bu şehiri özleyebileceğim, giderken mutlu olabileceğim aklımın ucundan dahi geçmezdi.
ama oluyormus.
sevdiğin insanlarda oluyormuş bu şehirde.
bir gün sana sorduklarında, memlekete gidiyorum diyebiliyormuşsun burası için.
şimdi yattım yatağıma, aklımda bursa. doğmadım burada, yaşamadım da. geleceğimi hiç düşünmeden ellerine bıraktığım, o şehirde derin bir uykuda. nasıl sevmeyeyim şimdi bursa'yı, nasıl özlemeyeyim. hee bir de sakın soğuk olma, üşümesin sevgilim.
her yaz bisiklet turlarımız için gittiğim pür-i pak, yeşil ile mavinin iç içe olduğu pek kıymetli şehrimiz. ayrıca dağa çıkarız üç günlük dört günlük kamplar yaparız. istanbul hariç hangi şehirde yaşamak isterdin diye sorsalar tereddütsüz bursa cevabını veririm.
istanbul'la gen bağları taşıması dışında hiç bir espirisi olmayan kalitesiz şehir. istanbul'a 2 saat mesafede bulunup bu şehirde yaşamak cannibal paradokstur.
son yapılan (nostaljik olmayan) tramvay hattı sayesinde işi gücü trafik olacak şehirdir. hele bir de kapatılacağı söylemleri var. ulan madem yapıyorsun düzgün yap.
batı tarafını saymazsak al çöpe at sehrı. köyden farkı yoktur, gelısmemıstır, ınsanları cahıl ve yobazdır. sehrın en ıslek caddesınde genç bır kadının gözler onunde dovulmesıne goz yummuş, kıllarını kıpırdatmadan ızlemıs bir millettir. aynı olay bır eskısehırde, bir ankarada olsa farklı olacağına emınım. taktır sızın.