Hafif esintili havasına karışan güneşiyle, yasın rutin günlerinden birisini yaşayan şehir. Darısı tez zamanda özleyenlerinin başına. Zikindirik zincir cafelerinin yerine merkezinde oturup bir akşam üstü çaylarını kahvelerini yudumlasınlar, hatta imkanlar dahilindeyse dağ yolundaki bir çay bahçesine gidip, bursa'nın manzarasını izleyip, "aaa şurası da şurasıymış." Deyip hafızalarını tazelesinler uzun zamandır uzak kalanlar.
salak dolu sorsan milliyetçi gerek bursaporu şehrinin takımı diye sahiplenirler. Ama ülkeyi sahiplenmeyip hdp'nin bile milletvekili çıkardığı bursanın nüfus olarak 4. akıl olarak - lerde olan bir şehir.
sık sık izmir'e gidip gelmemden ötürü her geldiğimde havası çarpan, halen havası kirli olan, yeni teleferik hattıyla 15 dakikada uludağ'ın zirvesine çıkabileceğiniz, yarım saatte sahil kenarına gidebileceğiniz, iki üniversiteyi uzun metro hattı ile birbirine bağlayan, otomotiv sektöründen sonra yazılım vadisi projesi ile daha çok gelişeceğini düşündüğüm şehir.
yer yüzündeki cennet olarak betimlenebilecek kent. allah'ın buraya diğer şehirlerden çok daha özel davrandığına inanmamak elde değil, gerek doğası, gerekse verimli toprakları, oldukça muhteşem tabiatıyla dünyanın en büyük nimetlerinin bir araya geldiği güzel şehir.
şu sıralar fazlasıyla özlediğim şehir.
tophaneden şehri seyretmek, setbaşında simit sarayında şırıl şırıl su sesi eşliğinde çay içmek, heykel kafede feridun'u dinlemek, mudanya'da deniz havası almak, uzunca bir yol katettikten sonra cumalıkızık'a varıp kahvaltı yapmak, görükle'de deli kantin, the doors ve agorada vakit geçirmek hepsi ayrı ayrı özlenir.