bir başlık gördüm dün gece...
"bursaspor un avrupa'da ne işi var" diye. ya da buna benzer bir şeydi...
sanırsın ki her sene diğer takımlarımız şampiyonlar liginin tozunu attırıyor. her sene gruplardan çıkıyoruz.
ulan hangi takımımızın cl de dişe dokunur bir başarısı var?
neyse. sövdüm farzedin.
bursaspor bu sene pişecek. cl tecrübesi kazanacak...
seneye nasılsa yine cl'deyiz.
biz direk katılacağız yine ama eleme oynayacak takımımız götünü kollasın. elendiği takdirde yine 5 milyon euro bursaspor kasasına girecek.
bursaspor'u eleştirmek için önce utanma, arlanma sahibi olacak bir insan.
sonra da avrupa'da başarılı olmuş olacak. misal, ac milan, inter, bayern, chelsea taraftarları eleştirebilir bursaspor'u.
yaşadığı ânı, seneyi, yılı ve o yıla bağlı performansları değerlendirme özürlü arkadaşlar, bursaspor'umuzun orada olmaması gerektiğini, ülkenin puanlarının çarçur edildiğini ve başka takımlarımızın katılması için çekilmemiz konusunda taleplerini dile getirmekteler; acaba harbiden mi gerizekalı bunlar anlamıyorum henüz..şuan türkiye'deki en iyi takım bursaspor. ama demiyorum ki bursaspor avrupa kriterleri içinde de iyi. demek istediğim onun yerine türkiye'den gidebilecek daha iyi bir takım yok. fenerbahçe, galatasaray desen zaten fırsatları vardı, beceremediler. ayrıca devam etmekte olan 2010-2011 süperlig puan durumuna, performansına baktığımızda üç büyük diye tabir ettiklerimizin de yaptıkları alenen ortada. afedersiniz ama bildiğin screwed up.
hadi diyelim ki avrupa deneyimi yok bursa'nın; bu yüzden "deneyimi olan gitsin" demek kadar irticai bir söylem var mı allah aşkına? lan oğlum bana bak: bir şeyler değişirken elbette sancılı bir dönem yaşanır. bunu kafana sok! değişime aç kendini.
dünki maçın ilk yarısını izledim. futbolcularının bu kadar kazma oluşuna bir mantık getiremedim. hayır bak çapraz olsa anlarım, ceza sahası önünden vuruyorsun, kaleyi tuttur lan, 7.5 metre anasını satayim. bu nasıl iş, ligin lideri pozisyonunda neden varlar anlamak cidden zor.
7. hafta itibariyle en yakın rakibine 5 puan fark atmış, geçen sezon şampiyon olmuş takımdır. cuma akşamı evinde k. karabükspor u da yenip rakipleriyle arasındaki puan farkını daha da açacaktır.
italyan arkadaşım bana "Türkiye'nin neresinde ailen?" diye sorduğu zaman, "Bursa" diye cevap verdiğimde; "O isim sanki tanıdık geliyor." yorumunu aldığım takımdır.
maç fazlasıyla en yakın rakibinin 6 puan önünde liderliğini sürdüren takımdır. tüm camianın gözü hafta içinde manchester united ile oynanacak şampiyonlar ligi mücadelesine çevrilmiştir.
(bkz: allahım sen utandırma)
şampiyonlar ligindeki çektiği kura ilk bakışta çok da kötü değil dedirtmişti. fakat şimdi bakıyoruz ki valencia ve glasgow kendi liglerinde lider durumdalar. diğer rakip ise manu. tablo karamsar. olsun adı aşk bu eziyetin.
yenildik...işin tuhafı, işin pis yanı yenileceğimizi de biliyorduk maçtan önce. hatta üst olur geyikleri çok daha itibar görüyordu..
manchester'a karşı yenilmesi değil insanı üzen, rahatsızlık duyulan.
tek bir şut bile atamadan yenilmek eziyor insanı. ayakta duramayan kayıp düşen oyuncular, saçma sapan yerlere giden paslar kahrediyor insanı. adamların şiir gibi pas yapması, üst seviyede kondisyon ve güçlülükleri başını önüne eğdiriyor.
yenilmek değil, puan kaybetmek değil sinirlendiğimiz. futbol olarak bu kadar geri olmamalıyız, olmamalıydık diye düşündüğümüzden sinirliyiz. bunu yaşamak kötü...yani mücadele edip yenilmek, fark yemek bile güzel. zira sen de goller kaçımış olacaksın,ulan şunları atsaydık, volkan o topa güzel vursa, kaleci gününde olmasa yemiştik adamları demesi yetecek insana.
son zamanlarda avrupada bütüm takımılarımız böyle, ezilip, varlık gösteremeden evine dönüyor. milli takım keza öyle.
karamsarlık içinde nefessiz kaldık desem yeridir.
senden umutluyduk, galibiyetten veya tur atlamaktan değil güzel futbol oynayacağından, sahada ezilmeyeceğinde umutluyduk.. her nedense o da hüsran gibi görünüyor..
eninde sonunda ertuğrul sağlama güvenmekten, takıma tüm kalbimizle destek olmaktan öte bir çözüm de yok elimizde.
ne de olsa galatasay 4. senesinde başarıyı bulabilmişti avrupa da...
şamp. liginde son üç maçını kazanacaktır bence. ilk üç maçında rakibini demek anlamsız olur belki ama rakibi karşısında kendini tanıdı, gördü. şimdi artık kendi hâline bakıp bu rakip karşısında böyle mi oynadım? artık oynar mıyım hiç! deyip daha farklı oynayacaktır. gruptan çıkması da olasılıklar dahilinde.
maç içerisinde 4 tane pas yapamayıp kaleyi bulan tek şutun 90.dakika da olması ardındanda 8-9 yemedik ucuz kurtulduk demesi çok saçma. Keşke bursaspor 5 yeseydi ama bi direkten dönen top olsun bi kaleciyle karışı karşıya kalınsın. 11 kişi kendi sahanda oynayarak maç oynanmıyor.
Dikkatimi çeken başka bişey ise bursaspor oyuncularının ağır çekimde gibi koşması ve her pozisyonda topun ayağına gelmesini beklemeleri.
Umarım toparlarlar ve en azından 1 puanlada olsa cl yi tamamlarlar.
sistemini en çok oturtmuş ekip. elbette lig maçlarında baskılı oynamasının en büyük sebebi ' lan bu adamlar son şampiyon, çıkmayın ileri ' uyarılarıdır. tahminimce geçen sezona göre daha çok gol yiyebilir.
+ aga bu hafta kesin yenilirler.
- he ya. en son ne zaman yenildiler ligde unuttum aq.
+ yine yendiler lan. hem de ikinci yarıda gol atmak istemedi adamlar.
- dur dur bok atalım biz attıkları goller uzaktan, 3 kişiyi çalımlayarak olmadı diye. overrated falan diyelim.
+ abartmayalım olm. baştan bi kendi takımımıza bakalım.
- karıştırma orasını. takmışız biz at gözlüğümüzü, bu takım ne yaparsa yapsın bok atacaz.
önümüzdeki hafta atatürk stadında fenerbahçe'yi yenerek şampi...olacak büyük takım.
bu sene şampiyonluk yolundaki en önemli rakibi trabzonspor'dur. eski ve bizim bildiğimiz trabzon olsa içimiz rahat olurdu lakin şenol hoca işi sıkı tutuyor bu sene. umarım önümüzdeki haftalarda saçma sapan rakiplere puan kaptırma adetlerine geri dönerler de zirvede tek başımıza kalırız.