Hanlarıyla ünlü, koza hanında çay içmeye bayıldığım, o eski taş yerleri gördükçe huzur bulduğum, görükleye giderken sinir küpü olduğum nilüferde sakinliği bulduğum, kayhanda yediğim pideli köftesine bayıldığım. gittiğim vakit özleyeceğim şehirdir. beni sen büyüttün bursa.
çok sevilendir. öyle çok ki o kadar yani anlatamıyorum. sokaklarında kendimi bulurum. asla mutsuz olmam eğer evde değil de dışarıdaysam. nilüfer' de ya da heykel taraflarında mal mal gülerek gezen birini görürseniz yüzde seksen benimdir. doğduğum büyüdüğüm şehri ilk kez görüyormuş gibi olurum her zaman. her sokağında anılarım vardır halbuki: arkadaşlıklarım, kahkahalarım, ilk ve tek aşkım...
uzaktayken ailemi mi yoksa bursa' yı mı özlüyorum bilemem mesela. eskişehir taraflarından şehre yanaşınca otobüs, sağlı sollu ormanları başlar ya bursamın. ondan sonra terminale kadar içim içime sığmaz işte, bildiğin kalp krizi geçirecek gibi olurum heyecandan. terminalde böyle derin bir nefes alırım otobüsten inince. sonra 92 yolculuğu başlar. hilton' a bakarım bir. sonra dikkaldırım yokuşundan iner otobüs. sonra beşevler: tüm çocukluğum.
bir şehir niye bu kadar sevilir anlamam. kendime de kızıyorum hatta bu nedenle. markete giderken bile mutlu olur mu bir insan? vallahi oluyorum. ama nasıl sevilmesin. bahar da kış da hatta yaz da en çok bursa' ya yakışır. denizine, dağına. yeşiline, tarihine kurban olduğum.
Su an arkamda birakip istanbula dondugum sehir. Isim olmasa hic gitmem. 15bin tl icin degiyo ama. 14bin tl olsa gitmem o kadar net soyluyorum. Bok gibi sehir. Insaninin geneli comar laftan anlamaz sozde dindar gerikafalisi da cok. Benim ayda 3 gun kaldigim evimin oldugu semt disinda at cope.
memleketin en optimum şehridir. kısa sürede istanbul, izmir ve ankara'ya ulaşabilirsin. ayvalık ve çanakkale gibi yerlere de yakındır. para kazanabilirsin ve o parayı harcayabilirsin.
gün geçtikçe istanbul'a benzeyen ildir. her nasıl istanbul'un 15-16 milyonluk nüfusu için yapılan her şey yetersiz kalıyorsa, 3-3,5 milyonluk bursa için yapılacak her şey yetersiz kalmaktadır. planlaması yapılmamış tüm büyük şehirler gibi bu hantallıkla daha da yaşanmaz hale gelmektedir.
nasıl özlüyorum bir bilseniz. o temiz havasını, her yanı saran yeşilliğini, sakinliğini, huzurunu, evimden görünen manzarasını, insanları bile özlüyorum. ankarada her yer gri beton, ne bir huzuru var ne manzarası, ne adam gibi -istinalar var- insanı var ne bir şeyi. bildiğiniz buraları göksupark, Güvenpark, gençlik parkı vb. yapmışlar doldurmuşlar ama hepsinde bir sunilik bir yapmacık hava, hepsinde bir göz boyama. hiçbir yer memleketim gibi olamaz hiçbir yer. özlüyorum velhasıl.
7 ay sonra özlenecek şehir.
Son 7 ayımın kaldığı şehir.
4. Senem Bursa'da.
artık bitsin diye diye sona yaklaştım.
Güzel arkadaşlıklar, güzel insanlar tanıdım.
Unutmak isteyeceğim, asla unutmak istemeyeceğim pek çok kişiyi tanıdım bu şehirde.
Bu şehirde yaşayıp, başka bir şehirde yaşayan birini unutmak istememeyi öğrendim.
Tuhaf değil mi?
Onu asla unutmak istemiyorum.
Onu Bursa'da yaşarken tanıdım.
ilerde de böyle söyleyeceğim.
Bursa'yı ilgilendiriyor.
Sik gibi bir trafik düzenlemesine sahiptir. Hiç bir yolun alternatifi olmadığı için her sabah acemler kavşağı izmir istikametinde , akşam saatleri küçük sanayi nilüfer arası ve altıparmak caddesi banko tıkanır. Hele o altıparmak caddesi'ne hiç birşeye derman olmayan ipek böceğimidir ne boktur onu sokan belediyeyi buradan tebrik ediyorum. Ona vereceğin parayla metroyu uzat terminale kadar, üniversite terminal bağlansın birbirine.
sene 2014 , 2015'e iki ay kalmış hala bursalı ve ipne muhabbeti ile eğlenen zeka fakiri insan (parantez içinde ) göstermiş şehirdir. bak koçum sana şunu söyleyeyim , ibneninde adamında kadınında en hası bursadan çıkar.