çoğu zaman ortalığı velveleye veriyor gibi. o yüzen ona bluevelvele diyesim geliyor. bluevelvet te aklımdan geçmiyor değil. fikirlerini açık seçik ve saygı düsturunu gözetmeksizin yazdığından şuan otobüs şöförü formunda görünüyor tıklayınca.
kendisini çekemeyenlere inat duruşundan vazgeçmeyen, aydınlığın karanlık üzerindeki etkisini arttıran, yazılarını büyük bir zevkle takip ettiğim yazardır.
yazılarıyla adamı deli eden, kimin ağzından allah-kitap-kur'an kelimesi duysa laiklik cart curt diye saçmalamaya başlayan çükümsonik yazardır. işin kötüsü her tıkladığım başlıkta karşıma çıkması yok mu!? çıldırtıyor beni. çüktür olup gitse çükümsonikliğini sözlükten uzak tutsa ne kadar sevindirecek ah bir bilse...
(bkz: nefret)
edit: yazarcık, son olarak dini bayramlara bok atmıştır laiklik diye.
oha lan, hayatımda ilk defa bluevelve'e mesaj attım olanlara bak, mesajları okuyamıyormuş.
sağlık olsun diyor entrylerini okuyup kızmaya devam ediyorum...
düşüncelerine katılın ya da katılmayın inandığı şeyleri dolu dolu yazıları ile sözlükte ifade etmeye çalışan, boş yazılar yazmayan, bakınız verip geçmeyen esaslı yazarlardandır.
kimilerine göre bir yoldaş, kimilerine göre ise esaslı bir muhalefettir.
ama her şeyden önce düşünen bir beyin olduğu gerçekliktir.
uludağ sözlüğün kurulduğu günden beri tanıdığım, bildiğim insan.
nicki blue velvet filminden geliyor, bilgisayarımda bu filmin afişi var oradan biliyorum. çok saygılı bir kişidir.
film tutkunu bildiğim kadarı ile, hangi alanda yüksek öğrenimini yapıyor bilmiyorum fakat sanat ile ilgili bir alanda tahsilini yapıyor olabilir kanımca.
facebook'tan birbirimizi eklediğimizde (zatalileri mi beni eklemişti ya da ben mi hiç hatırlamıyorum, zaten ne önemi var ki *) ara sıra sohbetimizi ederiz, fakat bayağıdır adam akıllı bir sohbet gerçekleştiremedik kendileriyle.
inanç meselesine gelince ben kendisinin inancına saygı duyuyorum, açmış olduğu başlıklara "bluevelve başlıkları" tarzında bakınız vermişliğim de olmuştur. bu kendisine bir nefret beslediğimi göstermez, aksine onun görüşlerine mizansel bir yaklaşımımın olduğunu gösterir.
fakat açmış olduğu başlıklarda, inanç ile ilgili yazmış olduğu birtakım girilerde sanki ısrarcı bir şekilde kendi fikrine çoğu yazarın hemfikir olmasını istiyor düşüncesini seziyorum.
sözlükte herkes düşüncesini yazmakta özgür, fakat insanların kendi düşüncelerini ve kendi inançlarını değiştirmeye çalışmanın beyin yıkamaktan farksız olduğu düşünvesindeyim.
sözlükte bittabi istediğimiz konuları yazabiliriz. herkes istediğini yazmakta özgür.
fakat özgürlük herşeyi yapmak anlamına gelmiyor, başkalarının inançları ve düşünceleri tehlike altına girdiğinde o özgürlüğü bir nebze de kısıtlamak gerek.
buradan kendisine saygılar gönderiyorum sepet sepet.
bayramda uludağ sözlük yazarları arasından yedi kişininin birleşip kesmek istediği insan.bir nevi cem garipoğlu olayı yani.sözlük bu durumda baya bir boka batar.
patavatsız bir yazar. her düşündüğünü açıklamak patavatsızlık değildir de nedir. insanların kutsalına dil uzatmak saygısızlıktır ayrıca. dikkat çekmeye çalışıyor desem, ne doymaz bi dikkat çekme arzusu varmış demek zorundayım. zaten adın çıkmış sözlükte, bırak daha ne zorluyosun be insan! ne yani sen düşündüğünümü zannediyosun, zihninden sıçıyosun haberin yok!
son gunlerde cok degisen yazar, paragraf birakmalar falan... nerde eski 20 satirlik, tek paragraflik entryler... yazim yanlisi da pek duzeltmiyor artik, bozdu kendini...
özlenmiş yazardır. askerliğin her anında entryleri akılda olandır. içtimada bile beklerken ' lan bluv yine ne yazdı ' diye düşündürendir. allah bayramını mübarek etsin. sadakallahulazim.