budapeşte

entry204 galeri28
    54.
  1. Avrupa'nın en güzel şehirlerinden bir tanesi ve üç ayı aşkın bir süredir erasmus macerama ev sahipliği yapan şehirdir kendisi. Her ne kadar Viyana kadar bakımlı ve düzenli olmasa da kendine has bir çekiciliği vardır. Binalarının çok büyük bir çoğunluğunda bizden sonra bölgeye gelen avusturyalıların etkilerini görmek mümkün. Bizden kalan bir tek Gül Baba var onu da anladığım kadarıyla bölge halkı da sahipleniyor.

    Bu şehirde yaşamadığım kalmadı neredeyse. Öncelikle macar kızlarının güzelliğine diyecek yok. Bu bağlamda bizim türk erkekleri burada çok iş yapıyor. Siz yine de gezerken dikkatli olun. Özellikle vaci utca adlı buranın en meşhur ve merkezi caddesinde, size bar veya kafe ismi soran kızlara kanmayın. Önce barın yerini sorup muhabbet açıyorlar, sonra da bir şekilde sizi de götürüyorlar. Hani gitmek sorun değil de gelen hesap 50000 Ft. yani 400 Tl gibi bir şey olarak size kitlenirse şaşırmayın. Bunu bir arkadaş anlattı.

    Her şeye rağmen güzel bir şehirdir. Erasmus için bence en ideal yerlerden...
    0 ...
  2. 53.
  3. eylül ayının son üç gününü geçirdiğim şehir. şehri yıllardır görmek isterdim. bir şeyin hayalini kurduktan sonra aslı biraz yavan kalıyor doğrusu. ya da benim hayal gücüm fazla zengin. neyse budapeştede de durum öyle oldu gibi.

    ilk gün akşama doğru havaalanına indik. şehre taksiyle geçip sonraki günlerde paso yürüdüm. toplamda elli km yapmışımdır. taksi parası çıktı ama ayakkabı gitti. hesap yine tutmadı amına koyim.

    kaldığım hostel peşte tarafında merkezi bir yerde idi. sabah erkenden kalkıp parlamento binası önünden geçip elizabeth köprüsünü takip ederek buda tarafına geçtim. ilk işim gül baba türbesini bulmak oldu. türbe kapalıydı uzaktan bir fatiha okuyup gül baba heykeliyle konuştum. adamı olduğu gibi heykel yapmışlar, boyu neyse heykel de o kadar. gül baba adıyla bir de sokak var türbeye yakın. bir de o sokağın bağlandığı bir cadde var türk caddesi. török utca.

    margid adası var tuna üzerinde, şöyle uzaktan baktım. sevgili olsa insanın yanında romantik bir yürüyüş fena olmazdı ama oraya bir yarım gün ayırmak lazım gelir. buda tarafında umarsızca yürüdüm yürüdüm zincirli köprüden beriye peşteye geçtim takrar. tamam tuna güzel ama asla boğaz değil. anladım ki hiç kimse istanbul değil, istanbul boğazı gibi hiç değil.

    belki almanyadan budapeşteye gitmekle türkiyeden gitmek arasında fark vardır. orada gördüğüm binaların benzerlerini almanyada fransada gördüğümden beklenen etki oluşmadı bende. ki aradığım tuna idi. tunanın daha güzel göründüğü başka bir mutlaka vardır. viyanada da çok iyi değildi tuna. tuna tuna sen bu olamazsın. estergona gidip kaleden bakmak lazım belki de.

    vaci utca diye bir caddesi var istiklale benzer dediler istiklal en az beş çeker buna. kızları güzel bak ama macarların. türk kızları gitmesin ama macar kızları da gelsin.

    2. dünya savaşı sonrası komünizmden çektiklerini anlatan bir terör müzesi yapmışlar ki görülmesi gerek. konuya verdikleri önem ve emek güzel bir kere. ekşide biri macaristanın başına gelen en güzel şeyin komünizm olduğunu yazmıştı. ironiye bakar mısın, adamlar terör müzesi yapmışlar komünist düzendeki zulümleri anlatan.

    sonra kahramanlar meydanı çok ihtişamlı. on üç büyük hükümdarın heykelini yapmışlar. hemen arkasındaki bölgede büyücek bir park-mesire alanı ve yakınlarında heyvanat bahçesi var. ben girmedim o ayrı, kaç çeşit olursa olsun hayvan sonuçta.

    opera binası da güzel. içeride opera oynarken dışarıya da perde kurup caddeye sandalyeler atmak suretiyle oyunun dışarıdan da izlenesini sağlıyorlar. benzer uygulama viyana da da var. ilk oyun kahramanlık anlatıyordu ve güzeldi takip ettim. sonra kadınlar çıktı sahneye bağırıp duruyorlardı, yarısında çıktım.

    bazilika ve çevresi görülmesi gereken yerlerden. binanın kulesine çıkıp şehre tepeden bakılabiliniyor.

    sonuçta fena bir şehir değil ama bir şeyler eksik orda. belki türklerin elinden çıkmasa daha iyi olurmuş. tam bulamadım ne olduğunu ama üzgün gibi, kırgın gibi. tuna aksam mı akmasam mı, mavi mi aksam kırmızıya mı çalsam diyor gibi. doğu ile batı arasında kalmış gibi. buda doğulu iken peşte batılı. ama yön olarak tam tersi. arada kalmış bir şehir bence budapeşte. coğrafyası doğulu ama binaları batılı. vücudu doğulu ama elbiseleri batılı. elbiseleri arasından görünen yerleri daha güzel ama oraları sınırlı. soysan utanacak giydirsen yakışmıyor. tuna bu duruma alışmış görünmüyor.

    mahvetmişsiniz lan budin i.
    5 ...
  4. 52.
  5. Budapeşte Prag ve Viyana üçlüsü içinde en kral olanıdır aslında Viyana kadar soğuk suratlı Prag kadar depresif değildir. Biraz bakımsızdır ama çok daha müthiş bir şehirdir. aman şöyle bir (bkz: Orta Avrupa Turu) yapayım! Budapeşte, Prag, Viyana'yı göreyim diyenlere bu 3 şehre en az 4'er gün gerek diyorum! Yani 1-2 günde ne gezdiğinden ne yediğinden bir şey anlamıyorsun...

    Budapeşteye gelince (bkz: Gulaş çorbası) dedikleri aslında bizim yemeiğimiz olan kul aşıdır. Etli ve dövmeli bir çorba, yemeği de var. Ama yine de gittiğinizde tadın. Parlamento binasının önünde geceleyin resim çekin, Tuna nehri tekne turuna katılın. Budapeşte gece aydınlatması en iyi avrupa şehridir. bu anlamda ödülleri vardır. gece fotoğrafları için uygun ve titreme engelleyici bir makine ile gidin... (bkz: Kahramanlar Meydanı)'nda Arpat ve diğer boy beylerine bakıp Aslında ne kadar Türk olduklarını düşünün. Bir de kaleden aşağı inerken Mustafa Kemal caddesi yazan minik tabelaya bir selam verin... Tekrar gidilesi şehirdir Budapeşte...
    1 ...
  6. 51.
  7. aklımda kaldığınca yazayım. 4 ülkelik avrupa turumda en hoşuma giden ikinci şehir. şehir buda ve peşte şeklinde ikiye ayrılmış durumda. buda tarafı daha eski yapılara sahip. birde eski buda dedikleri yer var, orası daha da eski yapılarla örülü. para birimleri forint, 120 forint 1tl. 1euro 281 forint civarı. bizim paramız adamlardan daha değerli diye çok ucuz bir şehir beklemeyin fakat diğer avrupa büyük şehirlerine göre kısmen daha ucuz. türklerden it gibi tırstıklarını tüm samimiyetimle söyleyebilirim. şehir turlarına falan katılırsanız rehberler anlatır durur, türkler şöyle geldi böyle yıktı vs vs. ben gittim dedim ki arkadaşım ben türküm ne biçim tur hazırlamışsınız dedim. biz rönasansın mirasını yıktıysak sizde osmanlının bıraktığı herşeyi yıktınız bu nasıl bir çelişkidir. demek ki herkes girdiği yere kendi kültürünü bırakıyor haksızmıyım dedim. ıh dedi mıh dedi götü başı ayrı oynadı. öğrendiğim kadarıyla şehre zaten türk mafyası hakimmiş, türküm diyince götlerinden ter akıyor. neyse şehir çok güzel, benim gibi fotoğraf çekmeyi seviyorsanız yüzlerce fotoğraf çekersiniz. akşamı ayrı gündüzü ayrı güzel. akvaryum diye bir mekanları var içmece vs tavsiye edilir. benim gibi kırmızı et krizine girerseniz hardrock cafe tavsiye edilir. sanırım bi hamburger ama kocaman 16 euro civarı bira 6 euro civarı. adamlar forint kullanıyor ama euro her yerde geçiyor. kaldığım süre içerisinde 10 euro bozdurmak zorunda kaldım o da metro bileti almak için. avrupanın en büyük ikinci hayvanat bahçesi burada tavsiye edilir. giriş 20tl. öyle atatürk orman çiftliğiyle falan karıştırmayın, 4-5 saatte falan gezersiniz. kişi başı 16 euroya komple şehir turu yaparsınız. yeşil tur otobüsleri türkçe dil anlatımı seçenekli. tur otobüsleri 20 dakika da bir hareket ediyor. yirmiye yakın durak var, indiğiniz durakta 20 dakikadan fazlamı vakit geçireceksiniz? bir 20 dakika sonra diğer gelen tur otobüsüne binersiniz. bu turun içinde bir bardak bira ve gulaş çorbası da vardır. trafikte falan yayaya inanılmaz saygılılar, bir medeniyet göstergesi evet belki ama, parkta oturmuş yemek yerken genç hatunun biri 3 metre yanıma gelip taytını indirip işedi. napıyosun dedim, hello dedi. yemek yiyiyoruz görmüyomusun amk dedim, what dedi. fuck dedim yine what dedi,fuck off dedim fuck off dedi siktir oldu gitti. şimdi sikerler böyle medeniyeti arkadaş. tamam yaya geçidinde falan saygılılar da bu ne amk? yaya geçidinde araba çarpsında yemek yerken kimse üç metre önümde işemesin amk. insan heryerde insan, şehir güzel, viyanaya, venediğe göre ucuz. gidilir görülür. şehir romantik mi bilmem, ben romantik değilim en başta zaten. onu romantiğe soracaksın. ben fotoğrafçı gözüyle bakarım ve güzel derim.
    6 ...
  8. 50.
  9. An itibariyle içinde bulunduğum şehir.detayları dönünce kısmetse anlatacağım.
    2 ...
  10. 49.
  11. gel seninle diyarı macara gidelim
    sen budada yaşa güzelim ben peştede
    uzanıp kıyısında aşkı meşk edelim
    tunaya yakamoz düşen her bir gecede.

    şiiri, sevgiliyi, geleceği üzerinde kurduğum şehir. yıllar önce yazmıştım bu şiiri. yalnız şiirdeki sevgili ortada yok. alelade biri olmamalıydı tabii bu. sanırım önce bir şehre gitmem gerek, belki o oradadır.
    4 ...
  12. 48.
  13. istanbul'a ilk defa gelen birinin hissettiklerini merak eden istanbulluların gitmesi gereken tek yerdir.

    dünyanın en güzel şehri olmasa bile kesinlikle ilk 5 tedir.
    1 ...
  14. 47.
  15. 46.
  16. 1 tl. 120-125 forint. küçük şişe suları normal bir markette 240-250 forintti. yani küçük pet şişe su 2-2.5 tl. ye gelmektedir hatta daha lüks bir markette 3 tl. ye kadar çıkabiliyordu. ilk başta en çok dikkatimi çeken şey birçok şeyin türkiyeye göre daha ucuz olduğu bir ülkede su kıtlığı da olmamasına rağmen şişe suların pahalı olmasıydı. bunun yanında güzel bir kafede, lezzetli, makineden çekilmiş bir kahve 350-400 forintti. latte türü kahveler de 450-500 forint. ev tipi tartları çok güzel hazi reteş diye bir ismi vardı. birçok eski kelime türkçeyle aynı ya da küçük ses farklılıklarıyla çok yakın bazı kelimeler gördüm yazılı bi yerlerde. bazı kaynaklar 200 kadar kelimenin ortak ya da çok benzer olduğunu yazmakta. kapu, alma, çizma, sakal, jeb(cep), tivuk(tavuk), biçka( bıçak),kiçit-kiçi(küçük), bakraç ilk aklıma gelenler. tramvay, metro ve otobüs sistemi çok güzel çalışan şehir. tarihi opera binasında mümkünse bir opera-bale ya da herhangi bir gösteriyi izlemeye çalışın. çok görkemli bir salon. film seti gibi.
    0 ...
  17. 45.
  18. metrolarındaki turist avına çıkmış hain bilet kontrolörlerine çok dikkat edin. full city kart alın riske girmeyin. aldığınız biletin kaç duraklık olduğunu takip etmeniz çok zor. mutlaka yanlış durakta inersiniz bi şekilde. hemen 40 eu.yu çakarlar. teşkilattırlar söyliim. pasaportunuzu almakla tehdit ederler hiç korkmayın çağırın polisi. hemen pazarlığa girerler. özellikle turistlerin yabancı olmasını suistimal edip makbuzsuz ceza keserler. ülke içinde de çok tartışılan sistemdir. sosyalizm kokan iğrenç kontrolör sistemi. metro girişlerinde polis gibi dikilip bilet kontrolü çok eski ve salak bi yöntem. hiç uğraşmayın tam kart alın her yerde kullanın.
    1 ...
  19. 44.
  20. türk büyükelçiliğinin tam karşısında "kafe kara" vardır. sahibi türk bi abimizdir. Kahramanlar meydanının da köşesindedir bu yer. enfes kadınlar şehridir.( saatte nacar, kadında macar- doğrudur).eskinin hüznü, kapitalizmin tecavüzü arasındadır şu sıralar. gulaşın kavurma şeklinde olanını yemeden sakın dönmeyin! gulaşın çorbası da vardır bizim tas kebabı benzeri acı sosla ve çok sıcak büyükçe bir kasede gelir. tam tarihi filmlerdeki tabak çanak hesabı. palinka çakın. çok sertttir normalde ama %40 alkollüsü daha bi yumuşaktır, iyi gider. yemek öncesi ve sonrası adettir. erik(szilva) ve meggy(vişne-kiraz neyse) benim favorimdi. meyve sebze haline girin. çeşit çeşit salam cennetidir, el işlerini görün aynı bizim köy işi el işlemeleri, danteller, kılıflar... sonra orda geleneksel ev yemekleri, av eti restoranları yaygındır ve kesinlike pahalı değildir. ist.dan sonra ohh be deyip yiyin için işte. macaristan bu konuda bize yakın. keleti tren istasyonu çok eski ve tarihi istasyonlarıdır. şu sıralar tadilatta. burdan batı ve güney avrupaya ve doğuya ukrayna ordan moskovaya kadar her yöne trenler vızır vızır çalışır. sosyalizmin hüzünlü havası o trenlere bakarken sizi çarpar bir de gelip geçen müthiş kadınlar. ama sosyalizmden nefret etmişlerdir, duymak bile istemezler. rusların bıraktığı iğrenç imaj ve uygulamalar bu nefretin nedenidir. türk ve osmanlı tarihini inceleyen önemli araştırmacıları vardır. opera salonunda herhangi bir gösteri izlemek bir onurdur. çok görkemli bir bina filmlerdeki gibi. karamazov kardeşlerin bir uyarlamasını seyrettim. gong vurduğunda ne bir çıt sesi, ne bir kımıldayan, ne bir telefon sesi, ne giren, çıkan. inanılmaz bir saygı ve ilgi. macaristan okuma oranında avrupada en yukarlarda. bir de harika bir sürpriz yaşadım orda olduğum ginler "dream theater"ı hazır elinizin altında yakalanınca gidilmez mi? ne bir güvenlik kontrolü ne bişey rahat rahat girdim. bir baktım herkes ezbere söylüyor bütün şarkıları. grup da delirdi tabi çalarken. dedi ki solistimiz " geçen yaz da festivalde çaldık burda ve ve gerçekten kesinlikle doğru söylüyorum ki budapestede calmaya bayılıyoruz. 2 şarkı daha yaptılar. aman allahım salon çıldırdı, grup çıldırdı. hava atmak için değil heyecanımı paylaşmak adına yazdım. arz aderim.
    1 ...
  21. 43.
  22. tarihi dokusu ve istanbul a olan benzerliğiyle cezbedici bir güzelliğe sahip.
    0 ...
  23. 42.
  24. klasik erasmus öğrencisinin prag-viyana-bratislava-budapeşte rotasındaki en güzel şehridir bana kalırsa. prag kadar tarih kokan, viyana kadar modern görünen bir şehir. 3 gece kaldım, morrison 1-2 club & publarına gittik. zaten krakow'da hemen her gece clublara gitmiş insanlar olduğumuzdan pek de beğenmedik gece hayatını, yoğun bir abaza kokusu aldık. hostelleri korkutucu olabiliyor ama ısınılıyor hemen. suite hostel kalınabilecek yerlerden, oldukça güzel. sempatik bir florida doğumlu, ispanyol abimiz var. ulan sen ne kız götürmüşündür diye de yaptık muhabbetini, hahahaha. pragtan daha pahalı geldi bana, belki de pragta daha fazla param vardı ondandır. sakın ama sakın, parası çok diye tuna nehrinde tur yapmadan dönmeyin*. köprü ışıklandırmaları ve zeytin dalı tutan ablamız, citadellai parlemento binası ve daha bir sürü yer inanılmaz harika görünüyor. istanbuluma ihanet gibi olmasın ama eğer yaşanacaksa budapeştede yaşanır arkadaş.
    0 ...
  25. 41.
  26. şanslı bir insansam ileride sevdiceğimle beraber yaşamak istediğim yerdir. çok romantik olup kızları etkilemek istemiyorum ama burası bildiğimiz aşk şehri*
    0 ...
  27. 40.
  28. Budapeşte, Macaristan'ın başkentidir. Aslında Tuna nehrinin iki yakasındaki Budin ve Peşte'nin 17 Kasım 1873 yılında birleşmesiyle oluşmuş şehirdir.
    0 ...
  29. 39.
  30. kesinlikle guzel ve eglenceli bir sehirdir. ama asla erasmuscu bir arkadasinizin anlattigi kadar degildir.

    o gencler haftanin 3-4 gunu alkole o kadar parayi bayburt'ta verse orasi da eglenceli olur.
    2 ...
  31. 38.
  32. basbakanlik binasinin önünde uzun esek oynasaniz bile bir sey denmeyen sehirdir.
    1 ...
  33. 37.
  34. Derviş Gülbaba gülü bu şehre getirmiştir. Gülbabanın türbesi şehrin 'buda' bölümündedir. Türklerin izleri hala şehirde mevcuttur. Hösök Tere(Kahramalar) meydanındada at üstündeki savaşçı liderlerin bayraklarında ay ve yıldız bulunmaktadır. Ünlü çorbaları 'gulaş' adıyla adlandırılır, yani türkçe kolaşı'nın macarcaya entegre edilmiş halidir, çorba acıdır, hatta budapeştede bir festivalde macar gençler yanıma gelerek 'sen türksün, biz de osmanlayız' diyerek beni yemeğe davet etmiş ve göğsümü fazlasıyla kabartmış, mutlaka görülmesi gereken orta avrupa kentidir.
    1 ...
  35. 36.
  36. akşam düştükten sonra, tepedeki özgürlük heykeli'nden bu şehre bakmak ölmeden önce yapılması gerekenlerdendir. ayrıca modern olan ve olmayan tarafları, iş çıkışı keşmekeşi, insanların çeşitliliği, manzaraların güzelliği, köprü ve nehri ile istanbul'a bu kadar benzeyen bir yer görmemiştim.
    1 ...
  37. 35.
  38. yemekleri aşırı yağlı. bir de o ne şurubuysa içkiye de kahveye de yemeğe de ondan koyuyorlar. kokusuyla tadıyla tam bir bok.
    1 ...
  39. 34.
  40. 33.
  41. şehri "buda" ve "peşte" diye ayıran tuna nehri üzerindeki aslanlı köprüye sahip başkent. bir de hikayesi vardır bu köprünün. şöyle ki; köprünün yapımından önce, mimar, köprüde en ufak bir eksik ya da yanlış olursa kendini söz konusu aslanlı köprüde asacağını söyler ve köprü tamamlandıktan sonra aslanların dilinin olmadığını fark eder. bunun üzerine kendini asar. * * * güzeldir budapeşte hatta avrupa nın en güzel şehilerinden biridir. buda tarafını bizim anadolu yakası ile peşte tarafını ise avrupa yakasıyla özdeşleştirebiliriz. buda daha sakindir çünkü peşte ise daha canlıdır.

    edit:hikayem yazılmış la üzüldüm. olsun ama napalım. bişi olmaz. af ola.
    0 ...
  42. 32.
  43. macaristan'ın 2 milyonluk başenti. görebileceğiniz en güzel şehirlerden biri. aslanlı köprüsüne uzaktan baktığınızda küçük istanbul bile diye bilirisiniz.

    öncelikle gezeceklere şunu söyleyebilirim, bir günde gezebileceğiniz doğru rotayla hiç bir sıkıntı yaşamayacağınız bir yerdir kendileri. zaten şehir çok kolay. tarihi mekanlar genelde tuna nehri üzerine ya da yanına kurulu. bunlardan ilki tabi ki tarihi parlemento binası. ingiltere'de eğitim görmüş bir mimar tarafından yapılmasınadan kelli kendisi ingiltere parlemento binasını çok andırır. tuna nehri üzerinden gece yapılan bir tekne turuyla mükemmler görünür. yeri gelmişken tekne turu 10 euro kişi başı..

    ikinci mekanımız tarihi gül baba türbesi. burayı genelde türkler ziyaret eder. rivayete göre kanuni sultan süleyman macaristan'ı fethetmeye geldiğinde gül baba'da yanındaymış. Çok yaşlı olan gül baba savaş sırasında ölür ve macaristan'a gömülür.

    Üçüncü mekan karşıya yani buda'ya geçmek için kullandığımız aslanlı köprü. ikinci dünya savaşında yıkılmış fakat sonra tekrar restore edilerek kullanıma açılmıştır bu köprü. köprünün başında ve sonunda iki tane, toplamda dört tane aslan bulunur. bu aslanların heykeltraşı zamanında bunları yaptığında, bu heykellerde biri kusur bulsun kendimi tunaya atarım demiş. biri de aslanların ağzında dili olmadığını farketmiş. bunun üzerine heykeltraşa tuna burada aslan da burada at kendini demiş. adamda atmış vala büyük cesaret. neyse bunun için önemli..

    karşıya geçtiğimizde göreceğimiz en güzel yerlerden biri balıkçılar burcu ve budin kalesi. sevgilelerin ilk öpüştüğü yermiş burası galaksi rehberi'nde izlediydim. sevgiliyle burada öpüşmek unutulmaz bir anı söyleyeyim. ayrıca mimarisi çok sağlam buranın gezmeden dönmeyin. gece şahane görünür. ayrıca burçta çeşitli oyunlar oynatan dolandırıcılar bulunur. hani top hangi kapağın altında gibi. arkadaşlardan 350 euro çarptı aman kanmayın.

    dördüncü büyük mekanımız ise özgürlük heykeli. macaristan'da bir tepe üstüne kurulmuş anıt tüm macaristan'ı ayakları altına alır. oradan macaristan'a bakmak gerçekten inanılmaz bir zevktir. aşağıya baktığınızda her yer ışıl ışıldır. fotoğrafınızı çektiniz mi? tamamdır. artık eve dönüş vakti geldi. bunu dışında zaten gezerken onlarca tarihi küçük mekanı görebiliyorsunuz. onları ayrıca yazmaya gerek yok. bıraktığı onlarca güzel anıyla müthiş şehir turumuz bitti..
    1 ...
  44. 31.
  45. hayati istanbulda gecen kisilerin en buyuk hayali olan istanbulun ilk kez goruldugu an sendromunu insana gecici bir sure icin dahi olsa geceleri yasatabilen tek sehir.
    2 ...
  46. 30.
  47. yanınızda 3 tane öküz patronla gittiğinizde işkenceye dönüşen bir macaristan şehri.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük