okuldan boşta kalan zamanlarda garaj-heykel arasında dolmuş taksicilik yapardım. köfteci yusuf'un tek şubesi vardı o zamanlar. setbaşında mahfel'de dondurma yerdik, hayyam'da içer, gölyazı'na balığa giderdik, sevdiğim bir kız vardı, sırf tanıdığı denk gelmesin diye trilye'ye giderdik haftasonları, sırf saçlarının ucundan yarım dudak öpmek için.
Zaman denilen kavramın insana en merhametli davrandığı şehirdir. Büyürüz, yaşlanırız, ölürüz, çürürüz ama bursa'da eski bir caminin avlusundaki şadırvanın sesinden geçmişi dinleyebiliriz.
Tarihimizdeki ilk feminist harekete ev sahipliği yapmış şehrimizdir.
1801'de 3.selim tarafından yayınlanan bir fermanla ipek tüccarlarının vergileri yük başına 110 kuruştan 220 kuruşa çıkarılır. Bunun üzerine ipek ticaretinin merkezi olan bursa'ya tüccar akını kesilir.
Aynı yıllarda bursa'da çıkan yangın ipek üreticisine bir darbe daha vurur. Bu zorlu koşullarda ipek üreten fakat bu ipeği vergiler yüzünden satamayan Bursalı ipekçi kadınlar ayaklanır.
Padişahın fermanının okunmasına izin vermezler. Defalarca protesto gösterileri düzenlenir. Ve en sonunda kazanan kadınlar olur. Vergilerdeki düzenleme tekrar eskiye döner.
Bu olay bursa ve toplum tarihimizin ilk feminist hareketi olarak kayıtlara geçer.
Zamanın bir iplik gibi birbirine dolaştığı şehir. Bir anda bir sokağa girersiniz ve zamanda 300 yıl öncesine yolculuk yaparsınız. Ulucami'de 16.yy'ın, o şatafatlı zamanların kur'an sesini dinlerken; dışarda an, ağır ağır akıyordur.
Türkiye'nin yaşam kalitesi en yüksek şehirlerinin başında. yeşili bol, havası temiz, ulaşımı sorunsuz. inşallah ileride yerleşmeyi planlıyorum. yaşanacak yer vesselam.