29 mart 2009 yerel seçimleri'nde osmangazi belediye başkanı iken yaptığı (yapmaya çalıştığı) akıldışı uygulamalar ile adına leke düşen bir adama* yüzde 47, yine kamil koç şirketlerinin icra kurulunda görev yapıp boy koop gibi her üniversitelinin küfür ettiği bir rezaletin başkanı olan, belediyecilik ile ilgili en ufak bir fikir sahibi bile olmadığı ortada olan sena kaleli'ye yüzde 27 oy veren insanların olduğu güzel şehrim.
bunun dışında 10 yıldır nilüfer'in her karışını müteahhitlere yağmalatan mustafa bozbey ile gençoğulları'nın photoshop güzeli ışıl hanım'ı başkanlık için yarıştırması da insanda mutlak bir sinir bozukluğu yaşatmaya yetiyor.
yeter ulan diyememiştir bu şehir geçtiğimiz seçimlerde. yazıklar olsun...
simdi ilk once sunu soyleyeyim 23 senelik hayatimin 11 senelik ilk bolumu haric fazlaca ikamet etmisligim yoktur bu sehirde; yazlari haric. o da universiteden once, iste kismet olur da denk gelirse ama gel gelelim nasil bir sehirse; icinde barinan, arkadas, aile gibi unsurlari gectim .hala bursali tahir caddesinin uzerindeki kiytirik cesmeden tutun ( yikilmadi ise bursali tahir hayrati olan cesme), arap sukru sokaginda bulunan logar kapaklarina, tophane'nin igrenc otesi merdivenlerine, kadar herseyini ozleten bir sehir..
iki adet peçeli labunyanın da yaşadığı şehirdir. göbekler açık, çizgi filmlerdeki kötü karakterlerin gri sakal izleriyle kırıta kırıta yürüyen ikili. görmez olaydım!
mezuniyetimden beri gitmediğim ikinci memleketim. şuan ne kadar isterdim namazgah tan aşağı sallanarak yürümeyi,
"bu satte hayat yok lan burda istanbul böyle mı" dıye çemkirmeyi..