şimdiye kadar uludağ sözlük semalarında bir görülüp bir kaybolup da, arada sırada gelip ortalığı karıştırmasının yarattığı doğal afetlerin akabinde, elde ettiği bu popülerlik ve celebrity olma durumunun artık ona egodan çok yeşil olarak döndüğünü, bu yeşillerin hacı yeşiliyle hiçbir alakası olmayıp da daha canlı ve açık renk olduklarını, sayılabilir olduklarını ve hatta cüzdana bile girebilen milyonlarca renk partikülünden oluştuklarını, aynı zamanda buraya gelip uzun uzun cümleler, noktalı vigüller ve dahi virgüller kullanarak yazdığı olağanüstü edebi ve manalı entrylerinin hiçbirinin gerçek düşüncesini yansıtmadığını, zaten sade ve sadece 3 veya 4 temel konu üzerinde konuşup, bunların üzerine her geçen gün bir cümle daha bir şeyler ekleyip de allayıp pullayarak ısıtıp ısıtıp burada tekrar var etme durumunun bulunduğunu düşündürten yazar.
her ne kadar farklı düşüncelere, farklı dinlere, hatta dinsizlere, farklı ırklara saygımız olduğunu belirtmiş olsak da, kendisinin yaptığının birçok konu üzerinden ortamı germek, daha fazla entry girilmesine neden olmak, sözlükte tık sayısının bir nebze olsun artmasını sağlamak olduğunun farkına varıp da onu ciddiye almayan, yazdıklarını çok da umursamayan yazar kişilerinin bile artık illallah demesine neden olan, neden olduğu bu karmaşadan dolayı belki çok mutlu olan, belki hakkında yazılan entrylerin bazılarına gülüp geçen, bazılarına gerçekten sinirlenen, bazılarını görüp başarısını aklınca katmerleyen, hatta kendi hakkında yazılan -bu da dahil- her entryi şuh kahkahalar atarak okuyan bir kişi olabilirliği yüksek olup, bir yandan da, ne de olsa insan olan, insan olmasının neticesinde belki de normal sayılabilecek düzeyde bir beğenilme arzusu duyan, beğenilme arzusunu da genelin algıladığı anlamda algılamayan bünyeye sahip olabilirliği olan bir kişidir.
yaptığı işle çok eğlenebildiği, açtığı başlıkların altına yazılan ya da yazılması muhtemel şeylerden de belli olan, bazen yazılanlara diğer yazarların dahi güldüğü durumlarda onun ne yaptığı az çok tahmin edilebilen, var oluşlarıyla zaman zaman sözlükte çığır açayım derken herkesin çığ altında kalmasına sebebiyet verecek derecede mesleğiyle özdeş olan nevi şahsına münhasır kişidir.
ama artık yeterdir!
zira fenalık gelmiştir, denedim olmadı arkadaş ancak bu kadar sabredebildim bluvelve style'a. ama gördüğünüz gibi öyle aman aman bir stil değil, işte bak istedin mi bal gibi yazıyorsun. ben pek çalışamadım hocam bu sefer, bir dahakine zıpkın gibi, fişşek gibi yazarım alimallah. aaaa allah dedim ya tüh! hem de velve'in başlığı altında. vallahi fena ayar yiyeceğiz şimdi. vallahinin içinde de allah var di mi be! hocam kusura bakma ya!
ne diyordum. he stil diyordunuz ya işte size stil. ama ben varoş ve lümpenim arkadaşım ben onun ulaştığı entelektüel seviyeye ulaşamam öyle ha deyince. bir de benim değerlerim var hacı ya, ha deyince onları da yıkıp atamam.
yok yok vaz geçtim ben vallahi. aha 3 oldu.
bu arada hangi kameradayız, meşhur olduk iyi mi. erzurum'daki babanneme, halama, amcama, amcamın öküzü sarıkız'a selamlarımı iletiyorum.
2 kişiye nickaltı yazmışım bugünedeğin. ikisi de tanımadığım ama 2 dakika sohbet etsem bi ömür dost kalacağıma inandığım insanlar. bluevelve üçüncüsü olacak. oldum olası sevmem kendini göstermek için binbir arsızlığa yatanları. diğer iki kişiye de ayıp olmaması için aynı hissiyatla yazmadığımı bildireyim baştan.
aynı vasatı paylaşıyor olmaktan zerre hazetmediğim bir yazarın, organizatorü olduğu bir zirveyle ilgili, artık bi raddeden sonra insanın içini dışına çıkaran nickaltı yazılarını okurken bi entrye rastlamıştım bu sabah. zirve vesilesiyle yaşadığı coşkuyu anlıyorum da bu nedir yahu:
"zirveden önce de bi yerlerden tanıdığım, ama nerden tanıdığımı çıkaramadığım..." falan filan diye gidiyo.
gitsin. benim için çöptür yukarıdaki satırlar. ama illaki birileri için kıymeti var. o yüzden de değerli.
bu örneği şunun için verdim; hani bu "bluevelve silinsin" mitingleri düzenlendi ya... kimdi önde bayrak tutanlar bilmiyorum. ama eminim, arka saflarda, yukarıdaki satırların yazarı arkadaş da vardı, aynı kalibrede daha nicesi.
işte benim söyleyeceğim de tam burda başlıyo aslında.
bu ne cüret yahu, bu ne fütursuzluk arkadaş? hangi katkının sahibisiniz de bunu söyleyebiliyosunuz anlamadım ki. iki entry çıkar, de ki: "aha da bunları yazdım ben, seviyem budur, allahına kadar da eleştiririm." gık dersem namerdim. bluevelve nicki kişinin yazdıklarının pek manidar olduğunu iddia ediyor değilim. ama kimse kusura bakmasın, çoğunuzdan iyi yazıyor.
uzatmak istemiyorum şu başlık altında.
özet şu: ya sev ya terket... (hep söylemek istemiştim bu lafı var ya... memati ceketimi getir. oh, iyice rahatladım)
başlık sıçmak deyiminin sözlükler alemine katılmasını sağladığını düşündüğüm gereksiz bir yazar.
silinmesini desteklerim ama silinmese de olur, zira başlık sıçma konusunda son zamanlarda gösterdiği performansın ardından artık herkese malum olmuştur amacının sadece dikkat çekmek olduğu.
peki ama neden adam gibi yazmıyor ki bu adam?
hakkında yapılan yorumlardan bir tanesinde mükemmel bir noktaye değinmişti yazarlarımızdan bir tanesi; "dikkate almayın bu adamı. eğer bu hindistan'da doğmuş olsaydı öküz sikerdi!"*
amacı sadece dikkat çekmek ki zaten faydalı bir bilgi içeren en ufak bir eserine denk gelmedim.
inançsızların inançsızlıklarına saygım sonsuzdur. ama inançsızlıklarına bile saygı duyduğum heriflerin kalkıp ta inancıma, başkalarının annelerinin türbanlarıyla dalga geçmeye kalkacak kadar karaktersiz bir evlat bile yetiştirmiş bile olsa onların annelerine saygı duyarken de, türbanlı anneme laf etmesi onun acizliğini, bizim gücümüzü sembolize etmektedir.
demem o ki bırakın yazsın, hakkında açılan her başlık biraz daha tahrik etmekte onu.
hak ettiği kadar ilgi gösterilseydi, şimdiye sıkılıp yol almıştı.
ulke degistirdim, okyanusun diger ucun geldim, ama bu adam hala oldugu yerde ve hala biraktigim gibi yazmakta. uzun zqamandir sozluge girmedigim icin gelismelerden haberim yoktu. silinmesi icin kampanya baslatmislar. bu kampanya sayesin de , bir marangoz ciragi olan bendenizin odunlara karsi bilgi ve gorgusu artmis durumda. kampanyayi acan odun, pardon arkadaslara okyanusun bu kiyisindan selam ederim.
zamanında vardı bu kampanya. ne insanlar gördüm silinmesini istedi. fakat işin garibi, hergeçen gün isteyenler kendini sildirse de bir o gitmedi. bir ara gitti ama, geri geldi. hala ekmeğim en uç kısmını sevdiği için ucunu bölüyor.
anadolu'nun bir ucundan diğer ucuna tüm vilayetlerini gezmiş, her bir vilayetteki penis boylarıyla yakın mesafeden haşır neşir olmuş ** sonunda "hangi yörede kaç santim?" sorusunun cevabını bulmuş yazar. valla ben demedim, kendisi diyor #4982215
şeytanın avukatı metaforuyla ifade edebilecegimiz insan.
insanların degerlerine saygı duymasını ögrenmesini temenni ediyorum ...yoksa ben aslında şunu yapmaya çalışıyorum, bunu demeye çalışıyorumlarla olmuyor bu işler...
(bkz: türbanlı kadınlar görüyorum/#4976882)
annem hakkında atıp tutmasın yazarı.
biz daha iyi biliriz birilerinin kulağını çınlatmayı ama dua etsin,* analara saygımız var.
an itibariyle anlaşmaya vardığım yazar. kıramaz beni, yapar, bilirim. *
edit: aga bu geyiği bluevelve ve benden başka bilen yok sözlükte. ne ara anladınız konuyu da artı verdiniz yeminle anlamadım. artı verildi diye ilk defa edit atan benimdir belki ama harbici ya, merak ettim şimdi.
kesinlikle kendisini okutamayandır, entry'lerinin özü genelde açtığı başlıkla sınırlıdır. geri kalan 5 paragraf bilmem kaç kelime entry laf olsun torba dolsun kıvamındadır.
yazdığı entryler gammazlar tarafından editlenmesi için modlara gönderildiğin de mutlaka, yazdığı entrynin sonuna edit: yazım hatası düzeltildi. yazıyor.