Şu fotoyu bilmeyenlere avrupa'da herhangi bir yerin nostaljik görüntüsü diye yutturabilirsin. Ama gel gör ki kaybettiğimiz olumlu duyguların en büyüğü bence estetik duygusu. Bir şehrin 50 yılda ölümü.
Bir efsanedir bursa. izmirden sonra ikinci yaşadığım yerdi. Ulu camisinin o buyuleyici özelliği aynı zamanda Uludağın o azametini mi desem yoksa cumalikizigin nostalji evlerinde bol köpüklü ayranını mi desem. Bir tarihtir bursa...
Foto sanırım 1950'lilerden. Merkezde ulucami. Ve bursa'yı ikiye ayıran maksem caddesi. En aşağıdaki yalnız bina ise semte ismini veren fomara tütün binası. Dikkatli bakıldığında çoğu ev iki katlı kagir yapı. Ve sadelik!
Yazın Geneli itibariyle yukarılara çıkıldığı zaman insanın üstüne ince bir hırka alıp giyebileceği, her köşe başında size geçmişten selamlar ileten çeşmeleri ve zamanın büyüsüyle harmanlanmış tarihiyle türkiyenin en nadide şehirlerinden biridir.
okuldan boşta kalan zamanlarda garaj-heykel arasında dolmuş taksicilik yapardım. köfteci yusuf'un tek şubesi vardı o zamanlar. setbaşında mahfel'de dondurma yerdik, hayyam'da içer, gölyazı'na balığa giderdik, sevdiğim bir kız vardı, sırf tanıdığı denk gelmesin diye trilye'ye giderdik haftasonları, sırf saçlarının ucundan yarım dudak öpmek için.
Zaman denilen kavramın insana en merhametli davrandığı şehirdir. Büyürüz, yaşlanırız, ölürüz, çürürüz ama bursa'da eski bir caminin avlusundaki şadırvanın sesinden geçmişi dinleyebiliriz.