Birazdan izmir'den yola çıkarak gidecek olduğum şehir. yol arkadaşı varsa buyursun derim. ayrıca bursa'da ev arkadaşı aradığımı da tekrar belirtsem iyi olacak.
sonuç olarak, hayatımın geri kalanına şekil vereceğim şehir.
tartışmasız türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri, gelişmiş sanayisi, 3 milyona yaklaşan metropol nüfusu, yeşilliği, denizi, uludağ'ı, kaplıcaları, alışveriş merkezleri, sanayisinin yanında verimli ovaları, buram buram tarih kokan eserleri, gelişmiş yerel medya gücü, hepsinden önemlisi bursaspor'u,
özetle sanayi, turizm, spor, kültür ve tarım kentidir bu güzel şehir.
hepsini topladığınız zaman bir şehir değil yaşam tarzıdır bursa.
öyle ki, bu güzel şehirde hiç boş kalmazsınız canın sıkılınca git uludağ'da kayak yap, yemyeşil ormanlarında temiz havayı içine çek, yazın git sıcacık plajlarında denize gir güneşlen, git kaplıcalarında şifa bul, osmanlı mirası güzellikleri gör, git 25 dakikada inegöl'e köfte ye, türkiye'nin en kaliteli mobilyalarını gör, git 20 dakikada mudanya'da denize gir, işsizim deme adım attığın yer sanayi, fabrika, şirket yani özetle yüce allah'ın cömert davrandığı güzellikteki şehirlerdendir bursa.
en ünlü, tanındık yerlerinden birinin tophane olması da şehrin kimliğini açığa vurma istemidir.
edit: nihaha şimdiye kadar 3 bursalı çıktı, gelsin - oylar!
2 gün kar yağınca felç olan şehir. otobüsleri ve bir türlü kepçe gelemediğinden açılamayan yolları geçtim metro bile doğru düzgün çalışmıyor lan; belediyeciliğinize tüküreyim!
toplu taşıma olayı vasat olan şehir. sırf iskender yemeye bir günlüğüne istanbuldan kalkıp geldik. idonun da kampanyası vardı. kabataş-mudanya 1 liraydı. neyse, sorduk merkeze nasıl gidebiliriz diye. dediler ki şu otobüs gidiyo. peki atladık gittik yedik içtik. geri dönücez ama aynı otobüsle dönemezsiniz dediler! hayda, niye ya tek taraflı mı çalışıyo bu otobüs arkadaş? ya sorduğumuz görevliler bizi yanlış yönlendirdi ya da gerçekten ortada bariz bi saçmalık var. insanı güzel ama. esnafıyla hoş diyaloglarımız oldu.
isteyenin beğeneceği, istemeyenin beğenmeyeceği şehir. '' içinde yaşıyorsan eleştirmeyeceksin. '' diye bir şey de denilemez kimseye. örneğin kendisini çok sevdiğim söylenemez, futbol takımı ve taraftarlarına da sık sık uyuz olurum. ancak bazı şartlar, bazı durumlar, bu şehirde yaşamamı zorunlu kılmaktadır.
yine de bu şehirde yaşamak zorunda oluşum onu ve futbol takımını mutlaka sevmemi gerekli kılmaz. tat almaya çalışırım, o ayrı.