ucuz olarak bilinen fakat büyük miktarda paranın harcandığı şehirdir.şehirin ortasından tuna nehri geçmekte ve şehiri buda ve peşte olarak iki kısıma ayırmaktadır. macar kızlarının güzelliğinden bahsetmek şuan için zaman kaybı olacaktır...
geceleri alemleri ayrı bir güzel olan budapeşte'de bir çok club ve pub bulunmaktadır.
ışıklarıyla adamı büyüleyen şehirdir. ne avrupa şehridir ne de doğu, arada kalmıştır biraz. istanbul'daki büyünün aynısı bu şehirde de mevcuttur. mimarisi, albenisi yüksektir ancak gösteriş ve şatafattan fazlasıyla uzak.. gidip görmek gerekir. gidin, görün.
prag ve viyana ikilisiyle sürekli kıyaslanır, zaten bu üçlü paket turun sanırım en az sevilenidir.
oysa kıyaslamaya çalışmadan, hakkını vererek gezdiğinizde belki de en güzelidir.
becerikli bir turist değilim, bu güzel şehri de acemice keşfettim. sadece iki gün ayırabildim, ücra bir hostelde kaldım, üstelik yağmur çamur içinde dolaştım. ama tüm bunlara rağmen ben Budapeşte'ye aşık oldum.
Tuna'nın iki kıyısı da birbirinden güzel, huzurlu ve sakin. bir akşam vakti kıyıda sessiz sessiz yürürken binbir hayale de beşik oluyor güzel şehir. Ben haberim olmadan Sziget festival zamanına denk geldiğim için, ortalık pek şenlikliydi. Metroda tanıştığım bir Macar arkadaş öyle yardımcı oldu ki, yalnız bir turist olmanın tüm korkusunu attım üzerimden. Dost canlısı Macarlarla karşılaştım şükür.
ve elbette ki, yine türk dönerciler, kesinlikle bir türkle tanışmış ya da türkiye'ye gelmiş insanlar her yerde. avrupa gezintilerinin özeti, bir gün herkes türkçe konuşacak!.. enteresan!
çok güzel bi şehir , en az 3 Günde gezilebilecek şehir geceleri daha bi güzel oluyor ayrıca geceleri ellerinde şarap şişesiyle gezen macar kızları görmeniz mümkün.
tarih turu yürüyerek ve toplu taşıma kullanılarak gayet ucuza yapılabilir. yürüyerek 15 dakika sürecek iki mesafe arasını tarih turu yaptık diye gezip gelmeyin. yarım günde toplu taşıma ile şehir içindeki her tarihi yapıyı görebilirsiniz. yoldan taksi çevirmek büyük hatadır, istanbuldan beter yapabilirler adamı.
çok özel bir macar birası yoktur. dreher, idare eder bir biradır, fakat bunun dark'ı iyidir deneyiniz. bolca ithal bira bulunur bu yönden iyidir.
çöplükle dolu publarının tasarımını da rica ederim beğenmeyin lan. nispeten iyi olan iki yer ismi verip öyle bitireyim; doboz ve trafik. internetten yerlerini kolayca bulabilirsiniz.
Bayramdan iki gün önce kısmetime düşen gidiş dönüş promosyon uçak bileti ile biraderin yanına düşüp üç günlüğüne görmek nasip olan; "Buda" ve "peşte" değil, "Budin" ve "peşte" adlı iki şehirden mütevellit Macar ülkesinin başkenti.
Bizim tarihten bildiğimiz "Budin" var ya, hah işte o. Budin eski ve tarihi, peşte ise yeni ve modern taraf.
öyle gezi yazısı yazar gibi kasım kasım yazmayacağım çünkü hiç sevmem. Üç gün boyunca apart dairede kaldık. giderseniz, siz de otele gitmeyin ve bu tür apartları tercih edin. otel 100 Euro'dan başlayıp 400 Euro'ya kadar çıkıyor günlüğü. oysa biz günlük 80 Euro verdik ve iki kişi rahat rahat yayıldık.
gelelim tarihi mekanlara; Kısa zamanınız ve sınırlı paranız varsa sakın gezmeye kalkışmayın. Çünkü birbirine çok uzak ve taksi parası ebesinin amı tutuyor. Biz yalnızca zincirli köprüyü Ve senato binasını gezdik ve tarih turunu tamamladık.
gelelim giderseniz kesinlikle yapınızlara;
öyle biraları var ki, bildiğin ab -ı hayat. Eğer oradakiler biraysa, burdakiler tam ifadesiyle sidik. o kadar söylüyorum. Hele o pubların tasarımı, tam anlamıyla harika. Kışın iç mekanlara doluşan Macarlar, yaz geldiğinde belki de bu ülkeye has yarı açık pub'larda veriyorlar biranın gözüne. Bi de şehrin her kaldırımını gezin lan. Hele istanbullular ve izmirliler; karış karış gezin ve tertemiz sokaklarıyla bayındır bir şehir nasıl olur görün ve havanız zırt diye sönsün.
ve tabi ki kadınlar;
Harikalar. Hem stil sahibi, hem de afetler. Evvelden gittiğim Ukrayna'daki kadınların güzelliği 10 üzerinden 8, stili 6 ise; bunların her iki klasmandaki notu da abartmıyorum 9. bir puan da zaten her hatundan otomatikman kırarım. Bide öylesine vefasızlar ki, Akşam aparta attığımız hatunlar, sabah habersiz toz olmuşlar. Bozulduk lan. Bi kadın erkeğe yapar mı böyle şeyler!
istanbullu insanın istanbul dışında yaşayabileceği tek şehir. Ayrıca Avrupadakiler tarafından Türk gözüyle bakılan millet olan macarların avrupalılar özellikle slovak ve avusturyalılar tarafından lakabı sarı türktür. kara türk türkiyeli sarı türk macaristanlıdır. Viyanaya 2 saatte giden hızlı tren vardır. Viyana treninden indiğin gibi soru sordugumda bana kebapcılara sor sarı türk diye hakaret ettiğini sanan bir lavukla karşılaşmıştım. Aslında hoşuma da gitti diyebilirim. Turkish pride felsefesi avrupada en komunist türkü bile milliyetçi yapar.
türklere karşı ırkçılığın ve sevimsizce bakılmanın yaşanmadığı nadir ülkelerden biri olan macaristanın başkenti. uçan taşaklı sayılan hostluk mesleğidmen ötürü gezmediğim nadir ülke vardır. macaristan kadar sıcak kanlı ve mükemmel insanların yaşadığı 2. memleket bilmem. ayrıca vize konusunda hiç zorluk çıkartmaz. uyaracağım tek şey. uyuşturucu konusunda gençliğin doktora yaptığı barlara gitmeyin lakin barlarda dumanlardan kendinizden geçebilirsiniz.
açıkçası avrupaya gitmeden evvel havadan sudan bilgilerle macaristanı bir köy zannediyordum, hatta arkadaşlar gidelim dediğinde falan oğlum ne işimiz var başka yerlere gideriz gibi burun kıvırmıştım.
ancak o kadar şahane bir kent ki sonrasında her ay bir gitme ihtiyacı hissettim. ne zaman fırsatını bulduysam, canım dolaşmak isterse ilk evvel bir budapest'e uğruyordum. estergon kalesi ve tunanın motifleri, o tarihi yapısı, güneşin batışı bi le bir ayrı güzeldi tunadan bakınca.
bir de gidecek olanlara tavsiye, gidin bi geyik eti yiyin arkadaşlar. yok böyle bir lezzet.
halen yaşamakta olduğum şehirdir. detaylı bilgi, yardım ve her türlü sorularınız için şahsıma ulaşabilirsiniz. zamanında bir çok konuda sıkıntı çektim, siz çekmeyin, yalnız hissetmeyin, yönünüzü yörüngenizi şaşırmayın. dilimiz döndüğünce, elimizden geldiğince, aklımız yettiğince artık. iyidir budapeşte iyidir.
istiklal Caddesinin çeyreği büyüklüğündeki Vaci Utca ve çevresinde yemek yiyebileceğiniz on kadar Türk lokantası var. Avrupada sulu yemek kültürü, bir sebzeden on çeşit yemek yapma kültürü kimi yerlerde çok zayıf, kimi yerlerde de hiç olmadığı için zengin mutfaklara rastlamak zor. Yine de Macar mutfağı bölge ülkelere göre daha iyi durumda denilebilir. En azından dünyaca ünlü Gulaş çorbaları var. Çorba dediğimize bakmayın, bizim türlü yemeği ile şehriye çorbasının karışmış hali gibi bir şey. Baharatı da oldukça yoğun olan bu çorbalardan birkaç kaşık güç bela yedikten sonra kendimizi döner tezgâhının önünde bulduk. Macarların özellikle kızartma ve ızgara konusunda iyi olduklarını söyleyebiliriz. Fakat hemen her yerde egemen et domuz eti. Salam, sosis, sucuk ve pastırmanın tamamına yakını da domuz etinden üretilmekte. Budapeşte, Tuna nehri tarafından ikiye bölünen Budin ve Peşte bölgelerinin birleşmesinden olan bir şehir. istanbulun kardeş şehri ve nüfusu yaklaşık iki milyon. Budapeşte, panoramik manzara olarak gördüğümüz en güzel şehirlerden biri. Bu anlamda şehrin en doğru görüleceği yer Gellert Tepesi. Buradan bakınca başta Parlamento Binası, Buda Kalesi, Köprüler, Margit adası olmak üzere şehrin önemli bir kısmını kadraja sığdırabilirsiniz. Nehir üzerinde iki yakayı birbirine bağlayan bol miktarda köprü var. Aslanlı köprü olarak da bilinen Land Hid üzerinden Buda tarafına geçip, kaleye çıkıyoruz. Kalenin içinde yine panoramik manzarası gayet iyi olan bir restaurant var. Burada bir şeyler yerken, beş kişilik ekip tarafından canlı icra edilen Macar müziklerini de dinleyebilirsiniz. Biz de benzer bir şey yapıp kalenin arkasındaki tarihi sokakları geziyoruz. Turistik bölgelerin soğuk bir havası vardır. Genellikle esnafın derdi de gelen yabancıdan azami şekilde istifade etmektir. Fakat sokaklar gerçeği görmenizi sağlar. Budapeşte halkı oldukça kibir, saygılı ve insana değer veren bir halk. ilk günden bunu hissediyorsunuz. Hatta hangi durakta ineceğimizi hatırlayamadığımız bir tren yolculuğumuzda, güç bela telaffuz ettiğimiz Macarca durak isimlerine tebessüm edip, sıkıntımızı anlayan ve çantasından çıkarttığı deftere tren hattının mini krokisini çizerek, ineceğimiz durağa ne kadar kaldığını bize anlatan kadının çabası da buna en güzel örnekti.
Tuna üzerindeki birçok köprüden yürüyüp, birkaç kez de kaybolduktan sonra otelimize gitme vakti gelmişti. Budapeştede akşam sekizden sonra cafe-restaurant hariç hemen her yer kapanıyor. Onların da büyük kısmı gece yarısıyla birlikte kapanıyor.
Tabanlarımızın iç acıtacak durumda olmasına rağmen hâlâ açık bir yer vardır, biraz daha yürüyelim mutlaka bulacağız. Hem kendi ciğerimizi hem de rüzgârın ciğerini acıtırız. dememiz güzeldi. Yarım saat boyunca on bir buçuğu gösteren bozuk saate kanıp, son seferi on iki olan ve otelimize yakın yerden geçen tramvayı gecenin ikisinde beklemek güzeldi.
Otele geldiğimizde karşımızda kaybolan bavulu görmek güzeldi.
Sanki hepsi