hakkinda ileri geri konusarak sadece koyun politikasi sergilemeleride büyük bir saygisizliktir...
ölümünden sonra, büyük demokrat, laiklik bekçisi, ulusal solcu, hatta en vahimi işçi babası ilan edilen siyasetçi.
Peki ecevit gerçekten de işçi babası mıdır? yoksa patronlara hizmet eden klasik bir siyasetçi mi? ecevit bunu ortanın solu kitabında şöyle açıklıyor;
"Halkı adaletsizlikten, yoksulluktan, baskıdan kurtarıcı ve toplumu sosyal adalet içinde kalkındırıcı tedbirler alınmaz ise, ezilen, yoksulluk çeken insanlarda birikecek isyan duyguları, kabarıp taşma noktasına varabilir. işte o zaman aşırı sol akımlar, bu isyan duygusunu, yıkıcı ve yaygın bir sel haline getirebilir. ortanın solu*, bu sele karşı en sağlam duvar, en etkili settir."
göründüğü gibi ecevit işçi babası değil, burjuvanın abisidir. amacının işçi ve emekçileri kapitalist düzene modern yöntemlerle bağlamak ve isyan etmesine sebebiyet vermeyecek şekilde sömürmek olduğu görülüyor.
yıllarca halkçı, demokratik, solcu görülen ecevit bakın siyasi hayatı boyunca neler yapmış;
*iktidara gelmeden önce söz verdiği halde kontrgerillanın üzerine gitmemiş, vazgeçerek ülkenin başına uzun yıllar boyu bela olmasını sağlamıştır.
*19 aralık 2000 hayata dönüş operasyonuyla, övülen hümanist kişiliğini ortaya çıkarmış, faşistlerle işbirliği yaparak savunmasız insanları katletmiştir.
*demokrasiye katkıları çok büyüktür denilmiştir. ama 28 şubat askeri müdahalesinin hukuk ve demokrasi dışı yöntem olduğunu anlamamış, destekleyip, yerine kurulan hükümette başbakan yardımcısı olmuştur.
*kamu çalışanlarının toplu sözleşme ve grev hakkını gasp eden sahte sendika yasası, işçi babası! ecevit döneminde kabul edilmiştir.
*ulusal çıkarları koruma konusunda da övgüler alan ecevit, amerika'nın 2001'de afganistan savaşı için destek almak için gönderdiği raporları incelemek yerine, "amerika'ya uygun gelen belgeler bize de uygun gelir." demiştir.
o bir karaoglan di geldi ve gecti bir anlik sert bir yel gibi. atatürk ten sonra politikasina inandigim tek insandi, dürüstlügüyle sagcilarin bile sevgisini kazanmisti. hep zor zamanlarda geldi, ülkeyi tam düzeltiyorduki gitti bir anda. yani ari gibi üretti ayilarda yedi. topragi bol olsun.
şu anda almış olduğum forward mailinden aktarıyorum:
rahmetli bir mitinginde,
- bu düzen er yada geç değişecektir!
vatandaşın biri bağırır:
- düzen hayatından memnun, düzülen ne zaman değişecek?
ismail cem ile peşpeşe aramızdan ayrılışlarıyla türk siyeseti'nden inceliği, nezaketi, naifliği de beraberlerinde götürdüklerine inandığım değerli insan.
12 eylül darbesine karşı tavır alma cesaretini gösterebilmiş tek siyasetçi. süleyman demirel ve necmettin erbakan askeri cunta'nın her dediğine eyvallah çekerken, hep rest çeker bir tavır takınmış, darbecilerin yasaklamasına rağmen demeç vermek için dergi bastırmıştır. bu yönüyle takdir edilmeye değer bir siyasetçidir.
28 mayıs 2007'de yaş gününü kutladığımız, karaoğlan.
"iyi ki doğdun ecevit, iyi ki bu ülkeden geçtin, ama geçerken bıraktığın eserlerle, ışıkla sonsuza kadar bu ülkede yaşayacaksın ecevit..." **